Makale

ERENDİZ VEYA MÜŞTERİ YA DA JÜPİTER

ERENDİZ VEYA MÜŞTERİ YA DA JÜPİTER

Muhammed Kâmil YAYKAN

O güneş sisteminin en büyük gezegenidir. Bilinen tam 79 uydusu vardır. Kimileri onu Müşteri ismiyle bilir, kimileri ise koskoca kırmızı gözünden tanır. Halkaları, uyduları ve muazzam manyetik çekim gücüne sahip dev bir gaz bulutu olan Erendiz’in hepimizce bilinen ismi tabii ki Jüpiter’dir.

Jüpiter’in Güneş Sistemimizin doğuşu ve işleyişi hakkında pek çok bilgiyi barındırdığına inanılıyor. Bundan dolayı o, bilim insanları tarafından uzun yıllardır merakla ve ilgiyle inceleniyor.

Jüpiter, hem yapısı hem de uyduları ile minyatür bir güneş sistemidir aslında. Yani âlem içinde âlemdir. Neden mi? Merkezde koskoca bir gaz kütlesi var ve bu kütlenin inanılmaz çekim gücü sayesinde pek çok uydu onun etrafında dönüyor. Bu sahne de bizlere bir yerden tanıdık geliyor. Dolayısıyla uzmanlar Güneş’in yaklaşık binde bir kütlesine sahip olan Jüpiter’i “yıldız olmayı başaramamış bir gök cismi olarak” tanımlıyor.

Jüpiter’in en bilinen uydularından dördü, bundan neredeyse 400 yıl önce Galilei tarafından keşfedilmiştir. İo, Europa, Ganymede ve Callisto’ya gelişen teknoloji ile zaman içinde pek çok uydunun eşlik ettiği tespit edilmiştir. Bizim Ay’ımız kadar meşhur olmasa da Ganymede, Güneş Sistemimizin en büyük uydusudur. Öyle ki Güneş’e en yakın gezegen olan Merkür’den büyüktür.

BİLİYOR

MUSUNUZ?

• Jüpiter, tarih boyunca insanoğlunun hep odağında olmuştur. Şöyle ki Jüpiter, Güneş etrafındaki bir tam turunu 12 yılda tamamlar. Başta 12 Hayvanlı Türk Takvimi olmak üzere içinde 12 yıl geçen tüm arkaik takvim sistemlerinde Jüpiter’in etkisi büyüktür.

• Jüpiter’i diğer gezegenlerden ayıran bir diğer özellik de alışılmışın dışındaki manyetik çekim gücüdür. Dünya’nın çekim gücünün 19 bin katı bir manyetik kuvvete sahip Jüpiter’in çekim gücü öylesine büyüktür ki Güneş Sistemimizdeki uzay çöplerinin büyük bir kısmını tek başına temizler.

• Katı bir yüzeye sahip olmayan Jüpiter’in kendi ekseni etrafındaki dönüşü de kendi içinde farklılık gösterir. Gezegenin ekvatorundaki bir tam tur 9 saat 50 dakika sürerken bu süre gezegenin kutuplarında 9 saat 55 dakika olarak ölçülür.

• Son olarak Jüpiter’in dev kırmızı gözünden bahsedelim. Literatürde “Büyük Kırmızı Leke” adıyla bilinen bu göz biçimindeki oluşum, içine tam dört tane Dünya’nın sığabileceği büyüklükte bir antisiklonik fırtınadır. Ne zaman başladığı bilinmeyen bu yüksek basınç fırtınası ilk olarak 1664 yılında İngiliz gökbilimci Robert Hooke tarafından gözlemlenmiştir ve yaklaşık 357 yıldır kesintisiz olarak devam etmektedir. Büyük Kırmızı Leke öylesine güçlü bir fırtınadır ki rüzgâr hızı saatte 432 km’ye kadar ulaşabilmektedir.