Makale

Dinî Dergicilik ve Süreli Yayınlarımız

Dinî Dergicilik ve Süreli Yayınlarımız

Dr. Faruk GÖRGÜLÜ
DİB Süreli Yayınlar ve Kütüphaneler Daire Başkanı

Süreli yayıncılık alanı, uzun soluklu ve hiç bitmeyen bir heyecandır. Yorucu olmasının yanında kitaplara göre etki alanı daha geniştir ve süreklilik arz eden bir yayın organı olma özelliğine sahiptir.


Toplumsal bir varlık olan insanın, birlikte yaşamanın bir gereği olarak çevresindeki bireylerle iletişim kurma zorunluluğu vardır. Bu hayatın bir gerçeğidir. Günlük hayatımızda iletişim ihtiyacımızı gidermede, duygu ve düşüncelerimizi geliştirmede ve değiştirmede etkin bir biçimde rol oynayan unsurların başında hiç şüphesiz insanlarla kurduğumuz iletişimin yanı sıra okuduğumuz kitaplar/dergiler gelir. Zira kitaplar/dergiler düşüncelerimizi, duygularımızı, kültürümüzü ve değerlerimizi topluma aktarmada, bizden sonra gelecek olan kuşaklara bilgiyi ulaştırmada etkin bir rol oynar.
Toplumun hızla değişip dönüştüğü ve kitle iletişim araçlarının etkisinin kendisini her alanda gösterdiği bir ortamda halkımızı sahih dinî bilgi ile aydınlatmanın önemi yadsınamaz bir gerçektir. Anayasal olarak toplumu din konusunda aydınlatma görevi kendisine tevdi edilen Başkanlığımız, kuruluşundan bu yana hizmetlerini doğru dinî bilginin ışığında gerçekleştirmeye ve bu bilginin toplumla paylaşılmasına önem vermiştir. Bu çerçevede Başkanlığın topluma götürdüğü hizmetlerin başında hiç şüphesiz dinî yayıncılık alanında gerçekleştirdiği hizmetler gelmektedir.
Diyanet İşleri Başkanlığı kuruluşundan itibaren yayın dünyasının içinde olmuştur. Bir başka deyişle Başkanlığımızın yayın faaliyetleri kuruluşuyla yaşıttır. Bu amaçla merhum Ahmet Hamdi Akseki’nin 1924’te neşredilen “Ahlak Dersleri”ni, sonraki yıllarda “Askere Din Kitabı”, “Türkçe Hutbe” adlı eserleri, 1925 yılında TBMM’nin aldığı tarihî kararla özel ödenek ayrılarak hazırlanan Babanzade Ahmet Naim’in “Tecrid-i Sarih” ve Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’ın “Hak Dini Kur’an Dili” tefsiri bunun en somut örnekleridir.
Başkanlığın kuruluşundan 1950 yılına kadar otuz adet eser basılmış ve bunlar halka ücretsiz olarak dağıtılmıştır. 1950 yılından sonra değişik dokuz seride yayınlanan eser sayısı 1996 yılında 344 iken bugün gelinen noktada Başkanlığımızın 11 seride yayımladığı basılı yayın sayısı 1202’ye ulaşmıştır. Başkanlığımız yayıncılık alanındaki hizmetlerine 2012’de bir yenisini eklemiş ve Diyanet TV ile televizyon yayıncılığı alanına girmiştir. Yine bir yıl sonra 2013 yılında da Diyanet Radyo ile bu alandaki hizmetlerini genişletmiştir.
Diğer taraftan dinî yayıncılık alanında dergiler her zaman önemli bir misyon yüklenmişlerdir. Çünkü İslam toplumlarında düşünce hayatının gelişmesinde dergiciliğin/süreli yayınların önemli bir rolünün olduğu bir gerçektir. Sırat-ı Müstakim, Sebilürreşat ve Büyük Doğu gibi dergiler bunun en somut örnekleridir.
Süreli yayıncılık alanı, uzun soluklu ve hiç bitmeyen bir heyecandır. Yorucu olmasının yanında kitaplara göre etki alanı daha geniştir ve süreklilik arz eden bir yayın organı olma özelliğine sahiptir. Dergicilik aynı zamanda uzun soluklu bir yürüyüştür. Bu yürüyüş sırasında ne ile karşılaşılacağı bilinemeyebilir. Dergilerin iki kapağı arasında yer alan makaleler, günün birinde toplumların müracaat ettiği/başvuracağı kaynaklar olabilir. Nitekim sadece bilimsel araştırmalar için değil bunun yanında toplumsal olayları okuma ya da karşılaştığımız sorunlara çözümler bulma adına zaman zaman önceki dönemlerde neşredilen dergilere bakmak bir ihtiyaç olabiliyor. Kısaca dergicilik bir anlamda tarihe not düşme, zamanı o günün şartları içinde okuyabilme buna yönelik refleksler geliştirebilme çabasıdır.
Başkanlığımız, dergicilik alanında 1950’lere uzanan bir tecrübeye sahiptir. Süreli yayınların toplumu din konusunda aydınlatmadaki fonksiyonunu göz önünde bulunduran Başkanlık, bu heyecanı 1956’da ilk kez Diyanet İlmi Dergi’yi yayınlayarak yaşadı. 1968’de Diyanet Gazetesi, 1979’da Diyanet Çocuk Dergisi ve ardından 1991’de Diyanet Aylık Dergi ve 1999’da yayın hayatına başlayan Diyanet Avrupa Dergisi ile bu heyecan katlanarak devam etti. Buna bir de 2013 yılında iki ayda bir, 2014 yılından itibaren de her ay düzenli olarak neşredilmeye başlayan Aile Dergisi katıldı.
1956 yılında “Diyanet Mecmua” ismiyle senede bir defa neşredilmek üzere yayın hayatına başlayan ve bugüne kadar önemli çalışmaların yayınlandığı Diyanet İlmi Dergi, 1962 yılı Haziran ayından itibaren üç aylık dönemlerde yılda dört sayı olarak neşredilmiş ve 2003 yılında Yüksek Öğretim Kurulunun “Hakemli Dergi” tanımına uygun olarak yayınlanmaya devam etmiştir. Söz konusu dergi, 2013 yılının ilk sayısından itibaren uluslararası EBSCO HOST ve ulusal TÜBİTAK ULAKBİM veri tabanları tarafından indekslenmeye başlamıştır.
Diyanet İlmi Dergi yayın hayatına başladığı günden itibaren akademik ve kültür hayatımızda yankı uyandıran Kur’an, Gazali, Mehmet Akif, İbn Rüşd, Serahsi ve İbn Sina gibi 16 adet özel sayıyı okuyucularıyla buluşturmuştur.
