Makale

AHLAK DAVASINA ADANMIŞ BİR ÖMÜR: NURETTİN TOPÇU

AHLAK DAVASINA ADANMIŞ BİR ÖMÜR: NURETTİN TOPÇU

Türk fikir adamı Nurettin Topçu’yu Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Karaman’a sorduk…

Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları arasında yer alan Nurettin Topçu isimli kitabın yazarısınız. Öncelikle Topçu deyince aklınıza neler geliyor ve onun kişiliğinden kısaca bahseder misiniz?

Nurettin Topçu deyince aklıma ilk gelen, ‘ahlak davasına adanmış bir ömür’dür. Topçu, hayatının her döneminde ahlaktan ve ilkelerinden taviz vermemiş, bunun için de bedel ödemiş bir düşünürdür. Fransa’da doktorasını tamamlayıp Türkiye’ye dönünce Galatasaray Lisesi’ne felsefe grubu öğretmeni olarak atanmıştır (1935). Bir gün müdür kendisini çağırır, eline yıl sonu sınavından geçmesini istediği altı kişilik bir liste verir. Topçu bu talepten rahatsız olur ve “Eğer bunlar çalışkan öğrencilerse elbette geçerler.” şeklinde sert bir cevap verir. Neticede öğrencilerin bir kısmı geçer, bir kısmı da kalır. Bunun üzerine Topçu İzmir’e sürgün edilir.

Topçu aynı zamanda dinî ve millî değerlere sıkı sıkıya bağlı bir düşünürdür. Sorbonne Üniversitesinde yapmış olduğu “İsyan Ahlakı” isimli doktora tezi, jüri tarafından yılın en başarılı doktora çalışması seçilince üniversite yönetimi kendisini ödüllendirmek ister ve ödül olarak ne istediğini sorar. Topçu, Sorbonne Üniversitesinin kulelerine Türk bayrağının çekilmesini ve salonda İstiklal Marşı’nın söylenmesini ister. Doktorayı bitirdikten sonra kendisine yapılan Sorbonne Üniversitesinde hoca olarak kalma teklifini, “Benim ülkeme karşı vefa borcum var, onun için ülkeme döneceğim.” diyerek reddedecek kadar da ülkesini seven bir kişiliktir. Yine İstanbul Lisesinde öğretmenken, İstanbul İmam Hatip Lisesinde de üç yıl felsefe grubu derslerine girmiş ve buradaki derslerinden ücret almamıştır. Neden ders ücreti almadığı sorulduğunda imam hatip lisesinde derse girmenin ibadet olduğunu ve ibadetin de para ile yapılamayacağını söylemiştir. Bu örnekler, onun kişiliğini çok net bir şekilde ortaya koyuyor diye düşünüyorum.

Nurettin Topçu, üniversite eğitimi için Avrupa’ya gidiyor ve doktora çalışmasını bitirene kadar orada kalıyor. Louis Massignon gibi ilgi duyduğu önemli isimlerle de tanışma fırsatı buluyor. Topçu’nun o yıllarından ve kazanımlarından bahseder misiniz?

Topçu, eğitim için gittiği Fransa’da altı yıl kalmış, o yıllarda Halide Edip Adıvar, Adnan Adıvar, Fransız filozof Maurice Blondel ve Fransız şarkiyatçı Louis Massignon ile tanışmıştır. Zaten Topçu’daki tasavvuf ilgisi, Yunus Emre, Mevlana okumaları ve Massignon etkisiyle başlamıştır.

Topçu, Avrupa’daki üniversitelerin iş tekliflerine rağmen ülkesinde hizmet etmek istiyor ve yurda dönüyor. Faydalı olabilmek adına Hareket Dergisi’ni çıkarıyor. Dergide ne tür yazılar kaleme aldı ve dergi o dönemde nasıl yankı buldu?

Topçu, öğretmenliğinin ilk yılında sürgün gittiği İzmir’de Fikir ve San’atta Hareket dergisini çıkarmıştır. O günün şartlarında bir öğretmen olarak böyle bir dergi çıkarabilmek büyük bir iştir. Dergide ruhçu ve mistik düşünüşün temellerini atmış, maziyi ortadan kaldırmak isteyenlere karşı İslam davasını savunmuş, Batılılaşmayla mücadele etmiş ve İslam’ın ahlaki yönü üzerinde durmuştur. Hareket dergisi sonraki süreçte bir okul olmuştur; entelektüel sağın öncülüğünü etmiş ve etrafında ‘hareket ekolü’ adı verilen bir grup oluşmuştur. Bu grup içinde; Dr. Mehmet Doğan, Cemil Meriç, Mustafa Kutlu, Prof. Dr. Orhan Okay, Prof. Dr. İsmail Kara, Ercüment Konukman, Prof. Dr. Sebahattin Zaim, Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, Prof. Dr. Süleyman Uludağ ve Ezel Erverdi gibi birçok yazar ve düşünce adamı yer almıştır.

