Makale

KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ

KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ

Prof. Dr. Havva Şahin Kavaklı
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), Türkiye’de ve dünyanın pek çok ülkesinde görülen, kene ile bulaşan tehlikeli viral bir hastalıktır. Türkiye’de 2002-2003 yıllarından beri bu hastalık tanı almakta ve takip edilmektedir.

KKKA’nın ülkemizde yaygın olarak görüldüğü yerler; İç Anadolu, Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinin kuzey kesimleridir. Havaların sıcak olduğu yaz aylarının KKKA için riskli zamanlar olması ve içinde bulunduğumuz bu aylarda, bu tür vakalarda yaşanan artışlar nedeniyle bu konuya değinmenin faydalı olacağını düşünüyorum.

KKKA, ağırlıklı olarak vücudumuza kene tutunması ile bulaşmaktadır. Bununla birlikte kenelerin çıplak elle çıkarılması ya da ezilmesi, hasta insanların kan ve vücut sıvılarına temas edilmesi, mikrobu taşıyan hayvanların kanları, vücut sıvıları ve dokularına korunmasız teması gibi durumlarda da bulaşabilmektedir. Hayvancılık yapılan, ormanlık ya da otlakların bulunduğu yerlerde kene sık görülür. Her kene, virüsü taşımaz; dolayısıyla her kene ısırığında KKKA hastalığı olmaz. Ancak hangi kenenin hastalık yapıp yapmadığı anlaşılamayacağından tüm kenelere karşı aynı önlemlerin alınması uygun bir davranıştır. Keneler, virüsü hayvanlara da bulaştırır fakat hastalık, hayvanlarda bulgu vermeden seyrederken insanlarda öldürücü olabilmektedir.

Endemik bölge dediğimiz bu hastalığın yaygın görüldüğü yerlerde yaşayanlar, tarım ve hayvancılık yapan çiftçiler, veteriner hekimler, bu bölgelere seyahat edenler, kırsal alanlara gezi yapanlar, kampçılar, piknikçiler, avcılar, hayvan bakımı ya da kesimi ile uğraşan kişiler bu hastalığın risk gruplarını oluşturur. KKKA hastalarına sağlık hizmeti sunan sağlık çalışanları da elbette risk altındadır. Geçtiğimiz yıllarda görevi başında bu sebeple hayatını kaybeden meslektaşlarımızı rahmetle, şükranla yâd ediyoruz.

KKKA’da virüsün vücuda girişi ve belirtilerin başlaması arasında geçen kuluçka süresi 2-4 gün arasında olsa da 9 güne kadar uzayabilir. Ateş, kas ağrıları, hâlsizlik, bulantı, kusma, ishal ilk belirtiler olarak karşımıza çıkar. Hastalığın ilerleyen zamanlarında kanamalar görülür. Diş eti kanamaları, burun kanaması, ciltte kızarıklıklar, idrarda kanama, daha ileri evrelerde huzursuzluk, genel durumda kötüleşme şeklinde ilerleyebilir. Fakat bu belirtilerin bu hastalığa özgü olmadığını ve birçok hastalıkla karışabilme ihtimalinin söz konusu olabileceğini belirtmekte fayda var.

Vücudumuza yapışan kene, doğru şekilde, en kısa sürede, bir penset veya o işlevi görecek uygun bir materyalle parçalamadan çıkarılmalıdır. Kene parçalanır veya ezilirse virüs, kenenin vücudumuza temas ettiği, tutunduğu yerden girer. Üzerine sigara basmanın, kolonya veya başka maddeler dökmenin hastalığın bulaşmasını kolaylaştırdığı bilinmelidir.

Vücuduna kene tutunmuş veya keneye temas etmiş kişiler iki hafta süreyle ateş, ishal vb. bulgular yönünden dikkatli olmalıdır. Tarla, bağ, bahçe, orman ve piknik alanları gibi kene yönünden riskli bölgelere gidilirken kenelerin vücuda girmesini engellemek için vücudu örten giysiler tercih edilmeli, pantolon paçaları çorapların içerisine sokulmalı ve açık renkli kıyafetler giyilmelidir. Riskli bölgelerden dönünce kene olup olmadığını kontrol amaçlı tüm vücut tepeden tırnağa gözden geçirilmelidir. Vücuda tutunan keneye çıplak elle temas edilmemeli ve en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Hasta ile temas eden bireyler, kişisel koruyucu tedbirlere uymalı; eldiven, önlük, maske vb. ekipman kullanmalıdır. Çiftlik hayvanları, Tarım Bakanlığının önerileri ve yardımları doğrultusunda kene ilaçları ile düzenli bir şekilde ilaçlanmalıdır. KKKA aşı çalışmalarında sona yaklaşıldı, oldukça umut verici bir durumda olduğunu söyleyebiliriz ancak ne yazık ki bugün için KKKA’nın kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Tedavi, hastaya verilen destek tedavisi ile sağlanmaktadır ve ağır vakalar yoğun bakım tedavileri uygulanmaktadır.

Anadolu irfanında yer alan testi kırılmadan önlem almak her konuda olduğu gibi bu ölümcül hastalıkta da temel hedef olarak görülmelidir. Kene, asıl bulaştırıcı olduğu için kene ile temasın önüne geçilmesi en önemli tedbirdir. Özellikle kırsal alanda tarım ve hayvancılıkla uğraşanlara konuyla ilgili eğitimler verilmesi, bu hastalıkla mücadelenin ayrılmaz bir parçasıdır.

Sonuç olarak KKKA’ya karşı tedbirlerle güçlüyüz, kontrollerle korunabiliriz ve erken müdahale ile hayatta kalabiliriz.