Diyanet hizmetlerinin daha etkili ve verimli olabilmesi için personele dinî ve mesleki genel kültür kazandırmak ve halkı dinî konularda aydınlatmak amacıyla ilk olarak 22 Kasım 1968 tarihinde yayın hayatına giren Diyanet Gazetesi, 1991 yılından itibaren ayda bir yayınlanmak üzere Diyanet Aylık Dergi olarak farklı bir logoyla yayın hayatına devam etmiştir.
Diyanet İşleri Başkanlığının süreli yayınlarını daha geniş kitlelere ulaştırmak ve işlevsel statü kazandırmak amacını güden yeni yayın politikasıyla Diyanet Aylık Dergi Nisan 2003 tarihinden itibaren farklı bir tasarım ve içerikle okurlarının karşısına çıkmıştır. Din ve insanın buluştuğu bütün alanları gündem konusu olarak belirleyen Diyanet Aylık Dergi, her bir sayısıyla toplumumuzun ilmî ve kültürel hayatının inşasına katkıda bulunmuştur.
İnsanlık tarihi boyunca ortak bir değer olarak toplumun temelini oluşturan en önemli unsurların başında aile kurumu gelir. Aile topluma sağlıklı bireylerin yetiştirilmesinde, manevi değerlerimizin/kültürel mirasımızın yeni kuşaklara aktarılmasında, onların içinde yaşadıkları topluma faydalı, üretken ve çalışkan bir fert olarak yetiştirilmesinde ailenin katkısı asla yadsınamaz. Aile temelleri zayıflamış/sarsılmış bir toplumun, büyük kayıplar yaşayacağı ve bu durumun toplumların temel dinamiklerini sarsacağı bilinen bir gerçektir. Bilginin büyük bir hızla geliştiği/değiştiği, kentleşmenin, göç olgusunun arttığı günümüzde bunlara bağlı olarak toplumsal alanda da pek çok değişim ve dönüşüm yaşanmakta, aile yapısında da önemli değişiklikler olmaktadır. Gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında güçlü bir aile yapımızın olduğu görülmekle birlikte; bu yapıyı sarsan faktörlerin varlığı da ciddi bir problem olarak önümüzde durmaktadır. Bugün özellikle toplumun manevi hayatını olumsuz yönde etkileyen kadına ve çocuklara yönelik şiddet, töre ve namus cinayetleri, hak ihlalleri, kötü ve zararlı alışkanlıklar, kız çocuklarının uğradıkları her türlü ayrımcılık, küçük yaşta zorla evlendirilmeleri, aile içi çatışmalar, bakıma ve yardıma muhtaç yaşlıların yalnızlığa itilmesi, çocuk istismarı, boşanmalar gibi ortak bir duyarlılık ve çözüm gerektiren sosyal konularda dini bilgi açısından topluma rehberlik etmeyi, bu alanda var olan yanlış algıyı düzeltmeyi gerekli kılmaktadır. İşte Aile Dergisi bu temel gerekçelerle süreli yayın ailemize katılmıştır.
1979 yılında süreli yayınlar ailesine katılan Diyanet Çocuk Dergisi yaklaşık 37 yıllık süre zarfında çocukların uykularına eşlik eden bir başucu kaynağı olmuştur. Diyanet Çocuk Dergisi okuyarak büyüyen anne babalar bugün çocuklarına Diyanet Çocuk Dergisi okumaktadır. Çocukların din eğitimine katkı sağlamak ve onların dünyaya bakış açısını geliştirmeyi gaye edinen Diyanet Çocuk Dergisi, gökkuşağı gibi nesilleri birbirleriyle buluşturan bir değer olarak günümüze kadar var olagelmiştir. İçeriğinde yer alan karikatür, hikâye, bulmaca ve görsellerle sadece çocukların hayal dünyasını geliştirmek ve onların zihin dünyasını inşa etmek gibi mühim bir görevi icra etmekle yetinmeyen Diyanet Çocuk Dergisi ahlaktan tarihe kadar geniş bir yelpazede belirlediği gündem konularıyla ülkemizin geleceğini aydınlatan bir kandil misyonu üstlenmektedir.
Diyanet İşleri Başkanlığının süreli yayınları, sahih dinî bilgiyi zamanında ve uygun bir şekilde topluma aktarmak, bilgi merkezli, ahlak eksenli ve estetik duyarlılığı olan dindarlığın gelişmesine katkı sağlamak gibi önemli bir misyonu yüklenmektedir. Diyanet Süreli Yayınlar ailesi bu sorumluluğun bilinciyle dergileri hem vazife, hem ahiret sermayesi hem de gönül verdiği bir iş olarak görmektedir.
Her ay yeni bir gündemle okuyucusunun karşısına çıkan ve Türkiye’nin dört bir tarafına ulaşan dergilerimiz, iki kapak arasındaki yazılı ve resimli sayfalar olmanın ötesinde derin anlamlar taşır. Çalışanları için dergilerimiz, Allah’ın rızası ve Rasulünün sevgisi demektir. Aynı zamanda Türkiye’nin dört bir yanına kurulan adeta bir vaaz kürsüsü, din gönüllüleriyle bir buluşma ve kaynaşma vasıtası demektir. Yurdun her bir köşesine uzatılan bir dostluk elidir o. Bu yüzden her dergi yeni bir heyecandır, dergideki her bir sayfa, her bir satır, her bir görsel malzeme yeni bir umuttur, mutluluktur. Ve henüz bir dergi baskıya gönderilmeden bir sonraki derginin hazırlık telaşı başlamıştır bile.
Dergilerimizin yayın hayatına başlamasından günümüze kadar her kademede pek çok kişinin bu hizmetlere katkısı oldu. Zaman içinde çalışanlar değişti ama bir bayrak yarışı olarak görülen yayıncılık faaliyeti enerjisini ve heyecanını hiç kaybetmeden devam etti. Her zaman daha iyisi, daha güzeli için çaba harcandı. Başlangıcından itibaren büyük bir özveri ve gayretle çalışarak dergilerimizi bugünlere taşıyan ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor, vefat edenlere Cenab-ı Hak’tan rahmet, hayatta olanlara sağlık ve afiyetler diliyorum. 300. sayısına ulaştığımız Diyanet Aylık Dergi’nin daha nice sayılarına ulaşmak dileğiyle…

