Makale

Kadın Kur’an Kursu Öğreticilerinde İş ve Aile Hayatının Dengelenmesi

Ayşenur Mutlu
KAGEM Müdür Yrd.

Kadın Kur’an Kursu Öğreticilerinde İş ve Aile Hayatının Dengelenmesi

İş mi aile mi?
Genelde bütün çalışanların özelde ise kadınların karşılaştıkları en büyük problemlerden birinin iş ve ailesi arasındaki denge kurma problemi olduğu herkesçe kabul gören bir vakıadır. Araştırmalar gösteriyor ki aslında bu dengeyi tam manasıyla kurabilen yok denecek kadar azdır. Sadece Türkiye’de veya halkı Müslüman olan ülkelerde değil dünyanın farklı bölgelerindeki toplumlarda da çalışan kadınların kariyer peşinde koşarken eş ve çocuklarına yeterince zaman ayırıp ayıramadıkları tartışılmaktadır.
Geleneksel aile yapısının baskın olduğu ülkeler gibi Türkiye’de de özellikle kadın çalışanlar bağlamında yapılmış çok sayıda araştırma, yazılı eser, makale vb. çalışmalara sıklıkla rastlıyoruz. Ancak yazarının da altını çizerek pek çok defa dile getirdiği gibi sadece kadın Kur’an kursu öğreticileri baz alınarak yapılan yegâne araştırma konusunda yazarın yaptığı bu çalışma kendi alanında ilk ve tek diyebiliriz. Bu yönüyle dahi incelenmeye, okunmaya değer bir kitap.
Türkiye Diyanet Vakfı yayınlarından olan ve İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü Din Sosyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyeliği görevini hâlen sürdürmekte olan Din Sosyoloğu Doç. Dr. Mustafa Arslan’ın elinden çıkmış bu araştırma kitabını birkaç bölüme ayırmak mümkün.
Öncelikle neden böyle bir konuda inceleme yaptığını anlattığı giriş bölümünde konunun sosyolojik ve psikolojik boyutlarının yanında çalışma, iş yönetimi ve din eğitimi gibi çeşitli alanları da etkileyen tarzda olduğunu vurgulayan yazar, bu alanlardaki literatürün geldiği son noktayı kavramadan doğru sonuca ulaşmanın imkânsızlığını ortaya koymak suretiyle kapsamlı bir çalışmaya giriştiğinin sinyallerini de daha başlangıçta vermiş oluyor.
Kitap arkasında ise yazar kendisini bu araştırmaya yönelten etkenleri sıralarken kadın Kur’an kursu öğreticilerin iş-aile dengesi ekseninde yapılan bu çalışmanın asıl hedefinin günümüzde kurumların cinsiyet politikasındaki değişimini incelemek ve somut bulguları ortaya koymak olduğunu ifade ediyor.
Yazar geleneksel tarım toplumlarından modern sanayi toplumlarına dönüşme sürecinde bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de aile ve iş yaşamında çok köklü değişimlerin yaşandığının altını çizerek başlıyor eserine.
Burada yazarın tespitlerini veremesek te giriş bölümünün en dikkate değer tespitlerinden birisi araştırmaya konu olan ve Diyanet İşleri Başkanlığında kadrolu olarak çalışan kadınların iş-aile yaşam dengesini araştırırken “kadın-din-siyaset” gibi tartışmalı pek çok konuyu ele almasıdır. Dolayısıyla kitap, kadın Kur’an kursu öğreticilerinin bu tartışmalı konulara nasıl yaklaştıklarını ortaya koyarak da önemli bir boşluğu doldurmaktadır.
Kavramsal çerçevenin çizildiği bölümde ise araştırma esnasında ve sonrasında değerlendirmede ihtiyaç duyulacak bütün teknik kavramların açıklamalarına yer verilirken kuramsal olarak da bu konuda genel itibarıyla çalışma yapan araştırmacıların kullandıkları yöntemler ve araştırma sonuçları hakkında ayrıntılı bilgiler sunuluyor.
