Makale

kah0ve molası

kah0ve molası

Gülsüm Karapınar

TAVAN ARASI

Göğü Süsleyen Sanat: Mahya

Mübarek gün ve gecelerde camilerin kandillerle donatılması geleneği, İslamiyet’in ilk asırlarına kadar uzanır. Tarihçi Fâkihî, Mescid-i Harâm’da 455 kandil bulunduğunu, daha çok ışık verenlerin sadece ramazan ayı ile hac mevsiminde yakıldığını ve ilk defa Mekke Valisi Ahmed el-Mansûrî’nin direkler arasına gerilmiş iplere kandil astırdığını söyler. Bu uygulamaların mahya geleneğine ilham verdiği düşünülebilir. Osmanlıların ilk mahyayı ne zaman kurdukları bilinmemekle beraber 1578’de İstanbul’a gelen Alman seyyahı Schweigger’in seyahatnamesinde yer alan bir tasvirde minareler arasında mahya görülmektedir. 996 yılında, III. Murad, Regaip ve Berat gecelerinde olduğu gibi Mevlit Kandili’nde minarelerin kandillerle donatılmasını emreder. Mahyalar sadece mübarek gecelerde kurulmakla kalmaz. Sultan Abdülaziz Avrupa seyahatinden döndüğünde, Atatürk İstanbul’a geldiğinde “Hoş geldin”; İstiklâl Savaşı’ndan sonra “Yaşasın istiklâliyet, Hâkimiyet milletindir” gibi yazıların yer aldığı mahyalar da göğü süsler.

MERAK EDİYORUM

Kehribar Nasıl Oluşur?

Yaklaşık 13.000 yıldır dekorasyon ve takı amaçlı kullanılan kehribar, antik ormanlardaki ağaçların reçinelerinin fosilleşmiş biçimi olup doğanın mücevherlerinden biridir. Yaralanan veya böcekler, mantarlar tarafından istila edilen ağaç, yaranın üstünü kaplayacak bir reçine salgılayarak hasarın büyümesini engellemeye çalışır. Bu reçine, bütün gerekli koşullar sağlanırsa fosilleşerek milyonlarca yılın sonunda kehribar hâline gelebilir, tabii güneşe, yağmura, uç sıcaklıklara ve mikroorganizmalara karşı direnç gösterirse. Genç kehribar, deniz suyu ile taşınıp çöküntü içine gömülerek fosilleşebilir. Nemli kil ve kum çöküntüleri fazla oksijen içermediğinden reçine iyi korunur ve çöküntüler nihayetinde kayalara dönüşür. Yoğun basınç ve sıcaklıklar ile reçine kehribara dönüşümünü tamamlar. Keşfedilen en eski kehribar, 320 milyon yıl önceki Üst Karbonifer Dönem’den kalmadır. En genç kehribarların ise 20 milyon yıllık oldukları saptanmıştır.

NELER OLUYOR HAYATTA?

2020 Yılının Teması: Patara

Kültür ve Turizm Bakanlığı, turizmde Türkiye’nin kültürel ve tarihî değerlerini ön plana çıkarmak amacıyla yaptığı çalışmanın neticesinde 2020 yılının temasını Patara Antik Kenti olarak seçti. Tarihi M.Ö. 8. yüzyıla uzanan Patara Antik Kenti, Antalya sınırları içerisinde bulunuyor. Likya Birliği’ne üye en eski yerleşimlerden, aynı zamanda başkentlik yapmış bir şehir. Bugüne kadar onlarca eşsiz tarihî eserin ortaya çıkarıldığı Patara, UNESCO Dünya Kalıcı Miras Listesi’nde bulunan Xanthos Vadisi’nde denize açılabilecek tek yer olma özelliğini taşıyor. Tarihî açıdan büyük zenginliğe sahip antik kentte aynı zamanda dünyanın en eski demokratik meclisi olarak bilinen Patara Meclis Binası bulunuyor. Roma İmparatoru Neron tarafından M.S. 64-65 yıllarında yaptırılan Neron Deniz Feneri ise dünyada ayakta kalan en eski deniz feneri olma özelliğini taşıyor. 12 km uzunluğundaki Patara kumsalı ise dünyanın en güzel plajları arasında gösteriliyor.

BİR ACAYİP KELİME

Meritokrasi

Latince “meritum (yeterli, değer)” ile Yunanca “kratein (güç)” kelimelerinin birleşmesinden oluşan meritokrasi; kişilerin yetenek ve bireysel üstünlüklerine, liyakate dayalı bir yönetim biçimidir. Bu yönetim şeklinde idare gücü, üstün özellikleri olduğu düşünülen kişiler arasında paylaştırılır. Toplum içerisinde bireyler yetenekleri ölçüsünde rol alır. Özellikle kamu yönetimi gibi kritik noktalarda bilgili ve yetenekli kişiler seçilir. Kavramsal ve ahlaki olarak meritokrasi, birinin toplumsal konumunun doğumla belirlendiği kalıtsal aristokrasi gibi sistemlerin zıddı olarak sunulur. Meritokrasi idaresinde, zenginlik ve kazanç, liyakat sahibinin hakkının verilmesidir. Bazı siyaset bilimciler tarafından kapitalist toplum yapısından dolayı iyi eğitime ulaşmayı sağlayacak maddi imkânların getirdiği ayrıcalıkla iyi eğitilmiş olanın daha yetenekli ve zeki olanın önüne geçmesine neden olduğu gerekçesiyle eleştirilmiştir.

TAKVİM YAPRAĞI

Resmi Gazete çıkmaya başladı. (7 Şubat 1921)

Graham Bell telefonu icat etti. (14 Şubat 1876)

Çanakkale Savaşı başladı. (19 Şubat 1915)

Yüksek Seçim Kurulu kuruldu. (22 Şubat 1950)

Hocalı Katliamı. (26 Şubat 1992)

KISA KISA

Kokunun Gerçek Müsebbibi Bulundu

Yüzme havuzlarındaki suyu dezenfekte etmek için genellikle klor kullanılır fakat bilmediğimiz bir gerçek var: Klor; kir, ter ya da idrar ile tepkimeye girince kloramin açığa çıkar. Havuzdaki meşhur kokunun nedeni de klor değil kloramindir. Koku ne kadar fazlaysa klora da o kadar çok ihtiyaç vardır.

Bağırsağımızda 100 Trilyon Faydalı Mikroorganizma Var

Erişkin bir insan bağırsağında 100 trilyon (1,5 kg) faydalı bakteri ve mantar bulunur. Türleri 500’ün üzerinde olan bu bakteri ve mantarlar, normal bağırsak florasını oluşturur ve 300 m² büyüklüğünde bir yüzey oluşturan bağırsak sümüksü zarını koruyucu bir tabaka şeklinde kaplarlar.