DİJİTAL ÇAĞIN TUZAĞI
SANAL KUMAR BAĞIMLILIĞI
Doç. Dr. Mehmet DİNÇ
Yeşilay Genel Başkanı
Toplumun tüm fertlerinin hayatı hikâyelerle örülü. Kimi ümit dolu, kimi mücadele yüklü; kimi dönüştürücü, kimi ilham verici öyküler var hayatın içinde. Yeşilay’ın hikâyesi de fertlerin büyük mücadelesinin hikâyesidir. 1920’de, ülkemizin dört bir yanını saran işgalin gölgesinde, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bağımlılığın pençesinden korumak amacıyla bir avuç aydın tarafından kurulan Yeşilay, bağımsızlık savaşını yalnızca cephede değil, cephe arkasında da sürdürmüştür. Kurucumuz Ord. Prof. Dr. Mazhar Osman’ın dediği gibi “Beşerin saadetini teminden başka bir emel beslemeyen” bu kutlu mücadele, tam 104 yıldır devam ediyor.
O günün şartlarında, bağımsız bir millet olma yolunda gösterilen irade ile halkımızı bağımlılıktan kurtarma çabası yan yana yürümüştü. Yeşilay’ın kuruluşunu gerektiren toplumsal ihtiyaçların en somut göstergelerinden biri, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk günlerinde kabul edilen Men-i Müskirat Kanunu (İçki Yasaklama Kanunu) olmuştu. Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey’in 28 Nisan 1920 tarihinde Meclis’e sunduğu bu teklif, bağımsızlık mücadelesi veren halkın sağlığını ve refahını koruma çabasını gözler önüne seriyor. Kanunun, Meclis’in açılışından sadece beş gün sonra gündeme gelmesi, bağımlılıklarla mücadelenin yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal bir mesele olarak ele alındığını ve bu konuda önceden güçlü bir kamuoyu oluşturulduğunu göstermeye yetiyor. Meclis üyelerinin desteğiyle Yeşilay, işgal güçlerine karşı verilen büyük mücadelede cephenin gerisinde savaşıyordu.
Bugün ise bu mücadelenin yeni cepheleri oluşmuş durumda. Teknolojik gelişmeler ve dijital dönüşüm, bir yandan hayatlarımızı kolaylaştırırken diğer yandan bağımlılıklara zemin hazırlayan riskler doğuruyor. Bu risklerden biri de sanal kumar bağımlılığıdır.
Teknolojinin karanlık yüzü:
Sanal kumar
Dijitalleşmenin hız kazandığı çağımızda sosyal medya platformları, yalnızca birer iletişim aracı olmaktan çıkarak kumar şirketlerinin dev pazarlama sahalarına dönüştü. Reklamlar, oyunlaştırılmış uygulamalar ve eğlence kılıfına sokulmuş içerikler, bireyleri bağımlılığın içine çekiyor. Özellikle çocuklar ve gençler, bu denetimsiz içeriklerin en savunmasız hedefleri hâline geliyor.
Sanal kumar yalnızca maddi kayıplara yol açmakla kalmıyor, bireylerin psikolojik ve sosyal dengelerini altüst ediyor. Özellikle sosyal medya aracılığıyla normalleştirilen bu tehdit, toplumun bilinçlendirilmesini ve güçlü denetim mekanizmalarının oluşturulmasını her zamankinden daha gerekli hâle getiriyor.
Sanal kumar bağımlılığı döngüsü
Sanal kumar bağımlılığı, kişinin kumar oynama davranışını kontrol edemediği, zamanla alışkanlıklarının günlük yaşamını ele geçirdiği bir problem olarak kendini gösterir. İlk başlarda keyif almak veya eğlence amacıyla yapılan bu faaliyet, bir süre sonra kişinin daha büyük miktarlarla ve daha sık oynamaya başlamasına yol açabilir. Kumara ayrılan zaman ve harcanan para arttıkça bağımlılığın etkileri daha belirgin hâle gelir.
Bağımlılığın ilk işaretlerinden biri, kişinin artık kumar oynamaktan eskisi gibi keyif almamasına rağmen, yoksunluk hissini bastırmak için oynamaya devam etmesidir. Oynayamadığında huzursuzluk, gerginlik ve içsel bir sıkıntı hâkim olur. “Bu kez son.” diyerek başlayıp bir daha bırakamama döngüsüne girer ve kişi, birçok kez bırakmayı denese de kısa sürede yeniden başlamaktan kendini alıkoyamaz. Zamanla kumar oynama süresi ve harcamaları kontrolsüz bir şekilde artar.