Saliha BİLGİÇ Konya İl Müftü Yardımcısı

Diyanet Dergisinin gönül erleri ilminin, kaleminin, kelamının imkânlarını kullanarak ümmetin ve insanlığın derdiyle dertlenip, toplumun bu günkü marazını, yaralarını, handikaplarını, güncel bir şekilde tespit edip, hak dinimizin hak ölçülerini bir ilaç gibi, ışık gibi bize sunmaktalar. Özellikle yetkin kalemlerin; “Şiddet Sarmalında İslam, Modern Çağın Kimsesizleri Mülteciler, Peygamberlerin Ortak Mirası Kudüs, Medya ve Din, Modern İnsanın Çıkmazı, Mekândan Daha Fazlası Ev, Mahremiyet, Tasarruf, İyilik...” gibi kapak konularıyla, günümüz problemlerine gerek ana dergide gerekse, aile ve çocuk eklerinde oldukça nitelikli, çözüm üretici bir şekilde irdelenmesi takdire şayan.
Milletimize hakikati ve hayrı ulaştırma da Diyanet Dergilerinin bütün kademelerindeki çalışanlarının yüreklerine, kalemlerine, kelamlarına, ellerine sağlık, Rabbim bundan sonraki sayılarınızı, bundan önceki sayılarınızdan daha hayırlı faydalı ve bereketli kılsın, dualarımla…