Makale

BİR YASTIKTA HUZUR

BİR YASTIKTA HUZUR

Prof. Dr. Ertuğrul YAMAN

Hayatı Anlamlandırmak

İnsanoğlunun dünya hayatı, sırlarla dolu. Bu sırları çözebilmek için geçici süreliğine geldiğimiz dünyayı, hayatı ve yaratılış gayesini doğru anlamak ve anlamlandırmak gerekiyor. Bütün bu anlamlandırma gayretleri, sanıldığı kadar da kolay değil. Birçok insanın ömrü, hayatı ve yaratılışı anlamlandırmaya yetmiyor. Hayatımız aslında belli döngü ve duraklardan oluşuyor: Doğum, düğün, meslek, işler güçler, yakınlar, arkadaşlar ve ölüm... Her şey aslında göz açıp kapayıncaya kadar olup bitiyor ama kendimize geldiğimizde çoğu zaman geç kalmış oluyoruz. Bu yazıda, kim bilir belki hayatın başında olan gençlere ve genç kalanlara yararlı olur düşüncesiyle hayatın önemli dönüm noktalarından birisi olan evlilikle ilgili görüş ve düşüncelerimizi paylaşacağız.

Önemli Bir Durak: Evlilik

Evlilik, insan hayatının en önemli kararı ve dönüm noktalarından biridir. Böylesine önemli bir kararda ne kadar hassas olunsa yeridir. Çünkü hayatımızın neredeyse tümünü kapsayan bu karar aşamasında, evlilik sürecinin başlangıcındaki tutum ve ilişkiler bir hayli önemlidir. Ailenin temelinde sevgi, saygı, hoşgörü, anlayış vb. değerler yer almalıdır. Temelleri sağlam atılan bir aile, hem aile bireyleri hem de toplum için önemli bir yapı taşıdır.

Temeli sağlam atılmayan veya bu nokta üzerinde durulmayan aileler ise, daha başlangıçta sonlanma yoluna girmektedir. Nitekim birçok evliliğin sonu, daha başından belli olmaktadır. Bu hususta halkımız arasında meşhur bir söz vardır: “Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.” Son yıllarda çoğu zaman gecikmeli olarak binbir zorlukla kurulan ailelerin sudan sebeplerle bir çırpıda yıkılması, genellikle aile yuvasının kurulmasındaki özensizlikten kaynaklanmaktadır. Oysa aile hayatımızı anlamlı kılan ve geleceğimizi belirleyen ömür sermayemizdir.

Evliliğe Giden Yolda

Günümüzde aileler kurulurken asıl belirleyicilerin evlenecek gençler olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu durum esasen, insan fıtratına uygundur. Zira bir ömrü birlikte yaşamayı düşünen gençlerin birbirlerini beğenmeleri ve ortak karar vermeleri makuldür. Ancak, gençlerin bu haklarını kullanırken hayatlarının en önemli kararlarını verdikleri gerçeğini unutmayarak anne ve babaları başta olmak üzere büyüklerin görüş ve düşüncelerini almalarında her açıdan yararlar vardır.

Büyüklerin hayat tecrübeleri son derece değerlidir ve parayla satın alınamaz. Hayatın bu en önemli kararı alınırken kendi evlatları için karşılıksız olarak kullanılacak bu tecrübelerden istifade etmemek, eşyanın tabiatına aykırıdır. Bir başka yönüyle, gençlerin yine en başta anne ve babalar olmak üzere büyüklerin rızalarını almalarında büyük bir hikmet vardır. Anne babaların rızası ve onayı olmaksızın kurulan ailelerin birçoğu ne yazık ki yarı yolda kalmaktadır. Nitekim atalar “Rızasız bağa girilmez.” derken çok önemli bir gerçeğe işaret etmişlerdir. Tam da bu noktada anne ve babalara da önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir. Bir anne ve babanın hayattaki en önemli işi, güzel evlat yetiştirmektir. Bu bağlamda anne ve babaların da kendilerini çok iyi yetiştirmeleri ve sonra da bu tecrübelerini çocuklarına aktarmaları gerekir. Anne ve babalar, çocuk yetiştirirken dünyanın en önemli işini yaptıklarını asla akıllarından çıkarmamalıdırlar. Çocuklarını duygu, düşünce, değer ve davranış bakımlarından olabildiğince yeterli ve becerili yetiştirmeye gayret etmelidirler. Evlilik kararlarında çocuklarına yardımcı olmaları, onları doğru yönlendirmeleri ve aslolanın gençlerin düşünceleri olduğunu unutmamalıdırlar. Dolayısıyla anne ve babaların zorlayıcı değil yönlendirici, dayatmacı değil anlayışlı olmaları en doğru yoldur. Burada ortak karar verilmesi en uygun olanıdır. Ancak ortaklık sağlanamazsa gençlerin duygularına saygı göstermek iyi bir yaklaşım olabilir. Ailenin kuruluş aşamasında gençlerle anne ve babalar arasındaki bu uyum, huzurlu bir yuvanın kurulmasına yardımcı olabilir. Aile içinde daha başlangıçta yaşanan uyuşmazlıklar ise sonun başlangıcını gösterebilir.

Eş Seçiminde Ölçütler

Ailenin temelleri atılırken son derece hassas ve dikkatli olunmalıdır. Temeldeki en küçük hata veya boşluk, ömür boyu bir problem olarak varlığını sürdürebilir. O sebeple hem evlenecek gençlerin hem de ailelerin olabildiğince makul davranmaları şarttır. Eş seçiminden tutun da dünürlük öncesi ve evlilik süreçlerinde tarafların anlayışlı, hoşgörülü ve yapıcı davranmaları gerekir. Alınan kararların istişareye dayalı şekilde ortaklaşa alınması en doğru olanıdır.

