Makale

TAKDİM

TAKDİM

İslam iyilik ve güzellik dinidir. İyiliğin sadece sözde kalmasına razı olmaz, bir meleke şeklinde bütün müminlerin davranışlarına yansımasını vazeder. Güzelliği de bir estetik, ahlaki değer olarak çerçeve içine alır. Dinî literatürde “ihsan” kavramı pek çok anlamı aynı anda kucaklayan, hatta Cibril hadisini de hatırlayacak olursak neredeyse tek başına bir Müslüman şahsiyeti tanımlayan anlam derinliğine sahiptir. Cibril hadisinde Allah Resulü, “İhsan nedir?” sorusuna, “İhsan Allah’ı görüyormuşçasına O’na kulluk etmendir. Şayet sen O’nu göremiyorsan O seni görmektedir.” buyurmuştur. (Buhari, İman, 36.) Hadiste ihsanla ihlas arasındaki sıkı irtibat dikkat çekicidir. Modern dijital dünyada bireysel duyarlılıkların, ahlaki erdemlerin ve söylemlerin gittikçe daha çok gösteriş odaklı bir zemine kaydığını düşünecek olursak; ihsan kavramının önemi daha da ortaya çıkıyor.

Bugün toplumsal sorunlarımızın neredeyse hepsinin temelinde, ihsan bilincinin yitirilmesine dair sapmalar mevcuttur. Cenab-ı Allah (c.c.) tarafından daima gözetildiğini bilen, bu şuuru hayatının bütün alanlarına taşıyan bir toplumda ahlakın sınırları da sıkısıkıya muhafaza edilmiş olur. İhsan makamı, aynı zamanda ideal kulluk makamıdır. Bu makama erişmiş bireylerin aile, eğitim ve iş hayatında sergileyeceği bütün davranışlar zarafetin ve inceliğin numunesine dönüşür. İhsan bilinciyle yaşamını şekillendiren Müslüman, hakkaniyetli, dürüst, ahlaklı, merhametli olur. Onun dilinden yalan sadır olmaz. Kalbi ve bütün azaları haramlardan uzak durur.

Dikkatli düşünürsek bugün yeryüzündeki kötülüklerin kaynağında, ihsan yoksunluğunu görürüz. Bizler sosyal ilişkilerimizden ibadetlerimize, aile hayatımızdan meslek hayatımıza, ihsan bilincini hakim kılarsak; ihlası, samimiyeti ve hakkı öncelersek bireysel ve sosyal yaralarımızı da iyileştirmiş oluruz. Diyanet Aylık Dergi olarak bu sayımızda “İhsan Üzere Yaşamak” konusunu sayfalarımıza taşıdık. Prof. Dr. Soner Duman, “İhsan Üzere Yaşamak”; Dr. Sema Çelem, “Kur’an-ı Kerim’de İhsan Kavramı”; Prof. Dr. Selçuk Coşkun, “İlahi Murakabe: İhsan”; Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Kulluğun En Güzel Kıvamı: İhsan” yazılarıyla dosyamıza katkıda bulundu. Söyleşi konuğumuz ise Diyanet İşleri Başkanlığında uzun yıllar hizmet vermiş ve Başkan Yardımcılığı görevinden sonra İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde öğretim üyesi olarak göreve başlayan Prof. Dr. Ramazan Muslu Hocamız.

Mart ayı bizler için dedelerimizin Çanakkale’de emperyalizme karşı ortaya koyduğu üstün mücadelenin ve zaferin adı aynı zamanda. Bu vesile ile bütün şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Üç ayların manevi atmosferini yaşadığımız şu günlerde Miraç kandilinin ihsan bilincimizi artırmasını niyaz ediyoruz.

Bir sonraki sayıda görüşmek üzere.

İyi okumalar...

Dr. Fatih Kurt