Makale

AÇILIŞININ 100. YILI İLK BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN KURDUĞU DİNÎ YAYIN KURULU: TETKİKAT VE TELİFAT-I İSLAMİYE HEYETİ VE YAYIN FAALİYETLERİ – 2

AÇILIŞININ 100. YILI
İLK BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN KURDUĞU DİNÎ YAYIN KURULU:
TETKİKAT VE TELİFAT-I İSLAMİYE HEYETİ VE YAYIN FAALİYETLERİ – 2
Dr. Mehmet BULUT
DİB Başkanlık Müşaviri

Önceki yazımızda, ülkemizde dinî nitelikli hizmetleri deruhte etmek üzere Büyük Millet Meclisi hükümetlerinde yer verilmiş olan Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti bünyesinde Tetkikat ve Telifat-ı İslamiye Heyeti adıyla bir yayın kurulu oluşturma kararı ve bu kararın gerekçeleri sadedinde Meclis kürsüsünden dile getirilen fikirler üzerinde durmuş, sonraki yazımızda da sözü edilen heyet için hazırlanan talimatname ve nihayet heyetin yayınladığı eserlerden söz edeceğimizi vadetmiştik.

Talimatname

Büyük Millet Meclis kararı üzerine Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti tarafından kısa sürede hazırlanan ve İcra Vekilleri Heyetince 12 Teşrinisani 1338/Kasım 1922’de kabul edilerek yürürlüğe giren “Tetkikat ve Telifat-ı İslamiye Heyeti Talimatnamesi” on maddeden oluşmaktaydı. Talimatnamede sırayla heyetin asli görevleri ve yapacağı faaliyetler, heyete tayin edilecek üyelerde aranacak vasıflar, azanın görevleri, heyete reis seçimi ve reisin görevleri, heyetin çalışma tarzı ve müteferrik hususlar yer almıştı.

Öncelikle heyete tayin edilecek azada aranan nitelikleri dikkatinize arz etmek istiyorum. Şöyle sıralanmıştı öngörülen nitelikler: En yüksek ilim müesseselerinden mezun olmak; ilmî yayınlarıyla ve yüksek öğretimde verdiği derslerle tanınmış olmak; İslami ilimlere vakıf ve çağdaş insanın ihtiyaçlarını müdrik olmak; yabancı dillerden en az birini bilmek (Heyete tahmil edilen görevleri hakkıyla yerine getirebileceği kanaatine varılan kişiler için yabancı dil şartı aranmaz).

Azada aranan evsaf yanında heyet için sıralanan görevler de önemlidir: İslam esaslarını ve İslam’ın yüce değerlerini ortaya koyacak eserler yayını; İslam hikmet ve felsefesini Batı düşünce ve felsefeleriyle mukayese ve elde edilen sonuçların yorumlanması; İslam toplumlarının itikadi, ilmî, içtimai, iktisadi hayatlarına ait gelişmeler ve İslami eğitime ilişkin eserler yayını; İslam medeniyet tarihi ve İslam içtimaiyatı konusunda teliflerde bulunmak; Doğu’da ve Batı’da İslam konusunda yayınlanmış eserlerden önemli görülenleri tercüme etmek... Talimatnamede ayrıca heyetin, Doğu’da ve Batı’da İslam’la ilgili yayınlanmış önemli kitaplardan oluşan geniş bir kütüphanesinin olacağı, heyetin bağlı bulunduğu Şer’iyye Vekâletince gerekli görülmesi hâlinde, baskısı bulunmayan kıymetli ve nadir kitapları bulundukları kütüphanelerde tetkik veya istinsah etmek, ilmî ve içtimai araştırmalarda bulunmak üzere azadan münasip zevatın görevlendirilebileceği de tasrih edilmişti. Hatta heyet, kitap yayınından başka, imkân bulunması hâlinde bir dergi de çıkarabilecekti.

Talimatnameye göre eser yayımlamak, tek tek üyeler için belirlenmiş en başta gelen görevdi. Bunun yanında üyeler, yayınlanmak üzere dışarıdan gelen kitap ve diğer yayınları da tetkik edeceklerdi. Ayrıca yayını uygun görülen eserler, basımından önce genel kurulda okunacaktı.

Talimatnamenin bir maddesi de heyet reisinin seçimine ilişkindi. Buna göre, mevcut azanın gizli oyuyla üç aday belirlenecek, Şer’iyye ve Evkaf Vekili bunlardan birini tercih ederek kurulun reisliğine tayin edecekti. Seçilen reis, diğer azalara tahmil edilen görevler yanında kurul gündemini düzenleme, müzakereleri ve yayınları idare etme görevleriyle de mükellefti. Heyet, düzenli bir şekilde haftada üç gün toplantı akdedecek, diğer günlerde de üyeler araştırma ve yayınla meşgul olacaktı.

