Makale

Editörden...

Editörden

İnsanlık tarihi çocukların şefkat ve rahmet beklentisi içinde olmadığı bir dönem yaşamadı. Temel hak ve hürriyetler, insan hakları, çağdaşlık ve hümanizma gibi kavramların gündemi sıklıkla meşgul ettiği günümüzde de sokağa itilen, kalabalıklar içinde yalnızlığa mahkum olan ve kendi kaderlerine terk edilen çocuklar ve gençler, çağdaş dünyanın kanayan bir yarası olarak karşımıza çıkıyor. Sorunun en gelişmiş ülkelerde dahi kendini göstermesi ise, olayın sadece İktisadî nedenlerle açıklanamayacağını ortaya koyuyor.
İhmal edilen çocukların faturası, sadece sözü edilen çocuklarla da sınırlı kalmıyor. Eğitimden yoksun, aile şefkatinden ve manevî değerlerden mahrum olan bu gençler, zaman zaman toplumu da rahatsız edebiliyor ve üzücü hadiselere sebebiyet verebiliyor. Bu sebeple, belirtilen sorunla ilgilenmek ve bu yavrularımızı topluma kazandırmak için birey ve toplum olarak bizlere, sorumlu ve gönüllü kuruluşlara önemli görevler düşüyor.
Kendisi de bir yetim olarak büyüyen sevgili peygamberimizin üzerinde titizlikle eğildiği toplum kesimlerinden biri de yetimler ve kimsesizler olmuştur. Yetimlerin ezildiği, şiddete maruz kaldığı, mallarının ellerinden alındığı, evlilik gibi en temel konularda bile özgür iradeleriyle karar veremedikleri bir toplumda İslâm, toplumun zayıf kesimlerinden biri olarak yetimlerin ve kimsesizlerin haklarını koruma altına almıştır. Yetimi ezmek yasaklanmış, yetimlerin mallarına el uzatanların acı akıbetlerine dikkat çekilmiştir. Hz. Peygamber, şehit çocuklarını bir baba şefkatiyle bağrına basmış, yetimin başını okşamayı bile iyilik ve hayır olarak değerlendirmiş ve yetimleri koruyanların cennette kendisiyle birlikte olacakları müjdesini vermiştir.
Etrafa bir göz gezdirdiğimizde, bizden el uzatmamızı hüzünlü bakışlarla, sitemkâr sözlerle ve bazen acılar içinde bekleyen çocuklar görürüz. Yaşlı gözlerini silmek için el uzatmayıp onları kendi hallerine terk etmeyi seçmek de tercihimizde. Ama bu terk ediş, sevgiyi, şefkati ve paylaşımı terk ediştir. Bu terk ediş, kendimizi terktir. Oysa, rahmete ermek için rahmet olmak gerekir.
Diyanet Aylık Dergi, belki küçücük bir tebessüme ve şefkatle bakan bir çift göze hasret olan Allah’ın emaneti çocuklarımız için rahmet elinin uzanmasına vesile olur diye bu ayki gündem konusunu korunmaya muhtaç çocuklara ayırdı. Bu sayımızda konuyla ilgili birbirinden güzel, ilgi çekici ve anlam yüklü değerlendirmeler bulacaksınız.
Gündem konularının yanı sıra, din-düşünce-yorum, din ve sosyal hayat, aile vb. başlıklar altında hazırladığımız her bir köşe, zengin yazı içerikleri ile sizlerle buluşmak üzere.
Bir başka sayıda birlikte olmak dileğiyle...

Yüksel Salman