Makale

ADIM ADIM OKUL

ADIM ADIM OKUL

Hürrem IRMAK

Pedagog

Anne babaların sabırsızlıkla beklediği okula başlama çağı çocukların zihinlerinde unutulmaz hatıralar olarak kalıyor. Bu ilk ayrılışın olabildiğince kolay geçmesi için anne babalara bazı görevler düşüyor.

Okula uyum sürecinde çocuklarda sıklıkla karşılaşılan sorunlar anne babadan ayrılamama, servisle okula gelen çocuklarda araca binmek istememe, sınıfa girmeme, sınıfın girişinde anne babanın beklemesini isteme, gün boyunca yemek yememe, etkinliklere katılmama, devamlı olarak “Annem ne zaman gelecek?” gibi sorular sorma şeklinde ortaya çıkar.

Evinden ilk defa ayrılan çocuğun artık sevilmediğini, istenmediğini; bu yüzden okula gönderildiğini düşünmesi de oldukça doğaldır. Bu düşüncelerin ortaya çıkmasını engellemek için anne babaların, çocuklarını zihinsel ve duygusal olarak okula hazırlaması gerekir.

Zihinsel Hazırlık

Okul, çocuk için oldukça yabancı bir ortamdır. Yaşı itibarı ile yer ve zaman kavramlarını somutlaştıramayan çocuk, okuldaki ilk günlerinde belirsizlikle birlikte yoğun bir kaygı hisseder. Evinin nerede olduğunu, okulda ne kadar süre kalacağını bilemeyen çocuğun zihnindeki en büyük soru işareti ise akşam annesinin onu almaya gelip gelmeyeceğidir.

Tüm bu korkuların giderilmesi için çocuk, zihinsel olarak okula hazırlanmalıdır. Okulda neler yapılacağı hakkında tüm olumlu bilgiler çocuğa aktarıldıktan sonra çocukla birlikte okul gezilmeli, öğretmenlerle beraber tanışılmalıdır. Aralıklarla yapılan okul ziyaretleri ile çocuğun sınıfını, kullanacağı mekânları görmesi, okul personeli ile tanışması yaşayacağı ayrılık kaygısının giderilmesinde oldukça faydalı olacaktır. Bu ziyaretlerin mümkünse yürüyerek yapılması, çocuğun okul ve evi arasındaki mesafeyi algılamasını sağlayıp kendini evine ulaşamayacağı bir uzaklıkta hissetmesini engellemiş olur.

Okul hakkında genel bilgiler verilirken gidiş geliş saatleri hakkında konuşulup çocuğun anlayacağı terimlerle okulda ne kadar kalacağı, kiminle eve döneceği belirtilmeli ve o süreyi geçirmeden çocuk okuldan alınmalıdır.

Duygusal Hazırlık

Zihinsel hazırlık aşamasından sonra çocuk, okula duygusal olarak hazırlanmalıdır. Çocuğun korkularına karşı küçümseyici, alaycı ve kıyaslayıcı bir tavır takınılması bu korkuların büyümesine sebep olabilir. Anne ve babalar çocuklarına kendi okula başlama süreçlerini anlatarak onların duygularını ifade etmesine yardımcı olmalıdırlar.

Bunların dışında çocuğu okula hazırlarken yapılması tavsiye edilenler şunlardır:

●• Okula başlayan bir çocuğu konu alan hikâye kitaplarının okunması

• Yaş olarak çocuğa yakın olan başka çocukların olumlu okul deneyimlerinin paylaştırılıp çocuğun okula özendirilmesi

• Okullar açılmadan birkaç hafta önce günlük yaşamın daha kurallı hâle getirilip uyku saatlerinin okula göre düzenlenmesi

• Çocuğun okula başladığı ilk günlerdeki başarılarının yakından takip edilerek teşvik edilmesi, sevdiği yiyecekler vb. şeyler hazırlanarak olumlu yönde pekiştirilmesi

• Okul dönüşünde gün içinde neler yapıldığının karşılıklı olarak paylaşılıp anne ve babanın da çocuğuna onu özlediğini ifade etmesi

• Ebeveyn ile beraber hazırlanan kek kurabiye gibi bir yiyeceğin okula götürülüp çocuğun arkadaşları ile paylaşmasının sağlanması

• Çocuğa duygusal güven veren küçük bir oyuncağın veya eşyanın yanında olması

Tüm bunların yanında anne babaların okulun ilk günü kararlı ve sabırlı olması, sakin bir tutum sergilemesi gerekir. Anne ve babanın kaygılı bir yüz ifadesi takınması çocuğun paniklemesine ve kaygısının artmasına sebep olur. Çocuğun daha az bağımlı olduğu ebeveyni ile okula gelmesi uyum sürecini kolaylaştırır.

Ebeveyn çocuğa onu nerede beklemesini istediğini sorduktan sonra okula alışana kadar yanında olacağını belirtmeli, sonra çocuğun istediği yerde beklemelidir. Ardından çocukla anlaşarak kademeli olarak bekleme mesafesi arttırılmalıdır. Beklemeye sınıf kapısının önünde başlandıysa bekleme bahçeye, ardından eve kadar taşınmalıdır. Uzaklaşmayı gerçekleştirirken asla yalan söylenmemeli, bekleneceği söz verilen yer ve beklenecek süreye riayet edilmeli, çocuğun güveni sarsıldığı anda uyum sürecinde ciddi zorluklarla karşılaşılacağı unutulmamalıdır.

Çocuğun okulu reddetmesi durumunda anne baba ve diğer aile bireyleri ortak bir tutum sergilemeli, uyum içinde hareket etmelidir.

Uyum sorunları hafta başından hafta sonuna doğru azalsa da hafta sonu evde geçirilen zamandan sonra tekrar artış gösterebilir. Bu zaman diliminde anne baba kararlı ve sakin duruşundan taviz vermemeli, çocukla güç savaşına girmekten de yalvarır bir tutumla okula gitmesini istemekten de kaçınarak dengeli bir tavır izlemelidir.

Okula uyum ile ilgili karşılaşılan zorluklarda okul rehberlik servisine başvurulması gerektiği unutulmamalıdır.