Makale

Benim Bağlılığım Yenidir, Beni Okuyun

Sadık Yalsızuçanlar

Benim Bağlılığım Yenidir
Beni
Okuyun

Ben kitabım, beni okumak için kalbinizden çözdüğünüz bir bağı bana atın, beni kendinize bağlayın, benim gönlüme bağlanın.
Her şey O’ndan geliyor, O’na dönüyor.
Ben de O’nun rahmetinden geldim.
Benim O’na bağlılığım yenidir, beni okuyun.
Üzerimde O’nun kokusu tütüyor, beni koklayın.
Omzuma dokunduğunda göklerin en yücesine yükseliyorum. Beni izleyin, yücelirsiniz.
Haberi benden alın.
Haber yeni olandır. Daha önce hiç duymadığınızda.
Ben kitaplar kitabıyım, beni okuyun.
Benden söz eden her söz sizi O’na ulaştırır.
O’ndan söz eden her kitap okunmaya değerdir.
Kitap eğer bir haber iletiyorsa mutlaka benim dilimle yazılmıştır, onun içinde konuşan benim.
Bana kulak verin. Kulaklarınıza daha önce hiç değmemiş güzelim sözleri ancak ben fısıldayabilirim.
Beni yitirmişse bir kul, O’nu kaybetmiştir.
O’ndan geliyorsa bir söz, benim dilimden geçi- yordur.
Dilimi öğrenin, ben daha önce bilmediğiniz bir dille konuşuyorum.
Ben çocuğum, ben kitabım, taze bir haberim ben.
Ben yağmura benzerim, onun da biati tazedir.
O da göklerden toprağa inerken O’nun kokusuyla, O’nun haberiyle iner.
Bu sırdandır ki Resul bir gün evinden çıkar ve yağmur altında bir vakit ıslanır.
Beni sevmek yağmurda ıslanmak gibidir.
Yağmurda yıkanmak, benim dilimle konuşan bir kitabın sayfalarını açmaya benzer.
Bana iyi bakın, bendeki yağmuru görün, benim kitabım sizin hayatınızın hayatıdır unutmayın.
Ben kitabım, beni okumak için kalbinizden çözdüğünüz bir bağı bana atın, beni kendinize bağlayın, benim gönlüme bağlanın.
Yağmur, kitap ve ben sizinle bir şölene çıkalım.
Bir dağa çıkalım, kalbimizi dağa çıkaralım.
Kentlerden, insanlardan, yapılardan, kalabalık caddelerden, trafik ışıklarından, mağaza vitrinlerinden, televizyon ekranlarından uzaklaşalım.
Birlikte kendi göğümüz olan kalbimizdeki dağa çıkalım.
Kalbini dağa çıkarmak, bir kitabın, kainat kitabının sayfalarına dalmaktır.
O kitapta, o kitabın sayısız sözcükleri arasında benim seslerimi bulacaksınız.
Ben hem kitabım hem o kitabı yazan hem de okuyanım.
Beni okumakla o kitabı okumuş, o kitabı okumakla yağmurda ıslanmış, o yağmurda yıkanmakla kalbinizi dağa çıkarmış olursunuz.
insan kendisini aradan kaldırmadıkça bana ve O’na ulaşamaz.
Bunun için okuyun.
Kitap bunun için inmiştir.
O da yağmur gibi herkesin ve her şeyin üzerine eşit olarak inmiştir.
Haklının da haksızın da üzerine eşit olarak yağan yağmur gibi Kitap adil olarak inmiştir.
Bizi arzdan semaya doğru yüceltmek için inmiştir.
Madem o bu dilekle inmiştir, biz de onun dileğine uyarak yükselmek üzere okuyalım.
Ben ve kitap bir anneden doğan ikizleriz.
Ben ve yağmur aynı gökten inen kelimeleriz.
Sen de katıl bize.
Şimdi sen ben ve kitap bir gökteyiz.
Bu yalnızlık yağmuruysa eğer oradan iniyorsa ve bizi çekip almak istiyorsa, gel onu bir tanışlığa, bir dostluğa ve yakınlığa dönüştürelim.
O ’oku’ emriyle indi.
Demek ki okuyarak yücelebiliriz.