Makale

YUNUS EMRE DİVANI

YUNUS EMRE DİVANI

Mustafa Mirza DEMİR

İçerisinde bulunduğumuz yıl, büyük Türk şair ve mutasavvıfı Yunus Emre’nin vefatının 700. yılı olması hasebiyle UNESCO tarafından “Yunus Emre Yılı” ilan edildi. Bilindiği üzere arı duru Türkçe ile deha perdesinden söylediği şiirleri çağlar aşan bir hatip, Kur’an ahlakıyla nefsini kemale erdiren bir gönül sultanı ve nahif bir söz ustasıdır Yunus. Kendine mahsus söyleyiş tarzı, mecazları, deyişleri, terkipleri ve tefekkürü ile sahip olduğu millîliğe ve ulaştığı makama bugüne değin erişebilen sufi ve şair neredeyse yok gibidir.

Menkıbevi hayatı, ilahi aşk ve insan sevgisini gönüllere nakşeden şiirleri, Allah ve Resulüne olan aşkıyla yediden yetmişe bütün insanların kalbini fetheden Türkmen kocası, yedi asır önce “Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm!” ifadeleriyle varlığını konumlandırdığı fani âlemden, “Biz dünyadan gider olduk, kalanlara selam olsun!” vedasıyla ayrıldı ve “… Bana seni gerek seni!” niyazıyla seslendiği mâşukuna kavuştu. Aşk ve gönül adamı olan bizim Yunus’tan geriye ise en büyük yadigâr olarak divanı kaldı. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından basılan edebî eserlerin arasında birçok şairimizin cilt kapaklı divanı da yer alır ve “Yunus Emre Divanı -Seçmeler” bu incilerin en nadide olanıdır. 440 sayfadan ve titiz bir çalışmayla Yunus’a ait olduğu belirlenmiş 247 seçme şiirden oluşan bu eserde, Yunus Emre’nin hayatı, eserleri, dili, düşünce dünyası ve sanatı, divanından (şiirlerinden) seçmeler, sözlük ve kaynakça gibi başlıklar yer alıyor.

Manevi sırların şahikasına eren büyük şair ve mutasavvıfın özünün, sözünün, şiirinin ve tefekkür âleminin günümüz insanınca daha iyi anlaşılması, düşüncelerinin daha doğru ve sağlıklı bir şekilde değerlendirilebilmesi amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığınca neşredilen bu divanı yayına hazırlayan isim Mustafa Tatcı. Yunus Emre ile ilgili yazdığı kitaplarıyla ve disiplinli çalışmalarıyla kültür ve edebiyat dünyamıza büyük katkılar sunan yazar, eserin giriş kısmında Yunus’u ve şiirlerini şöyle tanımlıyor: “Türk milletinin yüzyıllar içinde yetiştirmiş olduğu en büyük şahsiyetlerden biri olan Yunus Emre, İslam dininin getirdiği irfan nuru ve milletimizin asırlar içinde geliştirdiği kültür unsurlarıyla aydınlanan mutasavvıf bir şairdir. O, yazmış olduğu ilahileriyle sevgimize ses, ölü gönüllerimize nefes olmuş abidevi bir insandır.” Çağımızın buhranlarına düçar olan yorgun kalplere de hayat üfleyen serin bir saba meltemi olması temenni ve duasıyla bu muteber eseri siz kıymetli okurlarımızın istifadesine sunarken eserin ön sözünden alınan şu cümleyle de yazımıza son vermiş olalım: “Bu eser, aşk ve mana dilimiz olan Yunus’un tanınmasında anlaşılmasında, çağın ve geleceğin Yunuslarının yetişmesinde etkili olabilirse gayesine ulaşmış olacaktır.”