Heyet azaları

Kısa ömrü içinde heyete kaç kişinin ve kimlerin aza seçildiğini tam öğrenemiyoruz. Şunu öğreniyoruz ki heyete getirilecek azada çok üst düzeyde vasıflar arandığından bu evsafı haiz kişileri bulmakta zorluk çekilmiştir. Günün şartlarında azaya resmen ödenecek ücret dolgun sayılsa da ülke dışından getirilmek istenen azalar için bu ücret yetersiz kalmıştı. Bununla birlikte Nisan 1923’e kadar üç aza tayin edilmiş, bu tarih itibarıyla da dördüncü kişi olarak Mısırlı Abdülaziz Çaviş getirilmiştir; bu zat heyetin başkanlığını da üstlenmiştir. Buna ek olarak belirteyim ki merhum Mehmed Âkif’in dostu da olan Çaviş, önemli eserlerle kültür hayatımıza katkıda bulunmuştu.

Heyetin yayımladığı kitaplar ve diğer faaliyetleri

Tetkikat ve Te’lifat-ı İslamiye Heyetinin çalışmaları 3 Mart 1924’te Şer’iyye Vekâletinin kapatılmasına kadar sürdü. Buna göre heyetin çalışma süresi, -başlangıcını, talimatnamesinin yayınlandığı 12 Kasım 1922 tarihini kabul edersek- 16 ay kadardır. Heyet bu 16 ay zarfında, aşağıda ad ve yazarlarına yer vereceğim 10 adet nitelikli eser yayımlamıştır. Yayımlanan eserlerin baskı tarihlerini esas alacak olursak, bu on kitabın 1922 ve 1923 yıllarında basıldığını söyleyebiliriz. Bu kitaplara seri yayın numarası da verilmiştir. Yıllar önce Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Diyanet İşleri Başkanlığı Kütüphanelerinde yaptığımız taramalar sonucu Heyetin yayımladığı bu 10 eseri görme imkânı bulmuştum.

Kitapların hazırlanmasında, söz konusu heyetin kurulmasını da öngören Vekâletin 1338/1922 yılı bütçesinin esbab-ı mucibe layihasında temas edilen ve önceki yazımda dermeyan ettiğim prensiplere uyulmuştur. Metinler, ilmî araştırma yöntemlerine uygun olarak ana ve tali bölümlere ayrılmış, mehazlar için dipnotu kullanılmıştır. Kitapların hepsi orta boy ebatta (18.5X12.5), birinci hamur kâğıda ve titiz bir baskıyla basılmıştır. Burada şu hususa da işaret edelim ki heyetin yayımladığı eserlerden az bir kısmının (el-Cevabü’s-Sedîd gibi) heyetin kuruluşundan daha önce yazılmış olması da söz konusudur. Bir ayrıntıya daha yer verelim: 21 Teşrinisani/Kasım 1339/1923 tarihli Meclis tutanağında, Şer’iyye Vekâletinin bastığı kitapların, Maarif Vekâletince bastırılanlarla birlikte umumi kütüphanelere parasız verildiği belirtilmiştir.

Bize ayrılan yerin hacmini taşırmamak için burada Tetkikat ve Telifat-ı İslamiye Heyetince yayımlanan on esere, yayın numaralarına göre ve sadece eser, yazar/mütercim, baskı tarihleri ve sayfa sayılarına işaretle yer vermek istiyorum:

1. İslam Tarihi (1. Kitap), M. Şemseddin, İstanbul 1338 hş./1341 h. (1923), 410 sayfa.

2. el-Cevabü’s-Sedîd fi Beyân-i Dini’t-Tevhid, İzmirli İsmail Hakkı, Ankara 1339 hş/1341 h. (1923), 278 sayfa. Külliyat-ı Edyan Cemiyeti’nin İslam dini hakkındaki dört sorusuna cevap verilmek üzere hazırlanmıştır.

3. Yeni İlm-i Kelâm (1. Kitap), İzmirli İsmail Hakkı, İstanbul 1339 hş./1341 h. (1923), 309 sayfa. Kitabın 2. cildi Darülfünun İlahiyat Fakültesi neşriyatı arasında 1340’ta (1924) çıkmıştır.

4. İçkinin Hayat-ı Beşerde Açtığı Rahneler, Abdülaziz Çaviş’den tercüme eden Mehmed Akif, Ankara 1339 hş./1341 h. (1923), 68 sayfa.

