Makale

TOPLUMUN TEMELİNİ SARSAN BELLİ BAŞLI PROBLEMLER

KİTAP TANITIMI

TOPLUMUN TEMELİNİ SARSAN BELLİ BAŞLI PROBLEMLER

Uğur Yılmaz
HDV Raalte Medine Camii Din Görevlisi/ Hollanda

Diyanet İşleri eski Başkanlarından Lütfi Doğan’ın “Toplumun Temelini Sarsan Belli Başlı Problemler” isimli eseri Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yeniden yayınlandı. 9. baskısını yapmış olan eserin, her bir bölümü ihtiva ettiği konular itibarıyla ayrı bir eser olabilecek vasfa haizdir.
Yazar, “İnsanların iyiliklerde ve her çeşit zarardan korunmada birbiriyle yardımlaşmaları hayati bir zarurettir.” der ve insanlara iyilik yolunda yardımcı olma ve insanımıza hassaten de gençlerimize, milletimizin irfan hazinelerinden gereği gibi yararlanmaya teşvik etmek sebebiyle eseri kaleme aldığını bildirir. Milletimizin kültür ve irfan hazinesinin temelinde dinimiz İslam olduğunu örnekleriyle açıklar. Ayrıca toplumda huzur ve saadeti tesis etmenin esasları neler olduğu sorusuna cevap vermeye çalışır.
Eserde, insanlığın tarih boyunca karşılaştığı sıkıntılar ve bunlara sebep olan hususlardan bahsedilmektedir. Fert ve toplum olarak karşılaşılan problemlerin çıkış yolları ve bunlardan kurtulmanın çareleri ayet ve hadislerin kaynaklarıyla beraber zaman zaman da sahabe hayatından örneklerle açıklanmaktadır. Kitap, 16 ana başlıktan müteşekkildir. Yazar, her bir başlığın altında konu ile ilgili bir ayeti ser levha olarak seçip konuyu çeşitli veçheleri ve alt başlıklarıyla incelemiştir.
Birinci bölümde; insanın mükerrem yaratılışı, kâinatın insanın emrine verilmesinden bahsettikten sonra insanın yaratılış gayesi, dinin özellikleri ve genel kaideleri anlatılmaktadır. Hak dinin insan ve toplum için hava ve su kadar gerekli olduğu izah edilmektedir. Mehmet Akif’in “Ne irfandır veren ahlaka yükseklik, ne vicdandır / Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır. / Yüreklerden çekilmiş farz edilsin havfı Yezdan’ın... / Ne irfanın kalır te’sîri kat’iyyen, ne vicdanın.” dediği gibi ilk olarak müellif de kitapta iman esaslarından ve insanı yücelten ve ahlaki olarak olgunlaştıran hususun din olduğundan bahseder. Doğan, “Dinî duygu, beşeriyet üzerinde en mükemmel kanunlardan en sıkı nizamlardan daha etkin ve daha nüfuzlu bir güç, daha adil ve müşfik bir hâkimdir. Bu sebeple cemiyetimizin huzurlu ve ahenk içinde hayatını devam ettirmesini sağlamak bakımından, dinden daha köklü ve güçlü bir amil yoktur.” der. (s.19) Dünyanın karşılaştığı buhranların en büyük sebebini de vicdanlarda bütün insanlığı kucaklayacak umumi merhamet duygularının yokluğuna, insanların hukukuna saygılı olmayı sağlayacak, hak ve adalet duygularının sarsılmış olmasına bağlar.
İkinci bölümde; ailenin kutsallığı, en hayırlı bir okul olduğu ve bu özelliklerinin korunması gerekliliğini çok nezih bir üslupla ela alır. “İnsanların hepsinin asli cevheri itibariyle bir asıldan yaratıldığına bu sebeple de nesepte ve insaniyette kardeş olduklarına” değinir. (s. 55) Ailede huzur ve saadetin, sevgi ve merhamet, adalet, karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma ile olduğunu bildirir.
Üçüncü bölümün konusu ise; kitabın yazılma sebeplerinden olan “gençlik”tir. Kanın insana hayat verdiği gibi gençlik de topluma can verir. Müellif, toplumun ana bölümlerinin gençliğe namzet olan küçükler, hayatın güzelliğini artıran ve gençlik nimetini yaşayanlar ve bir de gençliği geride bırakıp onun hatıraları ile müteselli olan büyüklerden ibaret olduğunu ifade eder. (s. 95) Bu bölümde gençliği bekleyen cahillik, tembellik ve başka kültürlerin etkisinde kalma ve onlara özenti gibi büyük tehlikelerden bahsedildiği gibi bu hastalıklardan kurtulmanın yolunun da sağlam bir itikada, ilme, kültüre ve irfana olan ihtiyaca geniş biçimde yer verilir. Bir gencin başarısını zorlaştıran ve engelleyen amillerden, düsturlardan bahseder.
Kitabın çatısını oluşturan diğer bölümlerde ise; İslam’ın ana prensiplerinden olan adaletten ve bunun mükâfatından, dürüst çalışmaktan ve tembelliğin zillet ve felaketlerinden bahsedilerek, bunun yanında toplumu felakete sürükleyen insan hayatını ifsat eden zararlı alışkanlıklardan kumar, içki, fuhuş, israf, kul hakkı ve haram kazanç konularına değinilir ve bunların toplum açısından ne gibi zararları olduğu, insan sağlığını nasıl tehdit ettiği ve en önemlisi de cemiyette huzur ve saadeti nasıl bitirdiği gözler önüne serilir.
Kitabın çarpıcı bir konusu ise “Anarşi nedir ve nasıl bir felakettir?” başlığını taşımaktadır. Yazar, bu bölümde anarşinin ve fitnenin toplumu parçalayan unsurlar arasında olduğunu belirttikten sonra usul olarak idarecilere hak olan hususların nasıl iletileceğine dair Ebu Yusuf’un (h. 182) Kitabü’l Harac’ının mukaddimesini tercüme ederek göstermiştir.
Yazar, fert ve toplumun huzuru ve ebedi mutluluk için en önemli esasın Allah’a sağlam itikat, hayrı bilip onu yeryüzünde yaymak olduğunu belirterek me’sur dualardan oluşan bir iltica ile kitaba son verir.