Makale

Editörden...

Editörden...

Yeni umutlarla girdiğimiz 2006 yılının bu ilk sayısında, siz değerli okurlarımızla yeniden buluşmanın heyecanı içerisindeyiz. Yeni yılın ilk sayısını eğitim ağırlıklı planladık. Çünkü, insanların biyolojik yapılarından çok bilgi düzeyleri, insanlığı ilgilendiren konuları takip etmeleri ve topluma olan katkılarıyla değerlendirildiği bir dünyada yaşıyoruz. Ve biliyoruz ki, insanlığın bilgi seviyesi her geçen gün yükselmekte, bu gelişime ayak uyduranlar varlıklarını devam ettirebilmekte, buna ayak uyduramayanlar ise kısa zamanda etkin olma özelliğini yitirmekte ve adeta varlık sahnesinden kaybolmaktadırlar. Her geçen gün daha da karmaşık hale gelen hayat şartları ise bilgiyi tek başına elde etmeyi zorlaştırmaktadır. Bu durumda her bireyin kendisine sağlanan imkanlardan azamî derecede faydalanma yollarını araması, sahip olduğu bilgi ve tecrübe birikimini ihtiyaç duyanlarla paylaşması gündeme gelmektedir.
Günümüzde olağanüstü bir hızla gelişen hayata katılabilmemiz ve katkı sağlayabilmemiz, bizi biz yapan değerlerin muhafazası yanında ömür boyu öğrenme anlayışıyla yakından ilgilidir. Bu anlayışın hakim olduğu bir toplum olma yolunda ilk ve önemli tecrübeler çoğunlukla aile yuvasında kazanılmaktadır. Bu dönem, insanın hayatı boyunca taşıyacağı kodlan edindiği bir dönemdir. Anne ve babanın çocuklarıyla konuştuğu kelimelerin niteliğinden, yaptıkları bütün davranışlara kadar her şey o küçük dünyanın kromozomlarını oluşturmaktadır. Bu dönemde yavrularımızın doğuştan getirdiği özelliklerin körelmemesi, dünyada hürmete layık bir varlık olduklarını hissedebilmesi son derece önemlidir.
Bizlere düşen ömür boyu öğrenme anlayışıyla, dinî bilgilerimizi geliştirmek ve davranışlarımızı anlamlandırmaktır. Bu bağlamda, kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’in yüce prensiplerini, sevgili peygamberimizin örnek hayatını, aydınlık ilkelerini ve bize bırakılan köklü dinî mirası öğrenebilmek için çaba sarf etmek, öğrenme faaliyetimizin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Günümüzde sahih bilgiye dayanan bir dindarlık, öncelikle eğitim ve öğretim faaliyetimize bağlıdır. Mevcut dini anlayışlardan en doğrusunu tercih edip onu içselleştirmek, dinî meselelerde bilinçli ve doğru bir tavır takınmak, dünyadaki çeşitli akımlara karşı inancımızı ve millî değerlerimizi koruyabilmek için de zamanımızın önemli bir kısmını bu faaliyete ayırmamız gerekiyor.
2006 yılının bu alanda yeni ufuklar açmasını temenni ediyor, dergimizle sizleri baş başa bırakıyoruz. Yeniden buluşmak umuduyla...

Yüksel Salman