Makale

Bizden...

Bizden...

Merhaba değerli okurlar,
Hak kavramı; doğruluğu, gerçekliği ve gerekliliği ifade etmek için itikattan muamelâta kadar günlük hayatta belki de en çok kullanılan bir değer ifadesidir. Hak kavramı sadece insan ile sınırlı olmayıp, içinde yaşadığımız dünyada var olan her şeyi kapsamaktadır. Aynı kökten gelen hakkaniyet de bireysel ve toplumsal hayatın vazgeçilmez prensiplerindendir. Hakkı ihlâl edecek ve hakkaniyeti bozacak davranışlardan uzak durmak ve bu konuda duyarlı olmak kul olarak, insan olarak ve vatandaş olarak hepimizin görevidir.
Hakkı teslim etmek, ilk insan Hz. Adem (a.s.)’den bu yana bütün peygamberlerin tebliğinde önemli bir yer tutmaktadır. Aynı şekilde, Kur’an-ı Kerim’de ve hadis-i şeriflerde eşlerin, çocukların, fakirlerin, yetimlerin, hastaların, komşuların, işçilerin vs. haklarından bahsedildiği gibi, kamuyu ilgilendiren konularda tüm insanların haklarından ve insanın emrine verilen diğer yaratıkların haklarından da bahsedilir. Haklar ve hakların korunması konusu, yirminci yüzyıldan itibaren, iç hukuk yanında, özellikle uluslar arası hukukun öncelikli konularından birisi hâline gelmiştir. Buna rağmen hakların, bilhassa bireyle ilgili olanların yeterince korunup gözetildiğini söylemek pek de mümkün olamamaktadır.
Çevremizde gelişen ve ’hak ihlâli’ olarak gördüğümüz olaylar, ister istemez bu kavramın üzerinde özellikle durulmasını zorunlu kılmaktadır. Her günün sabahına insanlık adına oldukça onur kırıcı olaylarla uyanıyoruz ve her uyanışımız bizleri hayal kırıklıklarına itiyor. Böyle bir ortamda hak, emek ve kazanç gibi değerlerin yeniden ele alınması son derece önemli bir husustur. Dergimizin bu sayısında insan unsurunu dikkate alan bir değerlendirme ile Hak ve Kazanç kavramlarını ele aldık. Konuyu gerek dinimiz açısından, gerekse temel İnsanî değerler açısından ele alan, gündelik yaşama akislerini değerlendiren yazılara yer verdik.
Bir başka sayıda buluşmak dileğiyle, her şey gönlünüzce olsun.
Ahmet Onay