Makale

Uzmanına Sorduk

Uzmanına Sorduk

Dr. Muhlis Akar
Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi

Sınırlara riayet noktasında helal haram duyarlılığımızı muhafaza için nelere dikkat etmeliyiz?

Helal haram duyarlılığına sahip olarak sınırları muhafaza etmek imanın hayata yansımasıdır. Bu nedenle her an imanımızı yenilemeli, farkındalığa ve amele dönüştürmeliyiz ki helal haram duyarlılığını koruyalım. Kur’an’ın değişik ayetlerinde Yüce Allah, kullarına, “Ey iman edenler” diye hitap ederken, kullarından imanlarının gereği olarak helal kıldıklarını yapmalarını ve haram kıldıklarından sakınmalarını istemektedir: “Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin.” (Nisâ, 4/29); “Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.” (Mâide, 5/90); “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın.” (Bakara, 2/278); “Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin.” (Âl-i İmrân, 3/130); “Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah’a kulluk ediyorsanız, verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah’a şükredin.” (Bakara, 2/172); “Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden helal, iyi ve temiz olarak yiyin ve kendisine inanmakta olduğunuz Allah’a karşı gelmekten sakının.” (Mâide, 5/88)

Bu vb. ayet-i kerimelere göre; Allah’a ve hesap gününe hakkıyla inananların imanlarının gereği olarak haramlardan sakınmaları gerekir.

Yaşadığımız dünya sürekli bir değişim ve dönüşüm hâlinde. Sanal dünyanın bize sunduğu sosyal platformlarda helal çizgisini aşmamak için nasıl bir rikkat geliştirmeliyiz?

Sosyal platformlarda helal çizgisini korumak için öncelikle davranışlarımızı yönlendiren iradeler eğitilmeli, vücudumuzun el, ayak, göz, kulak ve dil gibi organları emanet sorumluluğuyla kullanılmalıdır.

Mesaj ve paylaşımlarda başkalarının özel hayatları ihlal, ayıp ve kusurları ifşa edilmemelidir. Rabbimizin şu uyarıları her an hatırlanmalıdır: “İnananlar arasında hayasızlığın yayılmasını arzu edenler var ya; onlar için dünya ve ahirette elem dolu bir azap vardır…” (Nûr, 24/19); “Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın...” (Hucurât, 49/12).

Mahremiyetlere riayet edilmeli, karı-koca ve aile arasında kalması gereken mahrem ilişkiler asla paylaşım malzemesi yapılmamalıdır.

Gerek kendimizin ve ailemizin gerekse başkalarının sırları ve gizli hâlleri sosyal medyada paylaşılmamalıdır.

Başta yeme, içme ve giyim olmak üzere başkalarını özendirecek her türlü gösteriş amaçlı paylaşımlardan kaçınılmalıdır.

Kamuoyunda ya da medyada yer alan ve konuşulan her habere inanmamalı, iyice araştırıp emin olmadan bu tür haberler kullanılmamalıdır. Yüce Rabbimizin şu ayetleri rehber edinilmelidir: “Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.” (İsrâ, 17/36); “Ey iman edenler! Size bir fasık, bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.” (Hucurât, 49/6)

Helal haram bağlamında düşünürsek hudutlara riayet etmek ile öz değerlerimizi korumak arasında nasıl bir ilişki söz konusudur?

Canın, malın, aklın, neslin ve dinin korunmasında, helal kazanç ve helal gıdanın çok önemli rolü vardır. Helal ve temiz olmayan gıdalar insanın hem dinî hayatını, hem de fiziki ve biyolojik yapısını olumsuz yönde etkiler. Kur’an-ı Kerim’deki bazı ayetler, onurlu ve şerefli yaratılan insanın yaratılıştan sahip olduğu şerefi ile ruhi ve fiziki güzelliklerini koruyabilmesi için fıtratına uygun helal ve temiz gıdalarla beslenmesinin önemine işaret eder: “Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Kendilerini en güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık.” (İsrâ, 17/70); “Allah, yeryüzünü sizin için karar kılma yeri, göğü de bina yapan; size şekil verip de şekillerinizi güzel kılan ve sizi temiz şeylerle rızıklandırandır.” (Mü’min, 40/64)

Öz değerlerimizi korumak için şüpheli şeylerden de sakınmamız tavsiye edilir. Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır: “Helal olan şeyler belli, haram olan şeyler bellidir. Bu ikisinin arasında, insanların birçoğunun helal mi, haram mı olduğunu bilmediği şüpheli şeyler vardır. Şüpheli şeylerden sakınanlar dinini ve ırzını korumuş olur…” (Buhârî, Büyû 2, Îmân 39; Müslim, Müsâkât, 20, 107-108)

Hadis-i şerife göre sadece haram ve helal olarak belirlenen hududa riayet ile yetinmeyip, şüpheli şeylerden de sakınanlar dinlerini, ırzlarını ve onurlarını korumuş olurlar.

Haramla yoğrulan hayatlar bireysel ve toplumsal manada ne tür savrulmalara yol açar?

Bir motorun yakıta ihtiyaç duyması gibi bedenimiz de gıdaya ihtiyaç duyar. Motora uygun olmayan yakıt verildiğinde motor zarar gördüğü gibi insan vücudu da fıtratına aykırı haram gıdalarla beslendiğinde maddeten ve manen zarar görür. Kur’an’ın ifadesiyle “helal ve tayyib” olmayan gıdalarla beslenen bedenler çeşitli maddi hastalıklara maruz kaldığı gibi, manevi yönden de kişide ve toplumda ahlaki kusur ve davranış bozuklukları ortaya çıkar. Midemizi “helal ve tayyib” olmayan gıdalarla doldurursak vücudumuzun el, ayak, dil, göz, kulak vs. bütün organlarından salih olmayan ameller; helal ve temiz gıdalarla doldurursak salih ameller akar. Rabbimizin, Kur’an’ın değişik ayetlerinde salih amelden önce “helal ve temiz olanlardan yiyin” emri, helal gıdalarla beslenmenin öncelikli olduğunu ve bunun salih ameller şeklinde meyve vereceğini göstermektedir.

Elbette Müslümanca bir hayat yaşayabilmek ve sağlıklı nesiller yetiştirebilmek için gıdaların sadece içerik olarak helal olması yetmez, kazancın ve elde edilen gelirin de helal olması gerekir.

Bizden sonraki nesillere helal haram duyarlılığını kazandırmak için neler yapmalıyız?

Çocuklar, değerleri ve davranış modellerini anne babalarını izleyerek öğrenir. Zira ebeveynin helal haram konusunda duyarlı davranması, sözlü mesajlarından daha etkin olmakta; çocuklar onların söylediklerini değil, yaptıklarını uygulamaktadır. Dolayısıyla ebeveynin haram lokmadan, helal olmayan gıdadan, haram kazançtan ve haram olan her türlü söz ve eylemlerden sakınması gerekir ki çocuklarına da bu duyarlılığı aşılayabilsin.