Makale

İMAM HATİP: HASAN KOÇ “ÇOCUKLAR CAMİNİN SÜSÜDÜR.”

İMAM HATİP: HASAN KOÇ
“ÇOCUKLAR CAMİNİN SÜSÜDÜR.”


İmam-hatip olarak çocuklara yönelik çalışmalar yapıyorsunuz. Sizin dünyanızda çocuk nasıl bir yer tutuyor?
Her çocuk geleceğe atılmış bir tohumdur. Onları nasıl sular ve neyle beslerseniz o şekilde büyür ve karşımıza bir fidan olarak çıkıverirler. Biz büyükler de onları her türlü zararlı unsurdan uzak tutmalı, kendileri için yararlı olan şeylerle gelişimlerine katkıda bulunmalıyız. Çocuk umuttur, mutluluktur. Çocuğun yüzüne baktığımızda mutluluğu görebilirsek toplum adına mutluluğu yakalamış, umuda doğru emin adımlar atmış oluruz. Geleceğe yönelik en güzel çerçeveler mutlu, güler yüzlü çocukların tebessümünde saklı. Benim dünyamdaki çocuklara hep bu cihetten bakarım.
Çocuklar, en kolay iletişime geçilebilecek kimseler oldukları için birazcık tebessüm ettiniz mi hemen koşarak yanınıza gelirler. Onların başını okşadığınızda ve dünyalarına girdiğinizde sizi hemen kabulleniverirler. Bir de bunlara çeşitli etkinlik ve aktiviteleri eklediğiniz zaman bir daha sizi terk etmezler. Sonra da yaşadığı mutluluğu evde annesine, babasına, okulda arkadaşlarına anlatırlar. Bunlar bir iki derken bir anda cami çocuklarla doluverir. Otuz yılı aşkın meslek hayatımda bu manada nice öğrencilerimiz oldu. Farklı etkinliklerimizi duyup başka mahallelerden bize gelen nice marifetli yavrularımızla tanıştık. Bizler çocuklarımızı oyun ve eğitim içerikli şekerlerimizle mutlu etmesini bilmeliyiz. Çünkü onların yüzlerindeki gülücükleri görünce bir anda yorgunluğunuzu unutur, dahası akşam yatağa girince çocukların o tatlı gülücükleri bir anda aklınıza gelir ve “Yarın bu çocukları sevindirecek neler yapmalıyım?” diye düşünmeye başlarsınız.
“Camide Buluşalım Arkadaş Olalım” adlı bir projeyle de çocukları etrafınızda kenetlemeyi başardınız. Çocuklara yönelik proje ve etkinlikler yapma düşüncesi nasıl ortaya çıktı?
Rabbimizin buyruğu üzere çocuklar dünya hayatının süsüdür. Çocuğun verdiği süsü asla bir başka şeyle dolduramazsınız. Olaya cami açısından baktığımızda ne en pahalı mermerler ne de en değerli avizeler bir çocuğun camiye verdiği süsü verebilir. O hâlde camilerin de birinci derece süsü çocuklar olmalı, dedik. Çocukların severek camiye gelmesi için çocuk ruhunu okşayacak farklı yöntemler geliştirmeye çalıştık. Camimizin kapısını önce sosyal ve kültürel etkinliklere açtık. Cami panosuna haftalık ayet ve hadisler yazmaları konusunda çocukları yönlendirdik hatta ayet ve hadis yazan bu çocuklarımızın panoları dilediğince süslemesini istedik. Özellikle her cumartesi yaptığımız radyo çocuk programı, oynadığımız piyesler, bestesi ve güftesi bize nasip olan ilahiler, çocukları camiye bir mıknatıs gibi çekti. Camimizin mutfağında hazırlayıp yediğimiz ikramları diğer camilerdeki çocuklarla da paylaşmak istedik. İstedik ki çocuklar camide buluşsunlar, camide arkadaş olsunlar. Çocuklarımızı merkeze alarak ve onların daha aktif rol almalarını sağlayarak gerçekleştirdiğimiz proje çerçevesinde şehrimizin en büyük camilerinden başlayarak yirmiye yakın camiyi dolaştık. Bu camilerde bir saatlik programlar sergiledik. Bazen okula yakın camilerde programlarımızı yaptık. Öğretmenler eşliğinde camiye gelen çocuklar ilk defa dinî içerikli deve cüce ve mendil kapmaca oynadılar, balonlarla tesbihat yarışı yaptılar, piyeslerimizi izlediler, ilahilerimizi dinlediler. Kısacası hem eğlendiler hem de yeni şeyler öğrendiler. Bizler, camide büyüklerimizin karşısında bir kez olsun şiir okuyamadık, ilahi söyleyemedik, piyesi hiç düşünemedik. Çocukluk yıllarındaki hatıraların hiç silinmediğini düşündüğümüz için proje ve etkinliklerle çocuklarımızın güzel hatıralar biriktirmelerini istedik. Allah’a çok şükür ki bu yaptıklarımız sayesinde çocuklarımızın çocuklarına anlatabileceği nice güzel cami hatıralarının oluştuğuna inanıyorum.
İçeriğini kendinizin hazırladığı, sunuculuğunu çocukların yaptığı radyo programları, sizin yazdığınız ve çocukların oynadığı piyesler ile çocukların seslendirdiği bir ilahi albümünü hazırladınız. Bu çalışmalarınızın hem çocuklar hem de çocukları dinleyen, izleyen insanlar üzerindeki etkileri nasıl oldu?
