Makale

EDİTÖRDEN

EDİTÖRDEN

Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’in, rahmet ve hikmet yüklü mesajlarıyla insanlık âlemini şereflendirmeye başlamasının 1400. yılını idrak ettik. Bu yüzden Diyanet İşleri Başkanlığımız 2010 yılını “Kur’an Yılı” ilan etti ve bir dizi etkinlik planladı. Başkanlığımız bu etkinliklerle Kur’an-ı Kerim’in çağlar üstü evrensel mesajını olabildiğince geniş kitlelere ulaştırmak, onu okuma, anlama ve yorumlama konusundaki çabalara destek vermek, Kur’an-ı Kerim hakkındaki yanlış yargı, izlenim, korku ve abartılar karşısında onun ruhuna uygun yeni ve ufuk açıcı yaklaşımların öne çıkmasına fırsat vermek ve bu doğrultuda geliştirilebilecek çabaların neşvünema bulmasına vesile olmayı amaçlamakta.

14 asırdır insanlığı huzur ve mutluluğa davet eden Kur’an, kuşatıcı çağrılarıyla insanlığın bugün olduğu gibi yarın da karşılaştığı buhran ve huzursuzlukları aşabilmesi için rehber ve yol gösterici kılavuz, edebiyat ve belağatın zirvesi ve Peygamber Efendimiz’in en büyük mucizesidir.

Kur’an-ı Kerim, aklın ve gönlün şifa kaynağı, ilim ve irfan menbaıdır. O, anlaşılmak ve insanlığa kılavuz olmak için gelmiştir. O, insanlığın ufkunda parlayan ve her dönem insanlığın yolunu ve gönlünü aydınlatan bir meşale, dimağları hakikate götüren bir ilham kaynağıdır.

O, insanlığı aydınlatmaya başladığı günden bu yana ışığından hiçbir şey kaybetmemiş, onun taşıdığı değer ve anlamlar, getirdiği ahlak ve erdem ilkeleri hep taze ve yeni olarak kalmıştır.

Kur’an’ı rehber edinen yanılmaz, ona sımsıkı sarılan yolunu şaşırmaz, onun gösterdiği yolda yürüyen sadece kurtuluşa gider. Dünyevileşerek özünden uzaklaşan ve bunalan kalpler huzur istiyorsa Kur’an’a koşmalıdır. Çünkü o, dünya ve ahiret mutluluğunun yol haritasıdır.

Hakikatin bilgisi olan Kur’an, bizden kendisini okumamızı, getirdiği ilke ve erdemleri düşünmemizi, onu anlamaya çalışmamızı ve yaşamamızı ister. 2010 Kur’an Yılı etkinliklerinin bu doğrultuda yeni bir heyecan ve farkındalık oluşturması ve Yüce Kitabımızın davranışlarımızın mihveri olması dileğimle, Kur’an merkezli hazırladığımız bu sayıdaki birbirinden değerli yazılarla sizleri baş başa bırakıyorum.

Bu vesileyle Kutlu Doğum Haftası’nın ve gerçekleştirilecek bütün faaliyetlerin verimli, bereketli olmasını, bizlere Kur’an’ı ve sevgili peygamberimizi daha yakından tanıma imkânı vermesini ve birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmesini diliyorum.

Bir sonraki sayıda yeniden buluşmak dileğiyle.


Dr. Yüksel Salman