Makale

TAKDİM / DEĞİŞEN DÜNYANIN YENİ YÜZÜ: SOSYAL MEDYA

TAKDİM

DEĞİŞEN DÜNYANIN YENİ YÜZÜ: SOSYAL MEDYA

Sanal bir iletişim ortamı olan sosyal medya, günümüzde bir iletişim mecrasından çok gündelik hayatın ta kendisi hâline geldi. Değer yargılarımızdan beğenilerimize; bilgi kaynaklarımızdan bakış açımıza birçok alanda ciddi manada farklılaşmalar oluşturdu. İnsanlar üzerinde kontrol mekanizmaları kurarak yeni kimlikler, yeni yaşam tarzları meydana getirdi. İnsan yaşamının hemen her alanına öylesine nüfuz etti ki insan hayatını şekillendirmede en etkili kurumlardan olan aile, okul, arkadaş çevresi dahi sosyal medyanın gölgesinde kaldı.Sosyal medya akımlarıyla temelden sarsılan kavramların başında mahremiyet geldi. Mark Zuckenberg’in ifadesiyle “İnsanlar sadece daha çok ve çeşitli bilgiyi paylaşmakla kalmadı, daha çok insanla ve daha açık şekilde paylaştılar ve bundan da hiçbir rahatsızlık duymadılar.” “Düşünüyorum, öyleyse varım.”, “Görülüyorum, öyleyse varım.”lara dönüştü.Bilgiye ulaşmak için belirli aşamalardan geçmiş olma koşulunu da ortadan kaldıran sosyal medya, bilgiyi ve bilginin kaynağını sıradanlaştırdı. Örneğin bir olaya ait görüntü, ses vb. bilgiler gerçekten saptırılıp milyonlarca kişiye sunuldu. Ülkemiz de sosyal medya kullanımında ilk sıralarda yer alıyor. Bu nedenle bizler de Diyanet Aile Dergisi olarak bu ay penceremizi sosyal medyaya açtık. Dr. Lamia Levent Abul “Sosyal Medya ve Değişen Değerler” yazısında ortaokul arkadaşlarımızı bulacağız gibi masum niyetlerle başlayan sosyal medya maceramızın, zamanla vaktimizin önemli bir kısmını geçirdiğimiz ve hayatımızın neredeyse her anını paylaştığımız bir alana dönüştüğünü ve eğer önümüzde duran tabloya daha soğukkanlı ve eleştirel bakabilirsek sosyal medyanın zannettiğimiz kadar masum olmadığını görebileceğimizi belirtti. “Sosyal medya bize nasıl imkânlar sunuyor ve buna karşılık hangi tehlikeleri barındırıyor konularında bir kılavuza ihtiyacımız olabilir. Zira bu dünya, doğru ile yanlışın, iyi ve kötünün, hakikat ile yalanın birbirine karıştığı flu bir dünya!” diyerek insanlık olarak sürüklendiğimiz sosyal medya girdabına karşı bizlere uyarılarda bulundu.Mustafa Mehmetoğlu, “Allah’ı Her Zaman Hatırda Tutmak” yazısında hakiki bir Müslüman’ın, yaşamında doğru sözlü olacağı, üslubuna ve ağzından çıkacak tüm sözlere dikkat edeceği gibi aynı hassasiyeti sosyal medyayı kullanırken de gözetmesi gerektiğinin altını çizdi.Sümeyra Çelik, “Bir Destandır Çanakkale” yazısında “Yedi düvele karşı topyekûn olmuş aziz bir milletin zaferi. Her şeyi başlatmayan ama çok şeyleri bitiren destan.” olan Çanakkale zaferini bambaşka bir pencereden işledi. Mart sayımızda da burada içeriğine değinemediğimiz, birbirinden kıymetli yazılarımızla dopdolu olan dergimizi, siz kıymetli okurlarımızın beğenisine sunuyor, bu vesileyle Miraç Kandili’nizi kutluyorum. Çanakkale’den Kurtuluş Savaşı’na, Afrin’den İdlib’e vatan savunmasında şehit olmuş mehmetçiğimize Allah’tan rahmet, İdlib’deki hain saldırıda evlatlarını kaybetmiş ailelere ve milletimize başsağlığı, gazilerimize de acil şifalar diliyorum.

Dr. Elif Arslan