Topçu’nun üzerinde durduğu konulardan biri de din adamlarıdır. Kitaplarında, makalelerinde, konferanslarında onlardan sıkça söz ediyor. Topçu’ya göre toplumda kimler din adamı olmalı ve din adamlarının sahip olması gereken özellikler nelerdir?

Topçu, yazılarında din adamı konusuna çok fazla yer vermiştir. Zaman zaman da din adamlarını, topluma önderlik etme rolünden uzaklaşıp servet, ikbal ve gelecek ihtirası peşinde koştukları için sert bir şekilde eleştirmiştir. Ona göre gerçek din adamı; ‘Kur’an’ın ebedî ruhunu ihtiva eden ahlâkın esaslarını önce kendi hareketleriyle yaşatacak sonra da büyük İslâm cemaatine ilim, hikmet ve felsefe hâlinde aşılayacak hizmet ehli kahramanlardır.’

Bir başka eserinde ise gerçek din adamını; ‘kin ile kibirden temizlenmiş, menfaatlerden sıyrılmış, nefsini unutmuş, kalbi ve kafasıyla Allah’ın bütün kullarının imdadına koşmak isteyen, dünya gözüyle gönülsüz, Allah gözünde kahraman hizmet eri’ şeklinde ifade etmiştir.

Kendisi de örnek bir öğretmen olan Topçu, “Mektep koridorları gerçek fetihler yeridir.” diyor. Onun öğretmenliğinden ve maarif davasından bahseder misiniz?

Topçu, 40 yıl öğretmenlik yapmıştır. Ömrünü eğitime adamış, eğitimle ilgili fikirlerini Türkiye’nin Maarif Davası isimli eserinde toplamıştır. Ona göre millet, maarif demektir. Millet ruhunu yapan maariftir. Maarifin düşmesi millet ruhunu yerlere serer. Maarife değer vermeyiş, millet ruhunun yıkılışını hazırlar.

Eğitimin unsurları dört başlıkta toplanabilir. Ders, talebe, muallim ve dar manada öğretim yeri olan mektep… Bu dört duvarın hepsinin sağlam oluşu ile mektep ve maarif ayakta durur. Öğretmen kutsal bir görevi yüklenmiş çile insanıdır. O, nitelikli bir kişiliğe sahip olmak zorundadır.

İslam ahlakına dayanan bir cemiyet düzeni kurma arzusu vardı Topçu’nun. Onun düşünce dünyasında ahlakın ayrı bir yeri var, onun ahlak anlayışını bize biraz açar mısınız?

Topçu’ya göre âlemde ahlaktan daha güzel ve daha gerçek bir şey yoktur. Ahlak, fertten topluma, devletten millete ve tarihe, ekonomik nizamdan sanata ve dine kadar uzanan fikir ve düşüncelerin üstünde, onların bir tacı gibidir. Aynı zamanda hepsinin temelinde olan bir vakıadır. Ayrıca ahlak, insan hareketlerinin metafiziğidir, dinî olgunluktur, hayvani hayattan insani hayata yükseliştir. Topçu’ya göre insanlığın ahlakı Kuran’la tamamlanmıştır. İslam dininin özü ve esası ahlaktır. Müslüman olmak aynı zamanda İslam ahlakına sahip olmaktır, onu kendi hayatında yaşatmaktır.

Nurettin Topçu kimdir?

20 Kasım 1909’da İstanbul Süleymaniye’de doğdu. Lise tahsilini İstanbul Erkek Lisesinde tamamlayan Topçu, tahsilini Avrupa’da devam ettirebilmek için burs sınavlarına girdi ve 1928’de kazandığı burs ile Fransa’ya gitti. İki yıl sonra Strasbourg’a geçti ve üniversitede felsefe bölümünde eğitimine devam etti. Daha sonra sanat tarihi eğitimi aldı. 1934 yılında yurda geri döndü. Bir sene sonra Galatasaray Lisesinde felsefe öğretmeni olarak görev aldı. Ardından İzmir Atatürk Lisesine tayin edildiğini öğrendi. İzmir’de bulunurken Hareket dergisini çıkarmaya başladı. Haydarpaşa Lisesi, İstanbul Erkek Lisesinde görev aldı. İsyan Ahlakı, Yarınki Türkiye, İslam ve İnsan, Ahlak Nizamı, Mehmed Akif eserlerinden bazıları. Nurettin Topçu, 1975 yılında vefat etti.