Makale

Küçük sırlar

Küçük sırlar

Sadık Yalsızuçanlar


Aşağıya bir ip sarkıtsaydınız, Hakikat’in üzerine düşerdi.
***
Âdem (a.s.)’e isimleri öğretti. O’na ise sözlerin özünü verdi. Sana bir kapı açıyor, oradan girersen âlemde konuşan her şeyin konuşması sana açılır.
***

Varlığın öncesi olduğu gibi sonrasıdır. Çünkü varlık dönen, devinen ve başa gelendir. Son başlangıçtır. Gelin öyleyse öncesine dönelim sonrakiler. Ardımıza dönmeyelim. Ardımız dünyadır. Dönebilseydik onda önce bulamadığımızın sonrasını bulurduk.
***

Ben sahip olduğuma muhtacım. Sen benim ihtiyacımı karşılamak için onun kalbini hareketlendiriyorsun.
***
Ya yoktan varediyorsun veya yeniden yaratıyorsun. İkisinin arasında bir berzah var, karışmazlar.
***

Onlara hiçbir hüzün ve korku yoktur.
***
Ad yerine konulmuş bir masdarsın sen.
***
Sadece Celil’le bilinebilirsin.
***
Varlıkla örtünürsün.
***
Sen varolansın, varolanın gözüsün, varolanın gözbebeğisin.
***

Körlüğün örtüsünü kaldırınca görüyorsun ki varlık hâlden hâle geçiyor, sürekli değişiyor başkalaşıyor. Varlığın başka halleri beliriyor hep. Her solukta gece ve gündüz değişiyor, senin dışında hayretten başka ne var ki! Senden başkası mı var? Başkası hayret midir, başkası olunca mı hayret doğmuştur? Öyleyse yargılar başlıyor ve öteki çıkıyor. Sen gerektiğin için Haksın, mümkün oluşun açısından halksın.
***
Rüya, imkânsızı mümküne katar.
***

Meleklerin güzel sanarak keyifle yazdığı amellerin bir kısmı alınır ve sahibinin yüzüne çarpılır.
***

Bir şeyi yaratmayı bitirince başka bir yaratıya dönersin, varlıktan giden şeyi geri vermezsin. Buna gerek duymazsın, sen halkı oluşturur sonra onu iade edersin.
İade ettiklerinsin sen ne ki iade edilenlerin tümü sen değilsin.
***

Gerçek ölü, yaşamın görünümlerinin kendisine eşlik etmediği kimsedir. Görülmeyince o, yaşamı kendisine bağlar, çünkü o böyle perdeli bir kişi için ölmüştür.
***

Varlığı olmayan şeyi dile getiriyorsun sana nasıl acısın? Acıma örter çünkü, örtülebilmesi için varolması gerekmez mi? Ortak koşarsan yoksun, yokluğun nasıl örtünsün?
***
Nitekim dağlar ve gökler ve yeryüzü de emaneti yüklenmekten kaçındı.
***
Günahın karşılığı kendisidir.
***
Dileğin karşılığı kendisidir.
***

Bana ışık ver, onunla insanların içinde yürüyeyim. Benim adımlarımı at, seninle yürümek istiyorum. Sensiz yürüyemem bana ayak ver. Sen ışıksın, ışıkta gizlendin, kendini ışıkla örttün, beni ört onunla sende yürüyeyim. Sen varlıksın, eli açıksın, senin göğünden yayılıyor kimliğim. Bana seninle yürümeyi öğret.
Öğret ki, onunla insanları yürüyeyim.
***
Örneği olmaksızın yaratıyorsun varlığı. Oysa âlemde her şey birbirine benziyor.
***
Hangi günahım Senin rahmetinden büyük olabilir?
***
Varlık tek’ten doğmuştur bir’den değil.
***
Bir şeyde herşey gizlidir. Birine bakarsan tümünü görürsün. Bu ancak isimlerin birbiriyle ilişkisindendir.
***

Sen bizzat kendi güneşinin önündeki perdesin. Çekil aradan! Çekil de gerçekle aranda bir şey kalmasın. Yüreğin varlıkların suretlerini kabul edecek hâle gelsin.