Makale

Mehmet Emin Aga'nın Ardından

Kemal Hakkı Kılıç
Dış ilişkiler Şubesi Müdürü

Mehmet
Emin Aga’nın
Ardından

Batı Trakya Türklüğünün merhum lideri Dr. Sadık Ahmet’ten sonra soydaşlarımızın maddî ve manevî liderliğini omuzlayan Mehmet Emin Aga, 03 Eylül 1931 tarihinde Iske- çe’nin Şahin köyünde dünyaya geldi.
Merhum Aga, Nazi işgali sırasında hafızlığını tamamladı. Iskeçe Müftüsü Sabri Efen- di’den Arapça ve Feraiz dersleri aldı. Daha sonra Şahin ve Gü- mülcine Medreselerini bitirdi, 1956 yılından 1978 senesine kadar Şahin Medresesi’nde öğretmenliğe devam etti.
Mehmet Emin Aga, genç bir öğretmen olarak öğrencileriyle derslerinin dışında da ilgilendi, onlara Türklük şuurunu, dinin birliğe verdiği önemi anlattı, onları örgütledi ve bundan dolayı Askeri mahkemece yargılanarak tutuklandı ve Divan-ı Harbe verildi. Genç Aga baskı, işkence, saldırı ve amansız takiplerden yılmadı, ömrünün sonuna kadar azimle mücadelesini sürdürdü. Batı Trakya Türklüğünün mücadelesinde önemli bir tarih olan 29 Ocak 1990’da hain saldırılara maruz kaldı, babası Iskeçe Müftüsü Mustafa Hilmi’nin vefatından sonra, Iskeçe Müftüsü seçilerek mücadelesine kaldığı yerden devam etti.
Soydaşlarımızın haklı mücadelesinin bayraktarlığını ve önderliğini üstlenen, baskılara aldırmayarak, onlara bir ve beraber olmanın önemini anlatan Mehmet Emin Aga, kendisini davasından vazgeçirmek amacıyla yüzlerce km mesafelerdeki sanık sandalyelerine çıkartan Yunan mahkemelerince, yüzlerce ay hapis cezalarına çarptırıldı. Kendisini yıldırmak amacıyla atanan Müftü ile de mücadelesini sürdüren Aga, 25 Nisan 2003 tarihinde sabah namazı dönüşünde saldırıya uğradı, başından ölümcül darbeler aldı. Ancak, o yılmadı, vefat edene kadar Batı Trakya’da, Türk kimliğinin korunması ve genç nesillere aktarılması konusunda büyük bir azimle, hiç taviz vermeden davasını sonuna dek savundu. Onun bu azmi, genç nesillere de örnek oldu.
Diyanet İşleri Başkanlığının ilkini 23-27 Ekim 1995 tarihleri arasında düzenlediği VI. Avrasya İslam Şûrası’nın da tabii üyesi olan ve bütün şûralara Batı Trakya’yı temsilen Cümülcine Müftüsü İbrahim Şerif ile katılan İskeçe Müftüsü Mehmet Emin Aga, bu şûralarda yaptığı konuşmalarında; Batı Trakya Türkünün adeta dünyadan tecrit edilmek, dinî ve millî kültürlerinden mahrum bırakılmak istendiğini, akla hayale gelmedik engeller çıkartıldığını, eğitim imkanlarından mahrum edildiklerinden bahisle baskı ve engellemelerle karşı karşıya olduklarını vurguladı.
Batı Trakya İskeçe Müftüsü Mehmet Emin Aga’nın Yunan makamlarınca 6 aya mahkum edilmesi şûra üyelerinin oy birliği ile kabul ettikleri sonuç bildirgesiyle kınandı.
O bir konuşmasında şöyle diyordu: "İslam dininin koruyucusu Cenab-ı Allah’tır. Din kardeşlerimiz İslam’dan koparılmak isteniyor ve bu yolda kullanılan hile ve desiseleri iyi bilmemiz ve karşı tedbirler almamız gerekiyor. Her bir Müslümanın elinden geldiği kadar, Gayr-i Müslim ülkelerde yaşayan Müslümanlara bir hususta ışık tutmak yegâne vazifemiz olmalı. Kur’an-ı Kerim’in ve Peygamberin sünneti doğrultusunda, insanların barış içinde yaşamalarını sağlayacak ilkeleere bağlı kaldığımızda bize hiç kimse tesir edemeyecektir."
O, Müslümanlara ataletin, tembelliğin ve nemelazımcılığın yakışmadığını ise şöyle haykırıyordu: "Müslümanlara uyuşukluk yakışmıyor. Uyanmamız ve silkinmemiz icap ediyor. Hele burada biz İslam ülkelerinin veya İslam cemaatlerinin dini liderleri, müftüleri olarak silkinmemiz lazım. Allah’a iman eden Müslümanın; hak, hukuk, adalet, sükun, huzur ve barış içinde yaşamasını sağlamak için hepimizin vazifeleri vardır. Yoksa dışarıdan misyonerlerin gelip bizi idare etmesini, ışık tutmasını beklersek, hepimiz için tehlike kapıda demektir. Bizim Cenab-ı Allah’a teslim edeceğimiz bir ruhumuz var, o da bizim değil O’nun. Onu da Allah yolunda seve seve teslim ederiz."
Mücadeleden yılmayan, ömrü mücadele ile geçen mert insan Mehmet Emin Aga’ya Diyanet İşleri Başkanlığı olarak Cenab-ı Hak’tan rahmet diliyor, başta kederli ailesi ve Batı Trakya Türklüğü olmak üzere Türk dünyasının başı sağ olsun diyoruz.