Makale

Şiddetsiz İletişim

KİTAPLIK

Şiddetsiz İletişim

Tuba Abuzeroğlu

Muhatabımızın sarf ettiği bir cümle bütün dengemizi sarsar bazen. Söylenileni benliğimize tehdit olarak algılarız. Buna karşılık mizacımıza uygun olarak tartışma, küsme ya da içimize atma gibi farklı tepkiler gösteririz. Bazen karşımızdakinin davranışlarını başka duygu ve olaylarla birleştirip öfke nöbetine tutuluruz. Evin ortasındaki bir çorap, henüz hazır olmayan yemek, yapılmamış bir ödev ya da dağınık bir oda bizi tetikler ve o an asıl beklentimizi ve ihtiyacımızı değil öfkemizi ifade ederek muhatabımıza duygusal şiddet uygularız. Bu durum ilişkilerimizi yıpratır, iki tarafın da kendini kötü hissetmesine sebep olur. İşte bu noktada bütün ilişkilerimizde dengeleyici olan empati yeteneğimizi geliştirip kullanarak, duygularla olayları ayırt ederek, daha sağlıklı bir zeminde konuşup anla/ş/mayı sağlamak için önerilen yöntem şiddetsiz iletişimdir. Bu yöntem bize benliğimizden taviz vermeden muhatabımızı anlamayı, duygu ve ihtiyaçlarımızı ifade ederken, karşımızdakini suçlamayan, yargılamayan empatik bir dil kullanmayı tavsiye eder.

Olumsuz duygularımızı ya da karşıt görüşlerimizi, kendi ihtiyaçlarımız üzerinden ben dili kullanarak, öfkelenmeden, kimseyi yargılamadan, etiketlemeden ifade etmenin yollarını sunan Marshall B. Rosenberg’in Şiddetsiz İletişim kitabı belki de sosyal ilişkilerimizin kalıcı bir şekilde güzelleşmesine kapı açar…