Makale

Dinî Sorular ve Cevaplar

Dinî Sorular ve Cevaplar

Hazırlayan: Dinî Soruları Cevaplandırma Komisyonu

• Hac yerine fakirlere sadaka verilebilir mi?
Kişi kendisine farz olan hac ibadetini yerine getirmekle yükümlüdür; fakirlere sadaka vermekle bu sorumluluktan kurtulmaz. Bu itibarla hac yerine sadaka veren kişi, hac ibadetini yerine getirmiş olmaz. Ancak bir defa hacca gidip farz olan haccını ifa eden kişinin, nafile olarak hacca gitmek yerine, muhtaçlara sadaka vermesi daha uygundur.
• Vekâlet yoluyla hac yapılabilir mi?
Kendisine farz olan hac ibadetini yerine getirmeden, sağlığı bu görevi yerine getiremeyecek kadar bozulan kişinin, ücretini ödemek suretiyle birini yerine vekil gönderip hac yaptırması veya vasiyeti üzerine ölümünden sonra varislerinin kendisine bedel olarak hac yaptırmaları gerekir. Veda haccı esnasında Has’am kabilesinden genç bir kadın Hz. Peygamber’e (s.a.s.) gelerek: "Ya Rasûlallâh! Allah’ın hac hususundaki farz emri babama çok yaşlı iken erişti. Deve üzerinde bile duracak halde değil. Onun yerine vekâleten hac edebilir miyim?" diye sormuş, bunun üzerine Rasûlullah (s.a.s.): "Evet! Vekâleten hac edebilirsin!" buyurmuştur. (Buharî, Hac, 1; Müslim, Hac, 7i) Üzerine hac farz olan kişinin, yerine vekil (bedel) gönderebilmesi için, bizzat haccı edâ etmekten âciz olması gerekir; aksi takdirde, kendi yerine başkasını hacca göndermesi câiz değildir.
• Ölü adına hac yapılabilir mi?
Üzerine hac farz olup da, bunu yerine getiremeden ölen kişi, vasiyet etmişse, vasiyetinin yerine getirilmesi gerekir. Vasiyet etmemişse, varisleri isterlerse onun adına hac yapabilirler. Nitekim hacca gitmeyi adayan, fakat edâ edemeden ölen bir kadının kardeşi, ne yapması gerektiğini öğrenmek amacıyla Hz. Peygamber’e (s.a.s.) geldiğinde, Hz. Peygamber, "ölen kardeşinin borcu olsaydı öder miydin?" diye sormuş, adam da, "evet ya Rasûlallah!" deyince, Allah Resûlü (s.a.s.): "O halde Allah’a karşı olan borcunu da öde! Çünkü o ödenmeye daha lâyıktır." buyurmuştur. (Nesâî, c. 5, s. 147)
• Hacda kesilmesi gereken kurbanlar, harem dışında kesilebilir mi?
Hac ve umre sırasında Harem’de kesilen kurbanlık hayvanlara, Kâbe’ye ve Harem bölgesine hediye olmak üzere kesilen kurbana hedy denir.
Hedy kurbanları, vacip ve nafile olmak üzere ikiye ayrılır. Kıran veya Temettü haccı yapanların hedy kesmeleri ile ceza kurbanları, ihsar kurbanı ve harem bölgesinde kesilmesi adanan kurbanlar vaciptir. Hac veya umre yapılırken, bir yükümlülük bulunmadığı halde kesilen kurbanlar ise nafiledir.
Hedy kurbanları, ister vacip, isterse nafile olsun, Harem bölgesi içinde kesilir. Harem bölgesinde kesilmez ise, vacip olanların Harem bölgesinde yeniden kesilmesi gerekir. Ancak nafile olarak kesilenlerin yeniden kesilmesi gerekmez.
Hacda bulunan kişilerin, hac kurbanı (hedy) dışında, bayram münasebetiyle kurban kesmek istemeleri hâlinde, bunu vekalet yoluyla Türkiye’de kestirmeleri daha uygun olur.
• Hangi hayvanlar kurban olarak kesilir? Bu hayvanlar hangi nitelikleri taşımalıdır?
Kurban; koyun, keçi, sığır, manda ve deveden olur. Bunların dışındaki hayvanlar kurban olarak kesilemezler. Kurban olabilmesi için, kurbanlık hayvanın süt dişlerini değiştirmiş olması gerekir. Bu da, deve 5; sığır ve manda 2; koyun ve keçi 1 yaşını doldurunca gerçekleşir. Süt dişlerini değiştiren hayvanlar, bu yaşlarını doldurmamış olsa da kurban edilirler. Ancak bu hayvanlardan sadece 6 ayını tamamlayan koyun, bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli olması hâlinde, dişini değiştirmemiş olsa da kurban edilebilir.
Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, azaları tam ve besili olması, hem ibadet açısından, hem de sağlık bakımından önem arz eder. Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, bir veya iki gözü kör, boynuzları kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memesi kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban olmaz. Ancak, hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, şaşı, topal, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, kurban edilmesine mani teşkil etmez.
• Kurban keserken nelere dikkat edilmelidir?
