Makale

İSLAM ÜLKELERİNDE DİNİ GÜN VE BAYRAMLARIN KUTLANMASINDA BİRLİK ÇALIŞMALARI

İSLAM ÜLKELERİNDE DİNİ GÜN VE BAYRAMLARIN KUTLANMASINDA BİRLİK ÇALIŞMALARI

1966’da Mısır’da, 1969’da Malezya’da yapılan konferanslarda konu detaylı tartışılmış, 26 Şubat-3 Mart 1973 tarihlerinde Kuveyt’te Islâm Ülkeleri Evkaf ve Din İşleri Bakanları konferansında, "Kameri ayların tespitinde asil olan hilalin Ru’yetidir, Ru’yet’in vaki olduğu kesin bilgi ifade eden haber yolları ile sabit olur. Ancak kuvvetli deliller gösterilirse habere itibar edilmez. Bu kuvvetli delillerden biri de astronomi hesaplarıdır, kararı alınmış ve din ve astronomi sahasında mütehassıs ilim adamlarınca; "Kameri ayın içtimai takip eden geceden başlaması, Hilalin görülebilmesi için ay cisminin güneşten açısal uzaklığının 7° den az olmaması, Ay cisminin Güneş battıktan sonra görülebilecek süre ufukta kalması, Hilalin görülebilme hesaplarında başlangıç noktası olarak Mekke’nin esas olarak alınması." kararları doğrultusunda müşterek takvim hazırlanmış, 27-28 Nisan 1974’te Kuveyt, Katar, Mısır, Cezayir ve Tunus temsilcileriyle toplanan Takvim Komisyonu hazırlanan ortak takvimi onaylamışsa da, alınan kararlar da; hem kameri ayın içtimai takip eden geceden başlaması ve hilalin görülebilmesi için Ay cisminin Güneşten açısal uzaklığının 7° den az olmaması maddesinde çelişki bulunduğundan ve başlangıç noktası olarak Mekke esas alındığından ihtilafı giderici sonuca ulaşılamamıştır.
Geçtiğimiz 2005 yılı Kurban Bayramında başlangıç noktası olarak Mekke esas alındığından, bizden bir gün sonra yapılması istenmişse de, Başkanlığımızın konuya müdahil olması sonucu kurban bayramında birlik sağlanmıştır.
27-30 Kasım 1978 de yapılan Ru’ye- ti Hilal Konferansında: Kualalumpur ve Kuveyt konferansı sonuçlarını tamamlayıcı ve geliştirici nitelikte çalışmalarını sürdürmüş ve oybirliğiyle:
"ister çıplak gözle, isterse modern ilmin rasat metotlarıyla olsun, asıl olan Hilal’in Ru’yeti’dir. Astronomların hesapla tespit ettikleri kameri aybaşlarına dinen itibar edilebilmesi için, onların bu tespitlerini Hilal’in güneş battıktan sonra ve görüşe mani engellerin bulunmaması hâlinde, gözle görülebilecek şekilde, ufukta fiilen mevcut olması esasına da
yandırılmaları, içtima’dan sonra Ay ile Güneş’in açısal uzaklığı 8 dereceden az olmamalıdır. Güneş’in batışı anında Ay’ın ufuktan yüksekliğinin açısal değeri, 5 dereceden az olmamalıdır. Hilal’in Ru’yet edilebilmesi için belli bir yer şart değildir. Yeryüzünün herhangi bir bölgesinde Hilal’in Ru’yet’i mümkün olursa, buna istinaden ayın başladığına hük-metmek doğru olur." şeklinde kararlar alınmıştır.
Bu kararlar çerçevesinde Islâm Ülkeleri Takvim Komisyonları oluşturulmuş, 1987 yılına kadar Komisyon çalışmalarına devam edilmiş, alınan kararlar, hesap ve haritalarıyla birlikte bütün İslâm ülkelerine ulaştırılmış, 1987 yılından itibaren de hazırlanan hesap ve haritalar İKÖ kanalıyla İslâm ülkelerine ulaştırılmaktadır. 2008 yılına kadar olan hesap ve haritalar da bütün İslâm ülkelerine gönderilmiştir.