Biz, camimizde hiç denenmemiş projelerle çocukların ve insanların karşısına çıktık, Rabbimizin lütfuyla bir farkındalık oluşturduk. Çocuklar hafta içi camiye severek gelmeye başladılar ve “Hocam, bu hafta radyoya kimler gidecek? Yeni bir ilahi var mı? Piyeste kimler görev alacak? Cami panosuna bu hafta hangi ayet ve hadis yazılacak?” gibi sorularla etkinliklerde görev almak için âdeta bir yarışın içine girdiler. Bu çalışmalar yaz kış, dört mevsim böyle devam etti. Gündüz yetmedi akşamları bile camide beraber olduk. Yapmış olduğumuz çalışmaların sadece yaz mevsimiyle sınırlı olmadığını belirtmek için projemizin bir adı da “Çocuklar Dört Mevsim Camideler” idi.
Yapmış olduğumuz etkinliklerden özellikle piyes, ilahi korosu ve haftalık radyo programı çalışmalarımız çocukları ve yakın çevresini inanılmaz derecede sevindirdi. Çocuklarımız, radyoya çıkmadan önce çevresinde kimler varsa duyuruyor; okulda öğretmenine, sınıfta arkadaşlarına haber veriyor. Annesini telefonla arıyor: “Anneciğim beş dakika sonra program başlıyor, sakın kaçırmayın.” diye tekrar tekrar söylüyor. Camide oynadığı piyesi, söylediği ilahiyi, her gittiği ortama taşıyor. Hele ilahi albümünün oluşması, çocuklarla konservatuvarın yolunu tutmamız, ilahileri tekrar tekrar cami bahçesinden söylememiz çocuklarımız için başlı başına bir mutluluk kaynağıydı. Camimizde hazırladığımız bu çalışmaları cami dışında da insanlarımızın istifadesine sunduk. Bereketler Cami ekibi olarak piyes ve ilahi koromuzla cami dışında birçok farklı alanda çeşitli gün ve gecede sahneye çıktık. Özellikle camiden halka açılmamız insanların çok dikkatini çekti ve izleyenlerden nice tebrik ve teşekkür aldık. Tabii ki en çok teşekkürü ve duayı mahallesindeki caminin hocasına güvenen ve bizleri yalnız bırakmayan öğrenci velilerimizden aldık.
Yaptığınız çalışmalarla çocuklara dini öğrenmeleri hususunda rehberlik yapıyorsunuz. Sizin eğlendirerek öğretme yönteminizin din eğitimi açısından çocuklar üzerindeki etkisinden söz eder misiniz?
Öğrenme metotlarının zaman içinde değiştiği bir gerçektir ama çocuklar açısından değişmeyen tek şey var, o da her çocuğun oyun ve eğlenceye olan tutkusu. Yani çocuklara çok anlattıklarınız değil severek öğrettikleriniz kalıcı oluyor. Bu konuda Prof. Dr. Mehmet Zeki Aydın Hocamız yaz kursları seminerinde, “Yaz kursuna gelen çocuklara bir saat ders anlatacağınıza bir ilahi öğretseniz daha kalıcı olur.” demişti. Biz de çocuklarımız İslam’ın, imanın şartlarını, Sevgili Peygamberimizle ilgili bazı bilgileri kolayca öğrensinler diye birçok çocuk şiiri kaleme aldık ve besteledik. Rabbimin lütfuyla bunlar zaman içinde “Âmin” adıyla orijinal bir albüme dönüştü. Türkiye Diyanet Vakfımız bunu sahiplendi. Bu ilahilerden hem biz hem de diğer yaz kursları istifade ediyoruz. Aslında bu ilahiler sayesinde camiye gelen çocuk, ilahi söylerken istenilen bilgiyi öğreniyor. Ayrıca camide geleneksel çocuk oyunlarımızı uyarlayıp dinî bilgileri de öğrenmelerini sağlıyoruz.
Dinî bilgileri çocuklarımıza eğlendirerek öğretme metodu çok önemli. Çocuklara “Abdest nasıl alınır, size onu anlatacağım.” yerine “Çocuklar, abdest alma yarışına hazır mısınız?” demek arasında çok fark olduğuna inanıyorum. Evet, Sevgili Peygamberimiz’in (s.a.s.) doğumunu, yardımlaşmayı, doğruluğu, adaleti, çevre temizliğini anlatırsınız ama yarım saat sonra unutabilir Bu saydığımız konuları küçük skeçler, piyesler ve ilahiler içinde verirseniz yıllar geçse de hafızalarından silinmez.


ÖZ GEÇMİŞ
Hasan Koç, 1964 yılında Denizli’nin Baklan ilçesinde doğdu. 1984’te Denizli İmam Hatip Okulunu bitirdi ve ardından Denizli’nin Çal ilçesinde imam hatip olarak göreve başladı. Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümünden 1992 yılında mezun oldu. On yıla yakın bir süre özel Arapça dersleri aldı. 2004 yılında atandığı Denizli Merkez Bereketler Hacı Hamdi Aytekin Camiindeki görevini hâlen sürdürmektedir. Çocuk edebiyatı üzerine çalışmaları olan, söz ve müziği kendine ait “Âmin” adlı çocuk ilahileri albümü çıkaran, 2007 yılında Camiler ve Din Görevlileri Haftası münasebetiyle açılan şiir yarışmasında Türkiye birinciliği bulunan Hasan Koç, evli ve üç çocuk babasıdır.