Makale

MUHSİN KARA: “Gönülden çıkan bir sesin, yine bir gönül kapısını çalması kaçınılmazdır.”

MUHSİN KARA:
“Gönülden çıkan bir sesin, yine bir gönül kapısını çalması kaçınılmazdır.”

Söyleşi: Mehmed Feyzi KILIÇ

Okuduğunuz ezan Youtube’da 2 milyondan fazla kimse tarafından izlendi. Müslümanları huzura çağıran ve kalplere inşirah veren ezanı okurken hangi duygular sizin gönlünüzün kapısını çalıyor?

Sadece “gönül kapısı” ifadesi kendi başına çok büyük bir anlam taşır. Çünkü gönülden çıkmayan bir nidanın kulak perdelerini aşarak gönül kapılarını çalmasını beklemek anlamsız olur. Malumunuzdur ki Hz. Bilal (r.a.), İslam’ın ilk müezziniydi. Onun insanları ilk defa mescide davet ederken dile getirmiş olduğu ifadeler insanların gönlünde öyle bir yankı bulmuştu ki onu duyan herkes kendini mescidin yolunda bulmuştu. Bu anlamda ezanın lafzında geçen “Haydi namaza, haydi kurtuluşa…” ifadeleri mana olarak derununda birçok anlam taşır. Çan sesi ile veya başka bir çağrı aracı ile dinini değiştiren, benliğinden geçen herhangi bir kimseye rastlayamazsınız ama ezanla ruhunda İslam’ın nurunu hisseden, gönül kapısının tokmağı tekbirlerle vurulan birçok kişinin İslam’la şerefyab olduğu herkesçe malum olan bir gerçektir. İşte gönülden çıkan bir sesin, bir nefesin yine bir gönül kapısını çalması kaçınılmazdır. Yeter ki sura üflenince cansız bedenlerin dirileceğine inandığımız gibi toza toprağa bulanmış inanışların İslam dini ile tanışmasına vesile olabileceğine inanalım. Hz. Bilal’in çağrısı gibi insanları kurtuluşa davet ederken bir gönül kapısını çalabileceğimin bilincinde olarak ezanı okumam gerektiği düşüncesi ve duyguları beni sarar durur.

Osmanlı döneminden günümüze kadar ezan hep belirli makam ve kalıplar çerçevesinde okunagelmiştir. Siz ise farklı makamları ezanda uyguluyorsunuz. Ezanı farklı bir makam ve tavırda okumanız insanlar nezdinde nasıl bir karşılık buluyor?

Osmanlı döneminden günümüze değin kalıplaşmış beş farklı makam kullanılmaktadır. Ezanı bu makamların dışında farklı makam ve tavırlarda okumamız, bazı kimselere hoş görünmese de farklı makamlarla ruhuna, kutsiyetine halel getirmemek kaydıyla okuduğum ezanın pek çok kişiyi etkilediğini müşahede ettim. Çünkü her insanın ruhuna dokunan bir makam vardır ve bu makamlar kalıplaşmış beş farklı makamın dışında olabiliyor. Hatta eski dönemlerde kişilerin özelliklerine göre farklı makamlar tercih edilerek ruh hastalıklarının tedavi edildiği bilinen bir gerçektir. Ezan okurken farklı makamlar tercih etmem, sürekli camiye gelen cemaatin dışında farklı makamlarla bestelenmiş eserleri dinleyen birilerini, camiye davet etmek maksadıyladır. Mesela Muhayyer Kürdi makamında bestelenen bir eseri dinleyen bir kişiyi davet ederken kendisinin aşina olduğu ve gönül teline dokunan bu makamı tercih ettiğiniz zaman onun kalbinde farklı bir çağrışım yapar ve bu onu istemsizce sesin geldiği yöne doğru çeker. Hızlı akan bir trafiğin olduğu caddede, kaldırım dibinde açan çiçeğin verdiği hayret nasılsa yine hızlı akan dünya trafiğinde farklı bir tını aynı çağrışımı yapar insanların gönlünde. Bu vesileyle hiç etkilenmesini beklemediğiniz insanların namaza başlaması, Kur’an öğrenmesi, Mevla’ya yönelmesi anlattıklarımın ispatı mahiyetindedir âdeta.

