Makale

TAKDİM / RAMAZAN VE SORUMLULUK BİLİNCİ

TAKDİM

RAMAZAN VE SORUMLULUK BİLİNCİ

Yüce Allah (c.c.), insanları yeryüzüne imtihan için göndermiş ve onları başıboş bırakmayarak peygamberler vasıtasıyla ilahi kelamla muhatap kılmıştır. İlk insandan itibaren kullarına, haklarında hayırlı olanları bildirerek yaşamı değerli kılmanın yollarını öğretmiştir. İnsan sadece yeryüzünün imarını değil, başta kendi gönül dünyası olmak üzere bütün bir toplumu mamur etme görevini de üstlenmiştir. Bu bağlamda insan sorumluluk sahibi bir varlıktır. Ramazan gibi kıymeti haiz zaman dilimleri insanoğluna, gönül dünyalarına inerek maddi ve manevi arınmanın yollarını açmaktadır. Gurbette olduğumuz dünya hayatında kimi zaman gaflete düşerek sonsuz hayatı unutabiliyor, hakiki yurdumuz ahiret hayatını ve yerine getirmemiz gereken sorumluklarımızı göz ardı edebiliyoruz. Hâlbuki Rabbimiz bizden, yapıp ettiklerimizden hesaba çekileceğimizi hatırlatarak, dünya hayatını hayırlı işlerle müzeyyen kılmamızı istiyor. Bu noktada ramazan ayı, durup düşünmek, hayatın muhasebesini yaparak sorumluluk bilincini canlı tutmak için bize pek çok imkân sunuyor.

Aile Dergisi olarak nisan ayında “Sorumluluklarımız ve Ramazan” temasıyla okurlarımızın huzuruna çıktık. Diyanet İşleri Başkanlığı Aile ve Dini Rehberlik Daire Başkanı Sedide Akbulut, rahmet ve bereket mevsimi olarak birbiri ardınca gelen üç ayların, ahiret kazanımlarının müjdesi olduğunu vurguladı. Akbulut, yazısında ayrıca ramazanın bir irade eğitimi olduğunu dile getirerek bu eğitimin toplumumuzun temeli olan ailede başlaması gerektiğinin ve bu bağlamda ramazan ayının önemli bir fırsat olduğunun altını çizdi. Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Dr. Bayram Köseoğlu, “Ramazan ve İrade Eğitimi” yazısıyla Bir Ayet Bir Yorum köşemize katkı sundu: “İman ve istikamet üzere yaşayan bir mümin, hayat sermayesini en iyi şekilde kullanmış ve ahiretini kazanmış olacaktır. Dünyada iman ve istikametten uzak bir hayat süren insan ise bu sermayeyi ziyan etmiştir.” Dr. Öğretim Üyesi Emine Demil, Hadislerle Aile köşemiz için “Her doğan fıtrat üzere doğar. Sonra anne babası onu Yahudi, Hıristiyan veya Mecusi yapar.” hadisi üzerine bir yazı kaleme aldı.

Nisan ayı söyleşimizi Najla Tammy Kepler ile “Hakikat Yolculuğu Üzerine...” gerçekleştirdik. Kendisiyle İslamiyet’i seçme sürecini ve hayatında meydana gelen değişiklikleri konuştuk. Geçmiş Zaman Olur ki köşemiz için Umut Güner, “İyiliğin Kurumsallaşması: Vakıf Medeniyeti”™ yazdı. Bir Nefes Sıhhat köşemizde “Dünyayı Kasıp Kavuran Salgın: Koronavirüs”e Genetik Uzmanı Büşra T. Kazan değindi.

Dergimiz nisan sayısında da yine dopdolu içeriği, birbirinden kıymetli yazılarıyla okurlarımızı bekliyor. Sîzleri dergimizle baş başa bırakmadan önce dünya çapında yaygınlık kazanan ve yakın zamanda ülkemizi de etki altına alan koronavirüs salgınında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, hasta vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum. Siz değerli okurlarımızı da duyarlı olmaya, açıklanan tedbirlere titizlikle uyarak mümkün olduğunca evde kalmaya davet ediyorum. Yaklaşmakta olan ramazan ayının ülkemiz, İslam âlemi ve dünyamız için hayır ve bereket getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

Dr. Elif Arslan