Kişi, “Belirlediğim miktarı oynayıp bırakırım.” dese de bu sınırı aşar ve kumarın etkisi hayatının diğer alanlarına yayılmaya başlar. Aile ilişkileri zarar görür, iş performansı düşer ve sosyal çevresiyle olan bağlantıları zayıflar. Tüm bunlara rağmen, kişi kendini kumar oynamaktan alıkoyamaz ve sürekli bir şekilde bu davranışa geri döner. Bağımlılık geliştikçe kişi kumar oynadığını, kaybettiği parayı ve yaşadığı problemleri gizlemek için sık sık yalan söyler. Sanal kumar bağımlılığının en belirgin özelliklerinden biri de kişinin zihninin sürekli kumarla meşgul olmasıdır. Oynadığı oyunları, kayıplarını nasıl telafi edeceğini veya yeni para kaynaklarını planlayarak vakit geçirir. Bu süreçte kumar artık sadece bir eğlence değil, hayatın merkezine oturan bir sorun hâline gelir. Şu hâlde en doğru yaklaşım kumara hiç bulaşmamaktır.
Bağımlılıkla mücadelede Yeşilay’ın rolü
Bağımsızlığı ve sağlıklı yaşamı bir arada savunan Yeşilay, bugün de teknolojinin getirdiği bağımlılıklarla mücadeleye öncülük ediyor. Sanal kumar bağımlılığı konusunda farkındalık artırma çalışmaları yürüten Yeşilay, bireylerin bu tehlikeli döngüden kurtulmaları için çözüm odaklı projeler hayata geçiriyor. Özellikle gençlerin bağımlılıklardan uzak, umut dolu bir geleceğe adım atmaları için eğitici kampanyalar düzenliyor, destek hizmetleri sunuyor ve toplumu bilinçlendirmek için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.
Bağımlılıklarla mücadele alanında faaliyet gösteren Yeşilay, Türkiye genelinde hayata geçirdiği projeler ve sunduğu hizmetlerle toplum sağlığını korumayı ve bağımlılıkların önüne geçmeyi hedefliyor. 120 şubesi ve geniş gönüllü ağıyla, alkol, tütün, madde, kumar ve teknoloji bağımlılıklarına karşı farkındalık çalışmalarından müdahale hizmetlerine kadar birçok alanda etkin bir şekilde çalışmalar yürütülüyor.
Sanal kumar bağımlılığı ile nasıl mücadele ediliyor?
Kumar bağımlılığı, bireyin ruh sağlığı, aile düzeni ve ekonomik durumu üzerinde yıkıcı etkiler oluştururken toplumun geneline yayılan bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Patolojik kumar oynama olarak da bilinen bu bağımlılık, birey ve yakın çevresinin yaşamını olumsuz etkileyen ilerleyici bir bozukluk.
Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM), 2021 yılından bu yana kumar bağımlılığıyla mücadelede önemli bir görev üstleniyor. Alanında uzman ekiplerin rehberliğinde sunulan bu danışmanlık hizmeti, bireylere ve ailelere yönelik çok yönlü bir destek programını içeriyor. 16 yaş ve üzerindeki bireylere sağlanan bu hizmet, küçük yaştaki bireylerin durumunda ailelere danışmanlık verilmesiyle geniş bir kitleye ulaşmayı hedefliyor. Yerel düzeyde kurum ve kuruluşlara yapılan kumar bağımlılığına yönelik sunumlar, radyo programlarına katılım, bilimsel çalışmalar gibi faaliyetler ve tanıtım videolarıyla birlikte YEDAM tanınırlığı artırılarak kumar bağımlılığı problemi olan kişilere ulaşılmaya çalışılmaktadır.
Kapsamlı tedavi süreci
YEDAM’daki danışmanlık süreci, kişiye özel planlamalarla yürütülüyor. İlk görüşmeler 90 dakika, devam seansları ise 45 dakika olarak belirleniyor. Tedavi kapsamında;
Farkındalık kazandırma,
Psikoeğitim,
Risk faktörlerinin belirlenmesi,
Para yönetimi,
Kriz yönetimi gibi başlıklar ele alınıyor.
