Makale

Okuma, dinleme ve çalışma adabı/sanatı

Okuma, dinleme ve çalışma adabı/sanatı

Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu
Dokuz Eylül Üniv. İlahiyat Fak.
ibemir@hotmail.com

Bilindiği gibi “Oku”ma İslam’ın ilk emridir. Okuma, mesleğimizde ilerlemek, kültürümüzü geliştirmek, medeniyet yarışına katılmak, doğru düşünmek, doğru konuşmak ve doğru yazmak için şarttır. Fakat okuduğumuz kitaplardan iyi yararlanabilmek için, şu prensiplere uyulması faydalı olacaktır:
• Okuma için en uygun zamanı seçmek gerekir. Kitabı, gevşek, yorgun kafa ve acele ile okumamalıdır.
• Okunan konu üzerine zihin yoğunluğuna dikkat kesilmeli, zihin konsantre olunmalı.
• Önemli ve teksifi bir şekilde kaleme alınmış eserler okunurken önemli cümle veya ibarelerin altı çizilmelidir.
• Sayfa kenarlarına yer yer küçük notlar almalı ve yazmalıdır.
• Kitaptaki ilginç söz ve bilgiler fişlenebilir.
• Kitap içinde karşılaşılan yeni veya yabancı kelimenin anlamı öğrenilmeli, gerekirse lügate bakılmalı.
• Okunan eser hakkında nihai bir hükme varılmalıdır; yani yazar konuya hakim midir, objektif bakmış mıdır, kaynaklar güvenilir midir, eser değerli midir, bana ne kazandırdı? gibi soruların cevapları düşünülmelidir.
• Kitaptan öğrenilen bazı hususları, geçmişteki bilgilerle ilişkilendirerek, örneklendirerek, arkadaşlarla tartışarak ve pratikte uygulayarak zihne yerleştirmek ve onları iyice özümsemek gerekir.
Günlük hayatımız, sosyal ilişkilerimiz ve tahsil hayatımız bizi, dinleme kabiliyetini devamlı kullanmaya ve geliştirmeye iter. Dinleme, konuşma ve yazma faaliyetinin vazgeçilmez bir parçasıdır. İyi konuşan kimseler, aynı zamanda iyi ve dikkatli dinlemekte de şöhret bulmuşlardır. İyi bir dinleyici olabilmek için şu teknikleri bilmek ve bunlara uymak faydalı olacaktır:
• Muhatabımızı duymayı aşarak ciddi bir şekilde dinlemeliyiz. Duymak, ses dalgalarının kulağımıza çarpması, dinlemek ise, işitileni kavramamız ve zihnimizde saklamamız demektir.
• Konuşulandan tam yararlanmak için, daha önceden hem zihnen, hem de bedenen hazırlanmak gerekir.
• Konuşmanın başını kaçırmamak gerekir. Bir açış cümlesini kaçırmakla bazen konuşmanın mantık silsilesini takip edemez duruma düşebiliriz.
• Hatibin fikrini kabul etmiyorsak, zihnimizi bu istikamette çalıştırıp da konuşmayı kaçırmamalıyız. Dinlerken asıl amaç söyleneni iyi anlamaktır; eleştiri ancak iyi anladıktan sonra olabilir.
• Hislerimize kapılmamalıyız. Dinlemenin düşmanlarından biri de konuşmacıya önyargılı ve antipatik bakmaktır.
• Konuşmacının kıyafetine, yüzüne-gözüne, eline-koluna takılarak anlatılan konunun içeriğini anlamayı kaçırmamalıyız.
• Konuşmanın şemasını göz önünde bulundurmalıyız.
• Kendi düşünme hızı avantajımızı değerlendirerek, bu hız farkını, söylenenleri özetleyerek, kendi kelimelerimizle yeniden ifadelendirerek, konuşmacının söyleyeceklerini tahmin ederek kullanmalıyız.
• Hatibin konuşmalarını not etmeliyiz.
• Yanımızdakilerle konuşmamalıyız. Bu, yanımızdakileri rahatsız ettiği kadar, konuşmacıyı da üzecek olan önemli bir nezaketsizlik sayılır.
Herkes, toplum içindeki yeri ve görevi ne ise onu en iyi bir şekilde yapmaya çalışmalıdır. Topluca ilerleme ve yükselme kaydedemiyorsak bunun önemli bir nedeni planlı, programlı ve verimli çalışmada bulunamayışımızdır. Bu gerçeği ceddimiz, “vusulsüzlüğümüz, usulsüzlüğümüzdendir (yani hedeflerimize ulaşamayışımız verimli ve metotlu yol izlemeyişimizdendir)” özlü sözüyle dile getirmişlerdir. Düzenli ve verimli çalışma, ferdi olduğu kadar toplumsal boyutu olan bir konudur.
Çalışmayı bir sisteme bağlamak gerekir. İlimde, ticarette, ziraatta, siyasette kısacası hangi alanda olursa olsun metotsuz, sistemsiz çalışma, güç ve zaman israfına yol açar, verimsiz olur; sonuç olarak da insanı bezdirir. Planlı ve düzenli çalışma iradeyi güçlendirir, çalışma şevkini artırır. Sevgili Peygamberimiz, “İşlerin en hayırlısı, az da olsa devamlı olanıdır.” buyurmaktadır.
• Çalışmak için müsait yer, gün ve saat arama. Bil ki her ay, gün, saat yer ve köşe çalışma için müsaittir.
• Bir günde yapman gereken bir işi ertesi güne bırakma; zira her günün derdi gibi işi de kendine yeter.
• Bir günün işini bitirdikten sonra ertesi günün işini kararlaştır ve planla.
• Bir işe başlamadan iyi düşün, gerekirse istişare et, başkalarının tecrübesinden yararlan ve işinde sebat göster.
• Bir zamanda yalnız bir tek iş yap. Programına çok iş alıp onları yarı bırakmak, verimini düşürür, şevkini kırar, kuvvetini zayıflatır.
• Başladığın bir işi yapıp bitirmeden bir diğerine başlama. Yarıda kalan iş başlanmamış demektir.
• Devamlı ve düzenli çalış. Tembellik pas gibidir, insanı çalışmaktan daha çok yıpratır. Çalışmayı uzun aralıklarla terk edersen, körlenir ve tembelleşirsin.
• Çalışmaya başladığında kendini tamamen o işe ver, konsantrasyonunu bozma.
• Çalıştığın işte karşılaştığın zorluklar seni yıldırmasın. Zorlukları önce parçala, sonra her parçayı birer birer ve sırasıyla yenmeye çalış. Güçlükleri yenmekle çalışma sevgisi kuvvetlenir; yılgınlık ise maskeli bir tembelliktir.
• Bir iş üzerinde yorulursan, dinlenmek için işini değiştir veya çalışma temponu yavaşlat; fakat dinlenme bahanesiyle asla boş durma.
• Çalışmanın sonucuna ve kazandığına bak, saatine bakma.
• Başarınla mağrur olma; bil ki gurur, gelecekteki başarıların en büyük düşmanıdır.
• Maneviyatın güçlü olsun. Yani niyetin halis olsun; Allah’tan sabır, sebat, başarı ve ecir talep et.