Her şeyden önce, gençlerden evlilik kararı alırken sağlıklı ölçütler kullandıklarından emin olmaları beklenir. Nitekim hayatın en önemli kararı verilmektedir. Ömür boyu aynı ortam paylaşılacak, hayatın güzellikleri ve sıkıntıları birlikte yaşanacaktır. Evlilik kararı verilirken çok ama çok iyi düşünmek ve değerlendirmek gerekir. Evlilik; çocuk masalı, çizgi film veya gençlik macerası değil, hayatın aslıdır. Evlilik kararına giden yolda mantık yerine duygu ve arzuların ön planda olması, çoğu zaman mutsuz evliliklere sebep olmaktadır.

Ailenin temeli atılırken ortak düşünce ve değer yargılarına da dikkat edilmelidir. Çünkü ortak veya yakın kültürlerde büyümüş çiftlerin uyumları daha kolay olmaktadır. Çiftler arasında duygu, düşünce, değer ve davranış ortaklığı, ailenin temelini sağlamlaştırmakta, yuvaya güven katmaktadır. Sözü edilen sağlamlığı ve güveni kazanmak için kullanılacak ölçütlerden biri de eğitim ve yaş bakımından eşler arasında bir uyumun aranmasıdır. Eşlerin eğitimleri ve yaş aralıkları olabildiğince birbirine yakın olmalıdır. Eşler arasında bu açılardan bir uyum bulunmazsa ailenin temeli sorunlu olabilir.

Eş seçiminde bir başka ölçü olarak sohbet arkadaşlığı dile getirilebilir. Eşlerin çoğu, karşıdakinin boyuna bosuna bakmaktan, sohbet uyumuna dikkat etmezler. Oysa eşler, en yakın sohbet arkadaşları olmalıdır. Eşinizle birçok konu üzerinde yapılacak sohbetin tadına doyum olmaz. Ahlaki güzelliğin kalıcı, fiziki güzelliğin geçici olduğunu bir kez daha hatırlatmakta yarar vardır.

Yalnızca eş değil, aynı zamanda çocuklarımıza anne veya baba seçtiğimizi de unutmamak gerekir. Çocuklarımıza yanlış seçeceğimiz anne veya baba, bizi ömür boyu pişmanlık içinde yaşatabilir. Ömür sermayemizin tatlı meyveleri olan yavrularımızı kime emanet edeceğimiz duygu ve düşüncesi, eş seçiminde önemli bir ölçüt olmalıdır.

Eş seçiminde elbette başka ölçütler de kullanılabilir. Doğru ve gerçekçi ölçütler kullanıldıktan sonra, karşımıza çıkan insanla bir ömür birlikte yaşayacağımız gerçeğiyle uyumlu olmak, ortak noktalarda buluşmak aslında mutluluk iksiridir.

Gönül Birliği

Ailenin temelinde esas olan gönüllerin birlikteliğidir. Göz beğenirse gönül sever, gönül severse birlikte yaşamaya değer. Gönüllerdeki uyumlu birliktelik ebedî huzurun yolunu açar. Gönülleri birleşenler, gönül diliyle konuşurlar. Birbirlerini kırmaz ve incitmezler. Kırıcı ve incitici sözler yerine susmayı ve kalp kırmamayı tercih ederler. Nitekim “Bazen kırılsam da susuyorum/ Kırmaktan korktuğum için.../ Mevla kalbi kırık eylesin de/ Kalp kıran eylemesin...” diye boşuna söylenmemiştir. Evliliğin temelindeki yersiz, anlamsız ve hoyrat tartışmalar, kimi zaman dinamit etkisi yapmaktadır. En iyisi, ya güzel söylemek ya da güzel susmaktır.

Aile, bu dünyada sığınabileceğimiz en güvenilir, en huzurlu limandır. İnsanı her türlü fırtınadan, her türlü dalgadan koruyan, huzur ve mutluluk yorganına dolayan yalnızca ailedir. O bakımdan bir ömür boyu sağlık, huzur ve mutluluk isteniyorsa -ki asıl başarı budur- ailenin sağlam kurulması ve özenle sürdürülmesi şarttır. Huzur, vicdan rahatlığıyla bir yastığa baş koymaktır. Zorluklara birlikte el ele, gönül gönüle baş koymaktır. Huzur, bir yastıkta hayata doymaktır.

Sonuç olarak ailenin temelindeki en önemli unsur uyumdur. Bir evin güzelliği, yakaladığı uyumdan belli olur. Bir evin tadı, bağlılıktır, sadakattir. Bir evin huzuru, saygı ve sevgidir. Bir evin zenginliği, çocuklarıdır. Bir evin kuralı, memnuniyettir. Bir evin refahı, memnun olan gönüllerdir. Bir evin neşesi, muhabbettir, sohbettir. Ailenin kuruluş aşamasında aileler ve evlenecek gençler, son derece hassas davranmalı; sağlam temelli bir aile kurmanın yolunu aramalıdırlar. Nasıl ki temeli zayıf bir bina kısa sürede çökerse, temeli sağlam olmayan bir aile de her an dağılabilir. O bakımdan; ailenin sağlam temeli, yuvanın gerçek güvencesidir.