5. Felsefe-i Ûlâ (Isbat-ı Vâcib ve Ruh Nazariyeleri), M. Şemseddin, İstanbul 1338 hş/1341 h. (1922), 533 sayfa.

6. Âsâru’l-Hamr, Abdülaziz Çaviş, İstanbul 1341 h. (1923), 48 sayfa. 4 numaralı “İçkinin Hayat-ı Beşerde Açtığı Rahneler” kitabının Arapçasıdır.

7. Mebadi-i Felsefeden İlm-i Ahlâk, Ferid, Ankara 1339 hş/1341 h (1923), 137 sayfa.

8. Ecvibetî fi’l-İslam an Es’ileti’l-Kenîseti’l-Ancilikaniyye, Abdüllaziz Çaviş, 1339 (1923), 96 sayfa. Bu serinin 9. kitabı olan “Anglikan Kilisesine Cevap” adlı eserin Arapçasıdır.

9. Anglikan Kilisesine Cevap, Abdülaziz Çaviş, Tercüme eden Mehmed Akif, İstanbul 1339 hş/1341 h. (1923), 290 sayfa. Daha sonra Süleyman Ateş tarafından sadeleştirilerek aynı adla Diyanet İşleri Başkanlığı’nca da birkaç kez basılmıştır.

10. İslam’da Tarih ve Müverrihler, M. Şemseddin, İstanbul 1339 hş/1342 (1923), 464 sayfa.

İşaret etmeye gerek yok ki heyetçe yayınlanan bu eserler, yayınlandıkları yıllar itibarıyla eski harflerle basılmıştır.

Heyetin diğer çalışmaları

Konuya ilişkin Meclis tutanaklarından edindiğimiz bilgiye göre heyet bu süreçte, sadece kitap yayını çalışmalarıyla iktifa etmemiş, sözü edilen talimatın bir gereği olarak başka çalışmalarda da bulunmuştur. Yayın çalışmalarında faydalanılmak üzere bir kütüphane kurma teşebbüsünü bu bağlamda zikredebiliriz. Bu amaçla sadece İstanbul’dan değil, Avrupa ve Mısır’dan bile kitaplar getirilmişti. Böylelikle Şer’iyye Vekâleti ve onun bir üst kurulu olarak Tetkikat ve Telifat-ı İslamiye Heyeti, “müçtehit ve müfessirlere menşe olmak üzere bir Külliye-i İslamiye vücuda getirmeyi” önemli bir hedef olarak tayin etmişti. İmkânları son derece kısıtlı bir devirde bütün bunlar yabana atılamayacak fedakârlıklar olarak değerlendirilmelidir.

Sonuç olarak;

Şer’iyye ve Evkaf Vekâletinin 3 Mart 1924’te lağvedilmesiyle ona bağlı bir birim olarak Tetkikat ve Telifat-ı İslamiye Heyeti’nin faaliyetleri de son bulmuştur. Hâliyle heyetin geleceğe yönelik üst düzey yayın faaliyeti hedefi akim kalmıştır. Saydığımız eserlerse bize önemli birer hatıra olarak kalmıştır. Bir cümleyle ifade edeyim ki benzeri bir yayın kurulu, Diyanet İşleri Reisliğinin kuruluş yıllarında da oluşturulmaya çalışılmış ancak sonuç alınamamıştır.

Netice itibarıyla, Türk İstiklal Savaşı’nın en çetin günlerinde, maddi manevi imkânların son derece kısıtlı olduğu bir dönemde Müslüman Türk halkının dinî inançlarını, dinî duygu ve düşüncelerini yeniden canlandırmak için Millî Meclis’in ve onun Şer’iyye Vekâletinin dinî neşriyata verdiği fevkalade önem her türlü takdirin üzerindedir. Kısa bir zaman diliminde on adet eserin vücuda getirilmiş olması ise herhalde son yüzyıl içerisindeki dinî yayıncılık faaliyetlerinde önemli bir başarı olarak kabul edilmelidir. Keza Vekâletçe hazırlanıp Büyük Millet Meclisince kabul edilen ve oluşturulan heyetin dinî yayın faaliyetlerinin hedef ve keyfiyetini ortaya koyan söz konusu talimatname düzeyinde başka bir düzenlemeye rastlamadığımızı söylersek mübalağa olmaz diye düşünüyorum.

Kanaatimize göre XX. yüzyılın ilk çeyreğinde oluşturulan böyle bir heyet, belirlenen prensipler çerçevesinde varlığını kesintisiz olarak günümüze kadar sürdürebilseydi Türkiye’de ve İslam dünyasında bugün dinî yayıncılık çok daha ileri ve farklı boyutta olacak ve buna bağlı olarak da Müslüman toplumların dinî bilgi ve kültür düzeyi daha ileride bulunabilecekti.