Makale

CİNLER GÖRÜLÜR MÜ?

CİNLER GÖRÜLÜR MÜ?

Prof. Dr. Cağfer KARADAŞ

Hocam, bazı insanlar cinleri gördüklerini, onlarla birtakım ilişki ve iletişim içinde olduklarını söylüyorlar. Bu mesele doğrusu kafama takılıyor, zihnimi kurcalıyor. Cinleri görmek, onlarla anlattıkları şekilde bir ilişki ve iletişim kurmak mümkün mü?

Bu konuda insanları ikiye ayırmak gerekir. Birincisi cinleri gördüğünü ve kendisine ve eşyalarına bir şeyler yaptığını söyleyen sıradan insanlar, ikincisi ise cinler üzerinde tasarrufta bulunduğu söyleyen ve halk arasında cinci veya medyum denilen insanlar.

Ben her ikisini de kast ediyorum efendim. Birinci durumda olmaktan korkuyorum, ikincisini de çok merak ediyorum.

Her iki durum da kişisel bir tecrübeden ibaret görünüyor. Bu insanların ne gördüğünü ve nasıl bir ilişki ve iletişim içinde olduğunu bilmemiz mümkün değil. Bize anlatılanların gerçekliği konusunda da kesin bir kanıya varmamız zor. Çünkü bunlar tamamen kişisel çerçevede, tıpkı rüyalar gibi. Bir başkasının rüyasını görmek ve onu tahkik etmek ne kadar imkânsız ise bu kişilerin gördüğünü ve anlattıklarını tespit ve tahkik etmek de o kadar zordur.

Peki, bu konuda hiçbir söz söyleme imkânımız yok mu?

Elbette var. Bu konu tamamıyla gâip yani bizim beş duyumuza ve algılarımıza kapalı. Dolayısıyla kişisel tecrübeler üzerinden giderek bir şey söyleyemeyiz. Bu gibi bize kapalı gâip denilen hususlarda kesin bilgi ancak Allah’ın bize indirdiği ve Hz. Peygamber’in bildirdiği ile sınırlıdır. Buna Kitap ve sünnet bilgisi diyoruz. Ancak bu çerçevede konuşabiliriz. Bunların ötesinde söyleyeceğimiz her söz spekülasyondan ibaret olur. Öncelikle şunu kabul etmemiz gerekir: Bir kere cin diye bir varlık var… Bunda kimsenin şüphesi olamaz. Çünkü Yüce Allah Kur’an’da, Rahmet Elçisi de sünneti seniyyesinde bunların varlığını bize bildirmiş. Ancak normal şartlarda ve sıradan insanlar tarafından görünmeyeceği de bildirilmiş… İnsanların aklına şaşıyorum. Allah görünmez diyor, bunlar ille de göreceğiz deyip tutturuyorlar… Görünce ne olacaksa?!

Ama hocam! Hz. Süleyman görmüş, hatta çalıştırmış onları, Kur’an’da da geçiyor…

Kardeşim, Ulu Nebi’nin bir işaretiyle ay ikiye bölündü. Bu onun yaptığı bir şey değildi. Yüce Allah’ın kutlu nebisini tasdik etmek ve desteklemek için böyle bir mucize yaratmasıydı. Şimdi bir insan çıkıp ben de bir işaretimle ayı ikiye bölerim, diyebilir mi?

Bu iş, Hz. Peygamber’e has bir mucize Hocam, kim böyle bir şey söyleyebilir?

Peki, bu olmuyor da Hz. Süleyman peygamberin bir mucizesi olan cinleri görmesi ve onları çalıştırmasını nasıl başkaları gerçekleştirecek? Kaldı ki, selam üzerine olsun, Yüce Nebimiz Hz. Muhammed’in dahi cinleri gördüğü sahabeden beri ihtilaflıdır. Nitekim amcasının oğlu ve sahabenin müçtehitlerinden olan Abdullah b. Abbas “Yüce nebi ne cinleri görmüş ne de onlarla yüz yüze görüşmüştür.” demiştir. Ancak yine sahabenin müçtehitlerinden Abdullah b. Mesud, Yüce Nebi’nin etrafına daire çizerek kendisini bir yerde bıraktığını ve bu dairesinin dışına çıkmaması hususunda sıkı tembihte bulunduğunu, ardından da cinlerle görüştüğünü, fakat kendisinin onları görmediğini nakleder. Bu ikinci bilgiyi esas alsak bile, Yüce Nebi kendisi dışında sahabeden hiç kimsenin cinleri görmesine müsaade etmemiştir. Bunu kendiliğinden yapması söz konusu değildir. Böyle yapması Allah’ın emri olsa gerektir. Çünkü o, bir peygamberdir. Bugün cinleri gördüğünü iddia edenler, sahabeden daha öte kimseler midir?! Öte yandan Yüce Rabbimiz Kur’an’da “Şeytan ve yandaşları onları göremeyeceğiniz yerden sizleri görürler.” (A’raf, 7/27.) diye bize bildirmiş. Büyük imam Maturidi bu ayeti “Biz onları göremeyiz ama onlar bizi görmektedirler.” şeklinde yorumlamıştır.

