Makale

PEYGAMBER YUVASINDA BİR GÖNÜLLÜ HİZMETKÂR

PEYGAMBER YUVASINDA BİR GÖNÜLLÜ HİZMETKÂR

Arş. Gör. Ayşe SAĞLAM
Amasya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi

Enes b. Mâlik (r.a.) anlatıyor: Annem Ümmü Enes beni Resulüllah’a (s.a.s.) getirdi. Başörtüsünün yarısını altıma, yarısını da üstüme giysi yapmıştı. “Ey Allah’ın Resulü! Bu, oğlum Enesçiktir. Onu sana hizmet etsin diye getirdim. Onun için Allah’a dua et.” dedi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz, “Allah’ım! Onun servetini de çoluk çocuğunu da çoğalt” diye dua etti

(Müslim, Fedâilü’s-sahâbe, 143).

Enes b. Malik hicretten on yıl önce Medine’de dünyaya gelmiş bir çocuktur. Ailesi iki köklü Arap kabilesinden olan Hazrec’in Neccaroğulları koluna mensuptur. Babası Malik b. Nadr Müslüman olmayı reddetmiş, eşi Ümmü Süleym Sehle bnt. Milhân (r.a.) ve akrabalarının İslam’a girmesine tepki olarak Şam’a gitmiş ve burada ölmüş olduğuna dair bilgi bulunmaktadır.

Enes b. Malik (r.a.), Hz. Peygamber (s.a.s.) Medine’ye hicret ettiğinde on yaşında bir çocuktur. Annesi Enes b. Mâlik’i elinden tutarak Resulüllah’ın (s.a.s.) huzuruna getirmiş ve “Ya Resulallah, ben fakir bir kimseyim sizlere yardımcı olabilecek imkânım yok. Bu oğlumdur, yardım etmek ve hizmetinizde bulunmak üzere onu sizlere bırakıyorum. Kabul ediniz” demiştir. Enes b. Malik bu tarihten itibaren Hz. Peygamber’in (s.a.s.) vefatına kadar on yıl boyunca hizmet etmesi nedeniyle “Hâdimu’n-Nebî” lakabını almıştır.

Enes b. Malik uzun yıllar Hz. Peygamber’in (s.a.s.) terbiyesinde yetişmiştir. Annesi Ümmü Süleym’in ricası üzerine Allah’ın Resulü (s.a.s.) Enes’e (r.a.) ömrünün uzun, evladının çok ve malının bol olması için dua etmiştir. Bazı rivayetlere göre ise Enes b. Malik’in cennete girmesi için de duası bulunmaktadır. İşte bu güzide dualara mazhar olan Enes (r.a.) yüz yıldan fazla ömür sürmüş, kendi soyundan yüz yirmiden fazla kişinin vefat ettiğini görmüş (Buhârî, Savm, 61) ve bahçesindeki ağaçlar yılda iki defa meyve vermiştir (Tirmizî, Menâkıb, 45). Rivayetlere göre aldığı duaların feyzi ile kuraklık zamanlarında mahsullerin zarar gördüğü kendisine iletilince dua etmiş ve yağmur yağdığına şahit olunmuştur.

Enes b. Malik’in mümeyyiz iki vasfı bulunmaktadır. Yüzyıldan fazla yaşaması nedeniyle “muammerûn”, çok hadis rivayeti sebebiyle ise “müksirûn”dan sayılmaktadır. Bu özellikleri nedeniyle Hz. Peygamber’in (s.a.s.) hizmetinde bulunduğu yıllar içerisinde ondan pek çok hususu öğrenmiş ve gelecek nesillere aktarmıştır. Öyle ki Resul-i Ekrem’in insanlara özellikle de çocuklara karşı muamelesine dair bilgileri kendisinden öğrenmekteyiz. Onun çocuklara karşı sonsuz hoşgörüsüne dair pek çok bilgi Enes (r.a.) sayesinde bize ulaşmaktadır. Hazar ve seferde Resulüllah (s.a.s.) ile birlikte olduğunu, bu vakitler içinde zaman zaman Onun istediği gibi davranmadığı hâlde bir defa bile azar işitmediğini kendisi anlatmaktadır. Bazen herhangi bir hatası üzerine Enes’i uyaracak olan hanımlarına “Bırakın çocuğu! O, Allah’ın dilediğinden başka bir şey yapmamıştır” diye ortamı teskin ettiği bilgisi bulunmaktadır. Resulüllah’ın (s.a.s.) hayatında çocuklara olan engin müsamahasının pek çok örneğine şahit olmaktayız. Enes b. Mâlik anlatıyor: “Resulüllah’a (s.a.s.) on sene hizmet ettim. Vallahi bana bir kez olsun öf bile demedi. Herhangi bir şeyden dolayı ‘Niçin böyle yaptın?’ ya da ‘Şöyle yapsaydın ya!’ diye azarlamadı.” demiştir (Müslim, Fedâil, 51). Kâinatın Efendisi çocuklara kızmaz, yaramazlıklarını görmezden gelir (Buhârî, Edeb, 39), yapmış oldukları hataları şefkat ve öğütle düzeltmelerine fırsat verirdi (Ebû Dâvûd, Cihâd, 85).

Resul-i Ekrem (s.a.s.), küçük Enes’e (r.a.) “yavrucuğum” diye hitap eder, bazen de “zü’l-üzüneyn” (iki kulaklı) diye şaka yaparak severdi. Sevgi yuvasında yetişen Enes b. Mâlik’in (r.a.) hayatında hem çocuklara edilen özel duaların yansımasını hem de bu dua haresinin huzura dönüşüp küçük bir çocuğun ömrünü nasıl kuşattığını görüyoruz. Tanıştığı vakitten ömrünün sonuna kadar hizmetkârı olduğu Efendimiz’in huzur dolu yuvasında yetişmiş, Onun refik-i âlâya intikalinden sonra ise kendisini çok özlediğini, geceleri rüyasında gördüğünü ve huzuruna çıkarak “Ya Resulallah, küçük hizmetkârın geldi” demeyi arzu ettiğini ifade etmiştir. Hz. Peygamber’den “Küçüklerimize şefkat, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir” (Tirmizî, Birr, 15) rivayetini aktaran Enes (r.a.) bizzat bu hadisin yaşayan mümessili olmuştur.

Kendisine edilen duanın hürmetine uzun ömür süren ve bu ömrü ilimle donatan Enes b. Malik hicretin 93. yılında Basra’da en son vefat eden sahabî olmuştur. Küçüklüğünden itibaren Peygamber ocağında yetişen sahabe hayatını Hz. Peygamber’i (s.a.s.) örnek alarak geçirmiş, Ondan pek çok ilim tahsil etmiş ve kendisinden sonrakilere de bu bilgileri ulaştırarak zengin bir ilmî miras bırakmıştır.