Birinci bölüm Diyanet İşleri Başkanlı-ğının yeni cinsiyet politikası ve Kur’an kursları hakkındaki genel değerlendir-melerle son buluyor. Buna göre Baş-kanlığın din eğitimi politikaları ve bun-ların yürütülmesi, konjonktürel olarak devletin din eğitimine yaklaşım tarzı ve özellikle medya organlarında çıkan ideolojik yorumlamaların kronolojik olarak sıralandığı kısım konuyla alakalı daha kapsamlı ve geniş perspektifli bir resim ortaya çıkarması açısından kitabın belki de en can alıcı/dikkate değer kısmını oluşturuyor. Söz konusu bölümde Diyanet İşleri Başkanlığında uygulanan din eğitimi politikalarının zamanla değişkenlik gösterdiğine, 28 Şubat sürecine dâhil olan tarihlerde özellikle din eğitiminde gerileme kaydedilirken iki binli yıllarda tam tersine yükselişe geçtiğine ve Diyanet İşleri Başkanlığının kadın istihdamı ile ilgili aldığı önemli kararları adım adım uyguladığına dair bilgilere şahit oluyoruz.
Kitabın ikinci kısmında araştırmanın yapılacağı yöntemle ilgili teknik detaylar anlatılıyor. Burada daha çok izlenilecek yol ve araştırma adımları teker teker açıklanıyor. Malatya ilindeki Kur’an kursu öğreticilerinin örneklem olarak seçildiği araştırmanın hipotezleri, anket, mülakat ve geçmişte yapılan araştırmalar baz alınarak hazırlanmış. Uygulanan anket ve mülakatta deneklere yöneltilen sorular tablolar hâlinde kitabın sonuna eklenmiş.
Ayrıca araştırmaya katılan kadın Kur’an kursu öğreticilerinin eğitim, yaş, medeni durum, hizmet yılı ve çalışma yerlerini kapsayan demografik profili ile zaman, davranış ve gerilime dayalı iş-aile çatışma boyutları “Bulgular ve Yorum” adı altındaki bir başka bölümde sayısal verilerle birlikte değerlendiriliyor. Ayrıca konunun tam manasıyla incelendiği, hedef kitle olan kadın Kur’an kursu öğreticilerine uygulanan anket ve mülakatlara verilen cevapların teknik olarak su-nulduktan sonra değerlendirilmeye tabi tutulduğu bu bölüm kitabın merkezini oluşturuyor.
Araştırmanın başında ortaya konulan hipotezler, sonunda ortaya çıkan bulgularla karşılaştırılıyor ve elde edilen verilerle sonuca ulaşılıyor. Ortaya çıkan tüm sonuçları burada vermek mümkün olmasa da en dikkat çekici bulgulardan birini burada paylaşarak gerisini okuyucuya bırakabiliriz. Kadın Kur’an kursu öğreticilerinin mesleki doyum oranları, eğitim, yaş, hizmet yılı ve medeni durum gibi değişkenlere göre farklılık gösteriyor. Buna göre eğitim durumu baz alındığında dinî eğitim düzeyi yükseldikçe kadın Kur’an kursu öğreticilerinin iş doyum düzeyinin düştüğü bulgusu elde ediliyor. Belki de bu bulgu Kur’an kursu öğreticiliğinde kadın istihdamıyla ilgili kriterlerin tekrar gözden geçirilmesine sebep olur.
Farklı disiplinlerde çalışma alanlarına bir yanıyla malzeme verdiği düşünülür-se bu araştırma akademik çevrelerce de ilgi görebilir. Kitabın içindekiler kısmına göz atılırsa modern yaşamın çalışma hayatına yansımalarından tutun da kadınların iş gücüne katılımına, Diyanet İşleri Başkanlığının genelde din eğitimi politikalarından özelde kadın çalışanlarına ve nihayet Kadın Kur’an kursu öğreticileri istihdamındaki aşamalara kadar sözü geçen geniş bir yelpaze çizildiği görülür.
Diyanet İşleri Başkanlığının kitabın ya-yımlanma tarihinden sonra da kadın is-tihdamı ve Kur’an kurslarıyla ilgili poli-tika ve uygulama açısından çok farklı bir noktaya geldiğini özellikle belirtmek gerekir. Bu nedenle değişim ve dönüşümün hız kazandığı günümüz dünyasında bu tip araştırma ve değerlendirmelerin belli aralıklarla yinelenmesi ve her ne kadar bu çalışma bize bir yön gösteriyor olsa da sonuçların doğrulanması için daha fazla ampirik çalışmanın yapılması gerektiği kanaatindeyiz.