İyi de Hocam, Cin suresi var. Onu nasıl açıklayacağız?

Evladım! Ahkaf ve Cin surelerinde geçtiği gibi Peygamberimiz Taif yolculuğu dönüşünde Batnu Nahle veya Hacûn denilen yerde dinlenmiş ve orada sabah namazı kılmış. O sırada Yüce Allah’ın yönlendirdiği bir grup cin gelip okuduğu Kur’an’ı dinlemişler. Bu bilgiyi kavimlerine götürmüşlerdir. Gelen bilgilere göre Hz. Peygamber bu esnada ne cinleri görmüş ne de onlarla görüşmüş. Zaten ayetler de bu olaydan sonra nazil olmuş. Kutlu Nebi ayetlerin nazil olması ile bu olaydan ancak haberdar olmuş.

Hocam, var olan bir varlığı neden göremiyoruz?

Evladım, sadece göremediğimiz cinler midir?

Hayır Hocam, göremediğimiz bir çok varlık var. En başta Yüce Allah’ı göremiyoruz.

Bilmelisin ki Yüce Allah bazı varlıkları görmemizi dilerken diğer bazılarını görmemizi dilememiş. Bizi görmekle de yükümlü kılmamış. Bir ayet veya hadis var mı cinleri görmeniz gerekir diye?

Peki Hocam, niçin yaratıldı bu cinler o zaman?

Yüce Allah Kur’an’da “Ben cinleri ve insanları sadece bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zariyat, 51/56.) buyuruyor. Bunun dışında mutlaka birçok hikmeti vardır. Çünkü Rabbimiz hikmetsiz bir şey yaratmaz. Ama bizim bilgimiz bu kadar. Yine Allah “Bilgin olmayan veya bilgi verilmemiş olan bir hususun peşine düşme.” (İsra, 17/36.) buyuruyor. Öyleyse bunun gibi duyularımızla ve aklımızla kavrayamayacağımız hususların peşine düşmemiz bize bir şey kazandırmaz.

İyi de Hocam, keramet diye bir gerçeklik var. Keramet yoluyla görülemezler mi?

Evladım, büyüklerimiz keramet haktır demişler. Biz dahi bunu hak kabul ederiz. Ancak neyin keramet olduğunu, neyin olmadığını tam kavrayacak durumda değiliz. Çünkü kerametler de kişisel tecrübelerdir. O yüzden yine büyüklerimiz keşif, ilham, rüya ve kerametle amel olunmaz ve bunların üzerine hüküm bina edilmez buyurmuşlardır.

Cin gördüğünü söyleyenler onların şeklini tarif ediyorlar. Aslında insanlar kendilerine benzer bir şey anlatıyorlar. Sadece organlarının yerleri ve pozisyonları değişmiş. Hz. Süleyman’ın çalıştırdığı cinler bu anlatılanlar gibi miydi?

Bu konuda bir şey söylemek oldukça zor. Zira Hz. Süleyman’ın emrine verilen cinlerin şekillerine dair bir bilgimiz yok. Güvenilir kaynaklarda da bildiğim kadarıyla cinlerin şekillerine dair bir bilgi gelmiş değil. Bu noktada büyük imam Maturidi’nin ihtarına dikkat etmek gerek: “Kur’an’daki kıssaları okurken çok dikkatli olunmalı. Kur’an’da geçtiği gibi kabul edilmeli. Anlatılana birtakım ekleme veya çıkarmada bulunmak kişiyi aslı olmayan bir şeyi söylemeye götürebilir.” Hasılı cinler vardır. Ötesini Allah bilir…