Makale

ÂYİNE “Hikmet Aynasından Yansımalar”

ÂYİNE
“Hikmet Aynasından Yansımalar”
Mustafa Mirza DEMİR
Nefsin kötü huylarının terbiye edilmesini ve İslam’ın güzel ahlakıyla bezendirilmesini öğütleyen tasavvufun ve sufi şiirinin bir adı da hikmettir. Sözlüklere müracaat ettiğimizde, hikmet kelimesinin felsefe, tefekkür, sezgi gücü, itidalli düşünce, uygulama ve tecrübeyle edinilen doğru bilgi, hakka uygun düşen söz, iş ve sözlerde isabetli olma, düşünce planında kalmayıp eyleme dönüşen yararlı ve derin bilgi vb. manaları karşımıza çıkmaktadır. Kur’an’da ise bu kelime muhtelif ayetlerde öğüt, anlama, bilgi ve akli deliller, Kur’an’ın yorumu, sünnet ve peygamberlik gibi anlamlarıyla kullanılmıştır.

Mevlana Celalettin Rumi’nin Mesnevi’si, Hoca Ahmet Yesevi’nin Divan-ı Hikmet’i gibi tasavvuf edebiyatımızın klasikleri diyebileceğimiz eserler var. İbn Ataullah İskenderi’ye ait Hikem-i Ataiyye de bu irfan yüklü bulutlardan… Asırlar önce yazıldığı andan itibaren büyük bir teveccühle kabul görmüş, üzerine şerhlerin yazılması ve başka dillere tercüme edilmesiyle de geniş bir coğrafyada hak ettiği şöhreti yakalamış bu eser günümüze kadar evlerde, tekkelerde, sohbet meclislerinde okunmasıyla da bir gelenek hâlini almıştır. Hikem okuma geleneğini devam ettirme gayretinde olan güzel bir eser Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları arasında yerini aldı. Âyine –Hikmet Aynasından Yansımalar- adlı bu kitap Dr. Lamia Levent Abul’un, Diyanet Aylık Dergisi’nin aynı adlı köşesinde iki yıl süreyle kaleme aldığı 23 yazıdan müteşekkil. Tasavvufi hikmetlerin akıcı bir üslupla açıklandığı kitapta; Kalp Aynası, Hakikat Yolculuğu, Dostluk Makamı Namaz, Kahrın da Hoş Lütfun da Hoş, Mihnetle Gelen Rahmet, Korku ve Ümit Kanatların Olsun, İnsanın Aldanışı, Yalnız Allah’tan İste, Hataları Ört Güzeli Aşikâr Et, Amelleri Erteleme, En Hayırlı İstek, Ameline Değil Allah’a Güvenmek gibi başlıklar yer alıyor. Hakikat yolcusunun gönlüne hitap eden mektup tadında tasavvufi yazılar…

Sayılı Nefesler başlığı altında; “Her insanın bu dünyadaki nefesleri sayılıdır derler ey sâlik! Elhak doğrudur. Ecel vakti gelip de ölüm vaki olduğunda ömür sermayesini tüketmiş her fani gibi son nefesini verirsin. Artık dönüşü yoktur, ne bir nefes önce ne de sonra… Ömrün sermayesi olan nefesler bizlere verilmiş olan emanetlerdir. Her nefeste Cenab-ı Hakk’ın bizim için takdir ettiği nimet, bela, masiyyet ve taatten biri sâdır olur. Nimet takdir ettiğinde nasıl şükrü dilimize virt ediniyorsak bela ve sıkıntı isabet ettiğinde de nefeslerimizi sabır ve rıza ile bezemeli değil miyiz?...” cümleleriyle soluduğumuz nefeslerin dahi muhasebesini ve hakikatini bizlere hatırlatan kitabın ön sözünde yazarın dile getirdiği temennilere katılarak biz de son sözümüzü söylemiş olalım: “Kemalat yolundaki sâliklere iyi bir yol arkadaşı olacağını düşündüğümüz hikmetlerin, kalplerin tenvir ve tasfiyesine vesile olması temennisiyle siz değerli okurlarımızın istifadesine sunuyoruz.”