Makale

MEMİK-ZÂDE MUSTAFA EFENDİ

OSMANLI ŞEYHÜLİSLAMLARININ TERÂCİM-l AHVALİ

Şeyhü’l-İslâm ve Müfti’l-Enâm”

— 35 —

MEMİK-ZÂDE MUSTAFA EFENDİ

Sultan Mehmet-i Râbi’ devrinin Şeyhülislâmlarındandır. Memik-Zâde Mustafa Efendi gençliğini tahsîl-i ilm ve ma’rifetle geçirdi. Ale’l-usûl kat’-ı merâtip ederek Süleymâniye’ye, ba’dehu Kudüs (1052), Mısır (1054) ve üç sene sonra İstanbul Kadılığına nâil oldu (1057). O senenin Şevval’inde Anadolu, Zilhicce’sinde Rumeli Sadrına irtikaa etti. Bir se­ne sonra azledildi ise de tekrar Rumeli Sadrına nâil oldu. Memik-Zâde Mustafa Efendi hayâtını ma’zûliyet ve menfâ acılariyle geçirdi. Rumeli Sadrına nâiliyetinden sonra tekrar azl ve nefy edildi. O zamanlar Ağa­lar saltanatı devâm ediyor, Kösem Sultan ile Turhan Sultan’ın idâreleri devleti iğtişâş içinde yaşatıyordu. Memik-Zâde Mustafa Efendi, arada sırada galeyân eden Yeniçeri isyanlarının sadmesine uğruyordu. Nihâyet Çınar Vak’ası, kendisi için bir devr-i saâdet hazırladı. Bu kanlı isyânın kargaşalıkları arasında Müftîlik, uhdesine tevdh olundu. (Müftî-i fitne) fetvâsına târih düşürüldü (1066). Bu saâdet çok sürmedi, Hoca-Zâde Mes’ûd Efendinin nüfûzu her şeye galebe etti, nasbından üç saat sonra Memik-Zâde Mustafa Efendi azledildi, Bıırsa’ya gönderildi ise de oradan da Haleb Kadılığına ta’yîn olundu. Vefâtı Haleb’de ve 1067 tarihindedir.

TAKDİM

Yâ Rab! Benim tek İlâhım,
Sana bırakıyorum kendimi,
Bana ne verirsen ver,
Sâdece lütuf, sâdece tatlılık olur;
Farlasın ruhumda senin nurun,
Alevlendirsin kalbimdeki îmânı her gün.

Huda, (France-Islam, Nisan-Mayıs 1967) Çeviren: Muharrem ŞEN