Gerek Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nda dereceye girmeniz gerek çeşitli sosyal paylaşım sitelerinde çokça videonuzun beğenilmesi cemaatiniz özellikle de gençler tarafından nasıl karşılandı ve ne gibi olumlu çalışmalara kapı araladı?

Tabii olarak milyonların teveccühünün sizi mutlu ettiği bir gerçek. Gelen yüzlerce mesajın içerisinde birçoğunun namaza ve Kur’an öğrenmeye başladığını öğrenmek insanı çok mutlu ediyor. Zira bu mutluluk, Efendimizin bir insanın hidayetine vesile olmanın sahralar dolusu kızıl tüylü develeri Allah yolunda infak etmekten daha hayırlı olduğu bilincinden ileri gelmektedir. Genç kardeşlerimizin, okuduğumuz ezanları taklit ettiklerini bize ulaşan mesajlarda görmenin hazzını anlatamam. Aslında bu işin en güzel yanı da insanların sizi ezanla, Kur’an’la tanıyor olmasıdır. Rabbimden, bu lütfa layık olmamız için bizi ihlas ve samimiyetten bir an bile olsa ayırmamasını niyaz ediyorum.

Türk dinî musikisinde bir eğitim sistemi olan “meşk” ortamlarında bulunmanın katkılarından kısaca bahsedebilir misiniz?

Meşk ortamının dinî musiki eğitiminde şüphesiz pek çok faydası vardır. Bunlardan birkaçını kısaca özetleyecek olursak birincisi, talebenin taklit kabiliyetinin gelişmesine yardımcı olur. Zira meşk sistemi, karşıdan gelen sese bir cevap ihtiyacı doğuracağından okuyucuyu yeni nağme arayışları içerisine sokar ve zorlandığı yerde karşıdan gelen sese aynı şekilde icabette bulunur. İkincisi, kendisinde bulunan eksiklikleri veya tam aksine fazlalıkları görmesini sağlar. Sonrasında meşk ortamında fark ettiği eksikliklerin üzerine gitmesine ve kendisini daha çok geliştirmesine yardımcı olur. Üçüncüsü, meşk ortamındaki atmosferin vermiş olduğu heyecan kendisinde daha önce hiç rastlamadığı güzellikleri keşfetmesini sağlar. Bu keşif moral motivasyon anlamında kişide okuyabilme içgüdüsünü ortaya çıkarır. Dördüncüsü ve bana göre en önemlisi okuduğu şey her ne olursa olsun nasıl okunması gerektiğini öğretir. Tabii sizinle meşk eden kişinin burada liyakat sahibi olması ve bu işte ehil olması, gelişiminiz açısından çok büyük bir önem arz eder.

Öz Geçmiş

Muhsin Kara, 1990 yılında Van’ın Erciş ilçesinde doğdu ve ilk ve orta öğretimini burada tamamladı. İlk kıraat eğitimini Merhum Ali Başol Hocaefendi’den ilk makam eğitimini de Gaziantep Merkez Camii imam hatibi Ahmet Hüsrev Tunçer Hoca’dan almıştır. Lise yıllarının hemen akabinde ise Neyzen Ahmet Şahin’den İstanbul tavrı üzerine Kur’an-ı Kerim, ezan ve makam dersleri aldı. Daha sonra 2010 yılında lisans ve Arapça eğitimi için gittiği Mısır’da tanıştığı Yasir Abdulbasid Abdussamed, Muhammed Tuhi, Dr. Ahmet Naina gibi güzide Kur’an okuyucularından Arap tavrı üzerine Kur’an ve kıraat eğitimi alarak usta okuyucularla birebir meşk etme imkânı buldu. 2010’da Türkiye Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nda, 2016’da TRT’de düzenlenen Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nda, 2018’de İran’da 130 ülkenin katıldığı yarışmada dereceler kazandı. 2016-2017 yıllarında, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Konservatuarında solist olarak görev aldı. “Âlemin Efendisi (Mefhare Âlem)” , “Âşikîn”,“Âşıklar Ölmez” adlı Türkçe, Farsça ve Kürtçe seslendirdiği albümleri bulunan Kara, evli ve iki çocuk babası olup Sivas’ın Şarkışla ilçesinde imam hatip olarak görev yapmaktadır.