Makale

O'NUN GİBİ YAŞAMAK

O’NUN GİBİ YAŞAMAK

Selma MAŞLAK

Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları arasından çıkan O’nun Gibi Yaşamak isimli eser Peygamber Efendimizin rehberliğine dair ilgi çekici ve son derce faydalı örneklerle dolu. Eserde Allah Resulü’nün hayatı hem Allah’ın elçisi hem de hayatın içinde insanlığa örnek teşkil eden bir “beşer” olarak farklı başlıklar altında ele alınmış.

“Ben de Sizin Gibi Bir İnsanım” başlığı altında, müşriklerin eleştirdiği bir konuya, Allah’ın elçi olarak neden bir meleği ya da insan olmayan başka bir varlığı seçmediği sorusuna cevap verilmektedir. Ancak insanlarla aynı dili konuşan, aynı ruhî ve bedenî ihtiyaçlara sahip bir peygamber bizlere örnek olabilirdi. O ev içinde bir aile reisi, bir eş ya da bir baba, toplum içinde de bir arkadaş ya da bir komşuydu. Pazarda bir müşteri, sokakta halktan biri. O ne sadece bir beşer ne de yalnızca bir peygamberdi. Peygamberimiz Kuran’da ifade edildiği gibi “Beşer-Resul” dü.

“Temiz, Sade ve Zarif Peygamber” başlığıyla Peygamber Efendimizin dağınıklıktan, düzensizlikten ve çirkinlikten hoşlanmadığı üzerinde durulmuştur. Resulüllah (s.a.s.) tertipli, uyumlu ve güzel yaşamaktan hoşlanır, sahabeyi de bu konuda yönlendirdi. Kılık kıyafeti perişan bir adamla karşılaştığında “Bu adam, saçını başını tarayacak bir tarak da mı bulamamış?” demekten kendini alamamıştır. “Nasıl bir elbise giyeyim?” diye soran Hz. Ömer’in oğlu Abdullah’a (r.a.) “Akılsızların seni horlamayacağı, akıllıların da ayıplamayacağı bir elbise giy.” şeklinde karşılık vermiştir.

Dikkat çeken başka bir başlık da “Çocuklara ve Gençlere Dost Peygamber” başlığıdır. Meşhur “Merhamet etmeyene merhamet edilmez.” hadis-i şerifi, Resulüllah’ı, torunu Hasan’ı öperken gören bir sahabenin “Benim on çocuğum var. Onlardan hiç birini öpmedim.” sözleri karşısında söylenmiştir. Resulüllah’ın en çok önem verdiği konulardan biri küçüklere sevgi ve şefkat göstermekti. Peygamberimiz onlara sevgisini bazen kucağına alarak, bazen dua ederek, bazen de kucaklayıp öperek göstermiştir. Ayrıca Hz. Muhammed (s.a.s.) gençlerin eğitimiyle de özel olarak ilgilenmiş, Suffe isimli çardakta Ebu Hureyre gibi pek çok delikanlıya dinî öğretmiştir.

Örnek verdiğimiz bu başlıkların yanında “Bana Sözün Özü Verildi”, “Ben Öğretmen Olarak Gönderildim”, “O Yaşayan Kur’andı”, “Saygıya ve Sevgiye En Lâyık İnsan”, “Allah’ın En Seçkin Kulu” gibi başlıklarla da Allah Resulü’nün hem bir peygamber hem de bir kul olarak yolumuzu aydınlatıcı, bizlere rehberlik edici farklı özelliklerine değinilmiştir.

Velhasıl bu kitapta Sevgili Peygamberimiz’in Maria’dan doğma oğlu İbrahim rahatsızlanıp ruhunu teslim edince akıttığı gözyaşını, yuvasını ayakta tutmaya çalışan Havle’nin çırpınışları karşısında geleneğe rağmen kadının haklarını korumasını, torunlarına olan sımsıcak sevgisini, merhametini ve bunu göstermekten çekinmeyişini, Allah’ın ona itaati kendisine itaatle özdeşleştirdiği bireysel ve toplumsal hayata ilişkin kurallar koyan bir davetçiyi ve daha pek çok güzel ve faydalı bilgiyi bulacaksınız.

Keyifli okumalar…