Makale

Cihanda Âdem Olan Bî-Gam Olmaz Anınçün Bîgam Olan Âdem Olmaz Necâtî

CİHANDA ADEM OLAN Bİ-GAM OLMAZ
ANINÇÜN Bİ-GAM OLAN ADEM OLMAZ
Vedat Ali Tok


Dünyada insan olan gamsız olmaz.
Onun için gamsız olan insan olmaz.Necâtî
Necâtî, 15. Asır Osmanlı şiirini temsil eden güçlü şairlerimizin önde gelenlerindendir. Şiirlerinde Türk dilini, deyim ve atasözlerini ustalıkla kullanmış, harfler ve kelimelerle şiir oyunları yapmış bir sanatkârdır.

Hem Necâtî’nin sanatını tanımak hem de klâsik şiirimizin sanat hususiyetlerini göstermek maksadıyla şairin bu harf ve kelime oyunlarından nasıl faydalandığını iki beytine bakarak anlamaya çalışalım:

“İki zülfü dal’a benzer ortada kaddi elif
Vay bu zâlim şöyle başdan ayağa dek dâddur”
Sevgilinin iki zülfü dal harfi gibidir. Boyu ise ortada elif harfi gibi düzgün ve doğrudur. Bu zâlim sevgili baştan ayağa dek doğrudur, düzgündür.

Şâir burada Arap alfabesindeki harflerle oynuyor: İki zülfü dal harfi, ortadaki boyu elif harfidir diyerek bize beytin sonundaki dâd kelimesini veriyor. “Dâd” kelimesinin lügat anlamlarından biri de doğruluktur.
Ş’ol elif-bâlâ görüb ben kâmeti dâl olmuşu
Yanına aldı cihân içinde bir âd eyledi

O, elif harfi gibi dümdüz boylu güzel, benim gibi, beli dal şeklinde bükülmüş birini yanına alarak adam yerine koydu. Hiçbir hususiyetim yok iken bir adım sanım oldu. Bu beyitteki elif ve dal harflerini yanyana getirdiğimiz zaman ad kelimesi ortaya çıkıyor. Necâtî’nin Dîvânında bu türden çok fazla kelime ve harf oyunlarına, söz sanatlarına rastlamak mümkündür.

Yukarıya aldığımız beyitte de anlam zenginliği yanında bir çeşit sanat yapıyor Necâtî. Bu, “akis” ismiyle bilinen edebî sanatlardan biridir. Şair, kelimelerin yerlerini değiştirmek suretiyle farklı birkaç çeşit anlam sunuyor bize.

Dünyada insan olan gamsız olmaz, onun için de gamsız (olan) insan olmaz. Burada ilk önce “bî-gam olan âdem olmaz” ifadesiyle iki anlam çıkar karşımıza:

1.Gamsız insan yoktur.
2.Gam çekmeyen insan değildir.
Şair bu anlamların her ikisini de kastetmiştir.

Dikkat edilirse insan ve gam beytin odak noktasını oluşturuyor. Şair, insan olmanın şartını gam sahibi olmaya bağlıyor. Yani eğer insan isen gamlısın, gam çekmiyorsan insan da değilsin diyor. Peki, gam ne anlama geliyor? Gam kelimesinin görünen ve bilinen ilk manası keder, üzüntü, tasa demektir. Fakat şiirde kastedilen maksat bu olmasa gerek. Çünkü insan durduk yere kederlenmek, sebepsiz yere hüzün-lenmekle insan olur hükmü elbette doğru değildir. O halde şairin kastı başkadır.

Gam, duyarlı olmak anlamında kullanılmıştır. İnsan, etrafında olup bitenle ilgilenen, başkalarının derdiyle dertlenen; sevincine ortak olan bir varlık olmalıdır. Duyarsızlık insanın özelliği olamaz. Nitekim Efendimiz (s.a.s.) “Müminler bir vücudun âzaları gibidir. Vücudun bir âzası bir elem duysa tüm vücut bu acıyı hisseder.” buyururken insanın çevresiyle birlikte var olduğu gerçeğine dikkat çeker.

Kur’an-ı Kerim’de insanlara sık sık tefekkür edin, düşünün tavsiyesinde bulunulmuyor mu? Peki, düşünce neden bu kadar önemlidir insan için? Descartes’e “Düşünüyorum, o halde varım.” dedirten yani varlığın, insan olmanın temeline düşün-ceyi koydurtan felsefe, saik nedir?

İnsan; düşünce sayesinde iyiyi kötüden, güzeli çirkinden, doğruyu eğriden ayırt edebilir ancak. Düşünce olmasaydı Hz. İbrahim belki de yıldıza, aya, güneşe tapma aşamasında kalacaktı. Düşünce olmasaydı cahiliye dönemindeki, birçok insanın da nefsine hoş gelen, sapık hareketler devam edecekti. Düşünce olmasaydı zulmetin batağına saplanmış insanlık, kendisini şerefli bir varlık olarak gören İslâm nuruyla aydınlanamayacaktı.
Beyitte gam kelimesi düşünce, fikir, tefekkür anlamlarında da kullanılmıştır ki gerçekten bunlar insan olmanın en büyük özelliklerinden, insanı hayvandan ayıran en büyük kıstaslarından biridir.

O halde beyti, insan olan duyarsız, düşüncesiz olamaz, duyarlılığı, düşüncesi olmayan da insan olamaz şeklinde tevil etmemiz gerekiyor.