Ayrıca bireylerin ve ailelerin katılımıyla gerçekleştirilen grup terapileri, tedavi sürecinin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Yeni bir başlangıç için odak noktasını değiştirmek
Sanal kumar bağımlılığından kurtulmanın ilk ve en önemli adımı, kişinin problemli davranışının farkına varması ve bağımlı olduğunu kabul ederek bu durumdan kurtulmaya karar vermesidir. Bu farkındalık, iyileşme sürecinin temel taşını oluşturur. Bağımlı birey, aldığı bu kararı yakın çevresiyle paylaşarak gerekli tedavi yöntemlerine başlamak için harekete geçebilir. Kişinin odak noktasını değiştirmesi de oldukça önemlidir. Hayatta bir konuya ne kadar çok önem verilir ve o konu hayatın merkezine konulursa kurulan duygusal bağ da o kadar artar.
Bağımlılıkla mücadelede atılacak somut adımlardan biri, sanal kumar sitelerindeki tüm üyelikleri iptal etmektir. Bu adım, bağımlının eylemlerinin önüne bir set çekerek caydırıcı bir etki yaratır. Tekrar üyelik açılmasını önlemek adına, bilgisayar ve telefondan bu sitelere erişimi kısıtlayıcı önlemler alınabilir.
Özellikle çevrim içi oyunlarda fiziksel para yerine kart kullanımı, yatırılan miktarın büyüklüğünü göz ardı etmeye neden olur. Eğer bağımlı kişi öz kontrolünü sağlamakta zorlanıyorsa bütçe kontrolünü geçici bir süre bir yakınına devretmesi önerilebilir. Bu süreçte kişi, yapacağı tüm harcamalarda yakınına danışarak hareket edebilir. Bağımlılık sürecinde çevrenin desteği büyük bir motivasyon kaynağıdır. Kişi, aldığı kararı tüm yakınlarına açıklayarak onlardan anlayışlı ve destekleyici olmalarını talep edebilir. Sosyal çevre, bağımlılığı bırakma sürecinde kişiyi cesaretlendirmeli ve yalnız bırakmamaya özen göstermelidir.
Tüm gününü çevrim içi kumar ve bahis sitelerinde geçiren bir kişi, büyük ölçüde kumara bağımlı hâle gelmiştir. Bu nedenle, kişinin günlük yaşamında ortaya çıkan boş vakitleri farklı ve faydalı ilgi alanlarıyla doldurması sağlanmalıdır. Kişinin odak noktasını olumlu ve üretken çabalara yönlendirmesi, bağımlılıktan kurtulma sürecini hızlandıracaktır.
Bağımlılıklara karşı asırlık tecrübe: Yeşilay
Yeşilay Danışmanlık Merkezleri (YEDAM), bağımlılıkla mücadelenin önemli bir yapı taşı olarak dikkat çekiyor. Türkiye’nin 81 ilinde ve KKTC’de faaliyet gösteren 107 YEDAM, bağımlılıkla mücadele eden bireylere ücretsiz psikososyal destek sağlıyor. Bunun yanı sıra Bursa ve Diyarbakır’daki Rehabilitasyon Merkezleri, bağımlı bireylere yatılı tedavi imkânı sunarak topluma yeniden kazandırılmalarını amaçlıyor. Farkındalık oluşturmanın ötesine geçerek özellikle gençlere yönelik eğitim programlarıyla bağımlılıkları önleme çalışmaları yürütülüyor. Türkiye Bağımlılıkla Mücadele (TBM) Eğitim Programı, Okulda Bağımlılığa Müdahale (OBM) ve Yeşilay Yaşam Becerileri Eğitim (YYBE) Programı gibi projelerle her yıl milyonlarca çocuğa, gence ve yetişkine ulaşılıyor.
Kültürel ve eğitsel alanda da önemli adımlar atan Yeşilay, uzun yıllardır yayın hayatını sürdüren Yeşilay Dergisi, Mavi Kırlangıç ve Yavru Kırlangıç gibi yayınlarla toplumun her kesimine hitap ediyor. Akademik alanda ise uluslararası standartlarda yayınlanan ADDICTA dergisi ile bağımlılık konusundaki araştırmalara katkı sağlıyor.
Sporun bağımlılıkla mücadeledeki önemini vurgulayan Yeşilay, Yeşilay Spor Kulübü çatısı altında 110 spor kulübüyle gençleri spor aracılığıyla bağımlılıklardan uzak tutmayı amaçlıyor. Ayrıca düzenlediği bisiklet turları ve spor turnuvalarıyla sağlıklı bir yaşam tarzını teşvik ediyor.
Uluslararası platformda da aktif bir rol üstlenen Yeşilay, 97 ülkede sürdürdüğü çalışmalarla bağımlılıkla mücadelede küresel iş birliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Azerbaycan, Brezilya, ABD ve Kosova gibi farklı coğrafyalarda yürütülen projeler, uluslararası toplumun bağımlılık sorununa dikkat çekiyor.