Makale

BİRKAÇ İYİ FİKİR

BİRKAÇ İYİ FİKİR

ALIŞVERİŞ REHBERİ

Kevser Koçakoğlu

BEBEK ODASINA YATAK SEÇİMİ

Yenidoğan yatak seçimi, kaliteli bir uyku ve bebeğinizin gelişimi için son derece önemli. Seçim yaparken dikkat etmeniz gereken hususlardan biraz bahsedelim. Öncelikle seçeceğiniz yatak ne çok sert ne de çok yumuşak olmalı. En uygunu orta sertlikteki yaylı yarı ortopedik yatak. Pamuk, en iyi bebek yatağı malzemesi ancak doğal bir malzeme olduğu için içerisinde çeşitli organizmalar taşıyabilir. Bu nedenle yeni doğan bebek için seçebileceğiniz en güvenli yatak malzemesi süngerdir. Yün yataklarda bebeğin vücudu yatağın şeklini alıp omurga yapısını bozabileceğinden tercih edilmemesi daha uygundur. Ayrıca yatağın kılıfında kanserojen ve sentetik malzemeler kullanılmadığından emin olmalısınız. Mümkünse antibakteriyel ve doğal kauçuktan imal edilmiş yataklar tercih edilmeli. Eğer bebek yatağının daha uzun süre temiz kalmasını sağlamak isterseniz, yıkanabilir bebek yatak koruyucu ürünlerden faydalanabilirsiniz. Ayrıca karyola önerilen güvenlik standartlarına uygun olmalı, büyük boşluklar bebeğinizin kafasının sıkışmasına neden olabileceğinden parmaklıklar arasında 6 cm’den fazla boşluk olmamalıdır. Parmaklıklar kilit sistemine sahip olmalı, keskin köşeler, delikler ya da kıymıklar olmamalıdır.

SAĞLIKLI YAŞAM

Çinko Eksikliği

Büyüme ve gelişim, bağışıklık sistemi, nörolojik fonksiyon ve üreme fonksiyonlarında önemli rol oynayan çinko minareli en çok kaslar, karaciğer, böbrekler ve gözlerde yer alır. İnsan vücudunda yaklaşık 2-3 gram arasında bulunmaktadır. Eksik olduğu durumlarda ishal, güç eksikliği, bağışıklık sisteminde zayıflama nedeniyle çok sık enfeksiyon hastalıklarına yakalanma, hafıza bozukluğu, dikkat dağınıklığı, cilt yaralarının iyileşmesinde gecikme, sinir sistemi bozukluğu ve kulaklarda çınlama belirtileri olabilmektedir. Ayrıca çocuklarda gelişme ve büyüme geriliği, erişkinlerde erken saç beyazlaması/dökülmesi, tırnak kırılması, gözde sarı nokta hastalığı, diş eti hastalığı ve iştah azalması gibi sorunlara yol açabilmektedir. Yapılan araştırmalarda çinko eksikliğinde hücre yenilenmesi ve sağlıklı bölünme süreci bozulduğundan lösemi, kalın bağırsak, yumurtalık, akciğer ve cilt kanserlerinde artış görülmüştür.

PÜF NOKTASI

Taze İnciri Nasıl Tüketmeli?

Ülkemizde bolca bulunan yaz mevsiminin göz bebeği taze incir, hem lezzetiyle hem de sağlığa faydalarıyla çoğumuzun sevdiği meyvelerden. Peki, inciri kabuğuyla mı soyarak mı tüketenlerdensiniz? Eğer soyarak tüketenlerdenseniz en önemli kansersavar maddeden de mahrum kalıyorsunuz demektir. İncirin kabuk kısmındaki sütte, fisin adı verilen önemli bir madde bulunur. Fisinin kanser önleyici ve kanser metastazını durdurabilme özelliği, hayvan deneylerinde diyabet için umut vadeden etkileri bulunduğu araştırmalar ile tespit edilmiştir. Bu maddeden faydalanmak için inciri taze tüketmeniz gerekir çünkü fisin sıcaklığa duyarlıdır. 160 derece ve üzeri sıcaklıklarda inaktif olur. Bu da demek oluyor ki incir reçeli ve incirli keklerde fisin maddesi aktif olmaz. Kurutarak tüketmeniz hâlinde ise bu maddeden fayda sağlamanız mümkün.

ACİL DURUM

Yabancı Cisim Aspirasyonu

Yabancı cisim aspirasyonu, çocuğun oyun oynarken ya da yemek yerken nefes borusuna yabancı bir cismin kaçmasıdır. Yabancı cisimlerin alt solunum yollarına kaçması öksürme işlemini başlatır. Yabancı maddeler öksürerek atılmaya çalışılır. Bu gibi durumlarda öksürüğün süresi önemlidir. Üç haftadan kısa süren öksürükler akut öksürük, sekiz haftadan fazla süren öksürükler ise kronik öksürük olarak adlandırılır. Hastalarda yabancı cisim aspirasyonu sonrası erken dönemde öksürük, nefes alıp vermede güçlük, ses kısıklığı gibi semptomlar oluşur. Tanı konulabilmesi, akciğer grafisi ile mümkündür.

ÇEVRE DEDEKTİFİ

Gül Budama

Bahçenizdeki güller için en uygun budama zamanı, güllerin dinlenmeye bırakıldığı sonbahar sonu ile kış bitimi arasındaki zamandır. Bu dönemde yaprakları azalan, çiçeklenmesi duran gül bitkisi budanmaya uygun hâle gelir. Gül budarken dikkat edilmesi gereken önemli bazı noktalar vardır. Öncelikle ölü ya da hastalıklı, kuru sürgünler bitki üzerinde bırakılmamalıdır. Yaşlı olan bir dalın ucunda en fazla iki adet tek yıllık sürgün bırakılarak budanmalıdır ve yaşlı kısım birleşme yerinden tırnak bırakılmadan kesilmelidir. Geri kalan sürgünlerden 2/3’ü azaltılarak birbirine gölge yapan dallardan biri alınmalıdır. Bırakılan dal ve sürgünlerin yönleri, birbiriyle karşılaşmayacak doğrultuda olmalıdır. Kışın soğuktan zarar gören dallar, sağlıklı dokunun bulunduğu noktanın birkaç cm altından kesilmelidir. Kesilen dal ve yapraklar toprakta bırakılmayıp çöpe atılmalıdır.