Makale

başyazı

başyazı

Prof., Dr. Ali Bardakoğlu
DİYANET İŞLERİ BAŞKANI

Sonsuz rahmet ve merhamet sahibi olan Yüce Allah, insanı en güzel şekilde yaratmış, akıl gibi üstün yeteneklerle donatmış, onu İlahî hitabın muhatabı kılarak iradesinde hür bırakmış ve yapıp ettiklerinden sorumlu tutmuştur. İnsanoğlunun başta gelen sorumluluğu yaratana bağlılık, yaratılanı sevme, inancını davranışlarına ve düşüncelerine yansıtarak kâinatı bütünüyle sevgi ve rahmetle kucaklamak olmalıdır.
Ne var ki günümüzde yaratılış sorumluluğunu idrak edememenin neticesi olarak kişisel zaafların esiri olan eğilimler, kısa vadeli çıkar arzuları, ben merkezli davranışlar hızla çoğalmakta, İnsanî değerler örselenmekte, nesiller arasında kalın duvarlar örülmekte, buna bağlı olarak güven duygusu azalmakta ve insanlar gittikçe yalnızlaşmaktadır.
İnsan ilişkilerinde öne çıkan bencillik, çıkarcılık, aç gözlülük, kendini beğenmişlik, çekemezlik, nemelazımcılık, aldatma, dedikodu ve tahammülsüzlük gibi beşeri zaaflar iç dinamiklerimizi etkisi altına almakta, gönüllerimiz manen yoksullaşmaktadır. Aklımız ve vicdanımız ise bütün bu negatif değerleri terk etmemizi, başkalarına yardımcı olmamızı, onların dertlerini paylaşmamızı istemektedir. Zira içimizdeki bütün kötü duygu ve eğilimleri frenleyip paylaşımı, dayanışmayı, diğergamlığı gerçekleştirmek, ötekiyle barış içinde birlikte yaşamak, gerektiğinde başkasının hakkını önceleme bilinç ve sorumluluğu ile hareket etmek insan üst kimliğinin en önemli özelliğidir.
Rahmet ve mağfiret iklimi Ramazan ayında inanç, ibadet ve ahlakın güzelliklerini birleştirerek dindarlığımızı daha da derinleştirdik, Yüce Rabbimizle olan bağımızı tazeledik. Ellerimiz her zamankinden daha çok iyiliğe açıldı. Bu sürece aile üyelerimizle birlikte katıldık ve hep birlikte bir sabır ve ruh eğitimi fırsatı yakaladık. Büyük bir bütünün anlamlı bir parçası olduğumuzu anladık. Manevî duygularımız gelişti. Müminler hayatın ve zamanın hızına dur deyip iç dünyalarına bir yolculuk yaparak kendini gözden geçirdi. Bu kazanımlardan istifade eden herkes bir öz eleştiri sorumluluğu ve ahlâkı ortaya koydu, Kur’an Kerim’le yakınlık kurdu. Bu değişiklikler ve güzellikler bireylerin vicdanından akarak bütün topluma yansıdı. Bu mutluluk içinde Bayram coşkusunu yaşadık. Elimizdeki maddi zenginliği, dilimizdeki güzel söz ve dileği, gönlümüzdeki sevgiyi herkesle paylaştık.
Bundan böyle dindarlığımızı bu güzel çizgide sürdürmek ve kazanımlarımızı koruyabilmek en büyük dileğimiz ve duamız olmalıdır. Çünkü Allah katında ibadetlerin en hayırlısı az da olsa devamlı olanıdır.