11-16 Ekim 1986 tarihinde Amman’da yapılan Mecmau’l-Fıkhi’l İslâmî’nin 3.dönem toplantısında: "Hadislerde yer alan oruca başlama ve bayram yapma konusundaki emirlerin muhatabı bütün Müslümanlar olduğu için, ru’yet bir yerde sabit olunca bütün Müslümanların buna uyması gerekir, ihtilâfı metâliye itibar edilmez. Ru’yetin esas alınması gerekir ancak hadislere ve kesin ilmi sonuçlara uygun olan astronomik hesap ve rasat çalışmalarından da fayda-lanılabilir" şeklinde karar alınmıştır.
1999 yılında yapılan Ürdün Astronomi Topluluğu tarafından düzenlenen I.Astronomi Konferansında; "Islâm ülkelerinde hicri ayların belirlenmesindeki hata oranlarının değerlendirilmesi için çalışma yapılması" kararını almışlardır. 29-31 Ekim 2001 tarihlerinde düzenlenen II. Astronomi Konferansında, yukarıda alınan kararı değerlendiren Suriyeli araştırmacılardan Dr. Celaleddin HANCI ve Prof. Dr. Haşan BİLANİ’nin II.Astro- nomi Konferansına ortaklaşa sundukları tebliğde; 1950-2000 yılları arasında Suriye’deki Ramazan, Şevval, Zilhicce ve Muharrem aylarının şer’i ilan tarihlerini istatistiki olarak incelemişler ve bu ayların başlangıçlarında % 91 gibi çok yüksek oranda hata ile karşılaştıklarını ifade etmişlerdir.
Başkanlığımız 1987 yılından itibaren bütün il Müftülüklerimize gönderdiği Ramazan, Şevval ve Zilhicce aylarının hilal gözlem değerleri gönderilmiş ve bütün il Müftülüklerimiz verdiğimiz değerler doğrultusunda rasatlarını yapmışlar, hilal görülecek dediğimiz tarihlerde hilali görmüşler veya hava kapalı olduğu konusunda ve raporlarını Başkanlığımıza bildirmişlerdir. Verdiğimiz tarihlerden önce hiçbir Müftülüğümüz hilali görememiştir.
Başkanlığımız Internet ortamına girdikten sonra da Türkiye’nin ve dünyanın belli başlı ülkelerinin önemli şehirleri için, bütün kameri aybaşlarının hilal gözlem değerlerini yayınlayarak, rasat yapmak isteyen din kardeşlerimize yardımcı olmuştur.
Türkiye hariç bütün İslâm ülkelerinde Içtimayı takip eden günü, ayın ilk günü kabul ederek hazırlanan takvimler kullanılmaktadır. Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Irak gibi ülkelerde Ramazan, Şevval ve Zilhicce aylarına ait hilallerin gözlenerek, usûlüne göre mahkeme kararıyla sübutundan sonra ramazan ve bayramların yapıldığı, ru’yetle takvim arasında fark bulunduğu takdirde, ru’yetin esas alındığı iddia edilmektedir. Ancak aybaşlarını ru’yetle tespit eden ülkeler arasında dahi ihtilâf-ı metâli’e itibar edildiğinden, zaman-zaman farklı uygulamalara rastlanmıştır. 1978 yılında Irak, Kuveyt ve Libya 4 Ağustosta; Suudi Arabistan, Ürdün, Mısır, Suriye, Lübnan, Tunus ve Cezayir 5 Ağustosta; Türkiye, Afganistan, İran, Fas, Malezya ve Nijer-ya 6 Ağustos’ta; Pakistan ise 7 Ağus- tos’ta Ramazana başlamışlardır. Ramazan Bayramı da 2-5 Eylül tarihleri arasında kutlanmıştır.
Türkiye ise; "hilali görünce oruç tutunuz..." hadisi doğrultusunda ve Ru’yet-i Hilal Konferansı kararları çerçe-vesinde; Ay’ın içtima pozisyonundan en az 8a ayrılması, Güneş battığı anda en az 5S ufkun üstünde olması ve hilalin Dünya’nın herhangi bir yerinden güneş batımından sonra batı ufkunda görülmesi esasına göre hesaplarını yaparak belirlemektedir.