Makale

SAHABE HATIRALARI

KİTAPLIK

SAHABE HATIRALARI

Mahir KILINÇ

Sahabe, Hz. Peygamber’in tedrisi ve ahlakıyla yetişmiş, İslam medeniyetinin kurucu nesli. İslam tarihinin her bir sayfasına isimleri altın harflerle yazılmış bu altın nesilden her birinin hayatı bizim için oldukça önem arz eder. Onların hayatını okumak İslam tarihini ve İslam’la inşa ve ihya olmuş bir hayatı okumaktır. Allah’ın Kur’an’da övgüyle bahsettiği ve Peygamberimizin “ashabım” diyerek iltifatta bulunduğu sahabenin hayatı birçok esere konu olmuştur. Bu eserler, İslam tarihinin yanı sıra İslam’a dair pek çok meseleyi de anlamamızda bizlere rehberlik etmiştir. Çünkü Hz. Peygamber’in tedrisinden geçen ve ondan devraldıkları muallimlik vazifesini eksiksiz yerine getiren saadet asrının kahramanları, kendisinden sonraki nesillerin İslam’ı ve İslami ilimleri öğrenmesine vesile olmuştur.
“Sahabe Hatıraları” adlı bu eser de peygamberimiz Hz. Muhammed’in hatıralarıyla ömrünü süsleyen dünyanın en nasipli insanlarının hayatlarından kesitler sunmaktadır bizlere. Bu hatıralarla İslam’ı Hz. Peygamber’den öğrenen, hayatına uygulayan ve sonraki nesillere aktaran sahabeyi farklı yönleriyle de olsa tanımak, İslam tarihine yönelik -mütevazı da olsa- bir kapı aralamaktadır. 2013 ila 2016 yılları arasında Elif Erdem, Hale Şahin ve Rukiye Aydoğdu Demir’in Diyanet Aile Dergisi’nde yayımlanmış sahabe hatıraları yazılarından bir seçki olan bu eserde Hz. Peygamber’in (s.a.s.) sadık dostu, can yoldaşı Hz. Ebubekir’den, kendisinden meleklerin bile utanıp çekindiği Hz. Osman’a; hane-i saadetin unutulmaz hanımefendisi Hz. Hatice’den, Allah Rasulü’nün “Babasının annesi” diye sevdiği biricik kızı Hz. Fatıma’ya; sesiyle karanlıkları aydınlatan Hz. Bilali Habeşi’den, ensarın ilk öğretmeni Mus’ab b. Umeyr’e; Rasulüllah’ın “Annem” diye taltifte bulunduğu saliha hanım Ümmü Eymen’den, ensarın seçkin hanımlarından Ümmü Süleym’e; karanlık dünyasını imanıyla aydınlatan İbn Ümmü Mektum’dan, âlimlerin öncüsü fakih sahabe Muaz b. Cebel’e kadar daha birçok sahabenin kalbe dokunan hatıralarına yer verilmiş.
“Sahabe Hatıraları” tarihî bilgilerle okuyucuyu boğmamış, sahabenin kendi canlarından dahi üstün tuttukları Hz. Peygamber’le yaşamış oldukları en özel anılara yer vermiş. Bu hatıralarda sahabenin İslam adına, göstermiş amansız mücadeleden, Peygamberimize karşı duyduğu sevgiden, onun öğretilerini nasıl hayata geçirdiklerinden, peygamberi ahlakı davranışlarına nasıl uyguladıklarından, sevgilerinden, nezahetlerinden, nezaketlerinden vb. birçok örneğe yer verilmiş. Arı duru bir Türkçenin ve akıcı bir üslubun kullanılmış olması eserin tekrar tekrar okunmasını sağlayacak nitelikte. Ayrıca pek çok sahabe hatırasına yer verilmiş olması okuyucuyu hiç sıkmamakta, aksine onun merakını sürekli üst seviyede tutmaktadır. Bu da kitabın daha akıcı bir şekilde okunmasını sağlamaktadır.
“Sahabe Hatıraları” pek çoğumuzun bildiği hatıralar aslında. Bu hatıraları okurken hiç farkında olmadığımız nüanslar gün yüzüne çıkıyor sanki. Kitapta yer alan hatıralar, sahabeye karşı ihtiramımızı ve saygımızı sorguluyor âdeta. Saadet asrının kurucularına dair bu hatıralarla “Allah’ın neden onlardan razı, onların da Allah’tan neden razı” olduğunun cevabını bulmak mümkün. İslam tarihinin gökyüzünden yeryüzüne inmiş yıldızları olan sahabenin doyumsuz hatıraları, Kur’an’ın satırlardan, sadırlara ve oradan da hayata uygulanabileceğinin timsali olmuş bizlere.