Kurban edilecek hayvana acı çektirilmemeli ve eziyet verilmemelidir. Hayvanlar ehil kişiler tarafından kesilmeli ve kesim işlemi süratli bir şekilde yerine getirilmelidir. Ayrıca, çevre temizliği ve ekolojik dengenin korunması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Kurban kesimi esnasında, psikolojik açıdan etkilenmemeleri için çocukların kesim mahallinden uzak tutulmalarına dikkat edilmelidir. Aynı şekilde, hayvanların diğerinin kesimini görecek şekilde yan yana bu- lundurulmamalarına özen gösterilmelidir.
• Yolcunun kurban kesmesi gerekir mi?
Yolcu kurban kesmekle mükellef değildir.
Ancak kesmesi hâlinde sevabını kazanır. Sefer hâlinde iken kurban kesenler; bayram günleri içinde memleketlerine dönerlerse, yeniden kurban kesmeleri gerekmez. Sefer hâlinde iken kurban kesmeyip de bayram günlerinde memleketlerine dönenlerin, kurban kesmeleri uygun olur.
• Kurban kesmek yerine sadaka vermekle, bu ibadet yerine getirilmiş olur mu?
Mezheplerin çoğuna göre kurban kesmenin hükmü sünnettir. Hanefi fıkhında tercih edilen görüş ise, vacip olduğudur. Ancak bir ibadetin farz olmayışı, onu ibadet olmaktan çıkarmayacağı gibi, şeklinin de değiştirilmesini gerektirmez. İbadetlerin; şekil, şart ve rükünleri olduğu gibi; hikmetleri, amaçları ve teşri gerekçeleri de vardır, ibadetlerdeki bu özelliklerin birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün değildir.
Fıkhî hükmü ister vacip, ister sünnet olsun; kurban ibadeti ancak kurban olacak hayvanın usûlüne uygun olarak kesilmesiyle yerine getirilebilir. Bedelini infak etmek suretiyle, kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz.
Allah Teâlâ’nın rızasını kazanmak niyetiyle, karşılıksız olarak fakir ve muhtaçlara yardım etmek, iyilik ve ihsanda bulunmak da Müslüman’ın önemli vazifelerinden biridir. Zaruret derecesinde muhtaç kimseye yardım etmek, dinimizde farz kabul edilmiştir. Ancak, bu iki ibadetin birbirinin alternatifi olarak sunulabileceği anlamına gelmez.
• Kulağı delinmiş hayvan kurban olur mu?
Hadis-i şeriflerde hayvanların kurban edilmesine engel teşkil eden kusurlar; belirgin körlük, hastalık, topallık ve iliği yok denecek kadar zayıflık olarak belirlenmiştir, (bk. Ebû Dâvûd, Dahâyâ, 6) Bunların dışındaki kusurlar ise, müctehitler tarafından, kendi dönemlerindeki hayvanların değerini düşüren kusurlar esas alınarak tespit edilmiştir.
Günümüzde, yaşayan hayvanların sayısını tespit etmek, ülkemize girip çıkan hayvanları kontrol altına almak ve sağlıklı olduklarına işaret etmek amacıyla marka takmak için hayvanların kulaklarının delinmesi bir kusur değil, hayvanın sağlıklı olduğunun göstergesidir. Bu itibarla kulakları delinen hayvanın kurban edilmesinde sakınca yoktur. Kaldı ki, fakihlerin çoğunluğu kulağın delinmesini kusur kabul etmemişlerdir.
• Kuyrukları ve boynuzları köreltilen hayvan kurban olur mu?
Kurbana engel olan ayıplar, hayvanın emsali arasında kıymetini azaltan kusurlardır. Zararsız şekilde ve daha iyi gelişmesi maksadıyla kuyruklarının fazla kısımlarını boğmak suretiyle düşürmek veya boynuzlarını özel olarak yapılan ameliyelerle köreltmek, hayvanların kıymetini düşüren ayıplardan değildir. Bu itibarla, böyle bir hayvan kurban edilebilir.
• Kurban bayıltılarak kesilebilir mi?
Aslolan kurbanlık hayvanı bayıltmadan, eziyet etmeksizin kesmektir. Ancak yıkılması ve kesilmesinde zorluk bulunması ve bu sebeble eziyet çekecek olması hâlinde hayvanın bayıltılma- sı, kurban olarak kesilmesine engel değildir. İhtiyaç hâlinde, canlı olarak kesmek kaydıyla, kurbanlık hayvanın uygun tekniklerle bayıltılmasında bir sakınca yoktur. Ancak hayvan henüz kesilmeden, şok etkisiyle ölürse, kurban olmayacağı gibi, eti de yenmez.
• Vekalet yoluyla kurban kesilebilir mi?
Kurbanı, kişinin kendisi kesebileceği gibi,
vekalet yoluyla başkasına da kestirebilir. Zira kurban mal ile yapılan bir ibadettir; mal ile yapılan ibadetlerde ise vekalet caizdir.
Vekalet yoluyla kurban kestiren kişi, kendi bulunduğu yerde birisine vekalet verebileceği gibi, başka bir yerdeki kişi veya kuruma da vekalet verebilir. Vekalet, sözlü veya yazılı olarak ya da telefon, internet, faks ve benzeri iletişim araçları ile verilebilir.