Makale

ÇİÇEK ÇIKMAZI

ÇİÇEK ÇIKMAZI

Zehra ECE
Hatay Altınözü Kur’an Kursu Öğreticisi

Türk Dil Kurumunun büyük sözlüğünü okurken karşınıza çıkan bazı kelimeler çok sıradan gelir. Kelimenin anlamını biliyorum, der ama okursunuz. Çiçek. Diğer kelimeye geçmek üzereyken; anıların ortasında bulursunuz kendinizi. Efsunlu çiçekler tutar çeker kolunuzdan. Mis kokularla sıyrılırsınız dünyadan. Çiçek: Ne güzel kelime… Mutlu, güzel, naif, güçlü…
Babam boş zeytin tenekesinin dibine çiviyle iki üç delik açıyor. Annem toprak dolduruyor tenekeye sonra küçük bir yaprak ekiyor. Her gün biraz daha büyüyor, zamanla çoğalıyor yaprak. Nihayet minicik çiçeklerle doluyor zeytin tenekesi. Toprak görünmüyor artık çiçeklerden. Annem çok seviniyor çiçeklere bakarken. Annemin hâline seviniyorum ben de.
Okula başlayacağım, annem eski pardösü düğmelerini kumaşla kaplayıp lastikle birleştiriyor. İğne oyasıyla süslüyor düğmelerin etrafını. Bana çiçekli toka hazırlarken saçlarımı okşuyor sanki. Ne kadar becerikli annem; düğmeden tokalar yapıyor bana. Gurur kaplıyor küçük yüreğimi. Çiçekleniyor saçlarım. Annemin sevgisi tokalardan daha çok yakışıyor çocuk başıma.
Çok sevdiğim bir komşu teyze var, ziyaretine gidiyoruz. Tembihliyim, bahçedeki çiçeklere dokunmak yasak. Teyzenin bahçesi çiçek dolu. Birini incelerken dokunuyorum çiçeğe. Çayını yudumlayan teyze “Çiçekler koparılmaz!” diyor. Koparmayacaktım, demiyorum; yutkunuyorum… Bir daha komşu teyzenin bahçesinin yüzüne bakmıyorum. Çiçekten daha kolay kopuyor yürek teli. Dargınım; çiçekli.
Tarlaların çevresi papatyalarla dolu. Topla topla bitmiyor. Taç yap, on kavanoza doldur, bütün öğretmenlere götür… Bitmiyor. Renkleri de güzel. En sevdiğim çiçek papatyaydı; pınar başındaki nergislerin kokusunu duyuncaya kadar. Beyazsa beyaz, sarıysa sarı… Nergisten sonra daha güzel çiçekler de gördüm elbette. En sevdiğimi değiştirmedim, vefasızlık etmedim nergise.
Sokağın girişinde bir ev var; bahçe duvarından sarmaşık güller akıtan. Ne kadar hızlı yürüyor olsam da yavaşlatıyor sarmaşık güller. Yavaşlıyorum ve soluklanıyorum bir iki dakika. Sonra devam; çoğu kez yaşamayı ıskaladığım yola.
Çiçek alınca gülümser insan. Çiçek sunmak güzel bir tebessüm için mi?
Gözümün alabildiğince laleler izlemiştim bir ülkede. Renk cümbüşü, rüya gibiydi. Sonsuz bir iyimserlik kaplamıştı içimi. Etraf çiçekle doluyken iyilikten başka ne düşünülebilir ki?
Kadınlar çiçekli oyalar işlerler yazmalara… Kumaş seçerken çiçeklisine kaçar bakışları. Kayalıklarda bile sağlam durur çiçek, narinliğinden vazgeçmeden. Kadın misali.
Isparta deyince ilkbaharı gonca, sonbaharı gülkurusu, bir şehir hayal ederim. Gül kokar sanırım esen yel. Adı çıkacaksa güle çıkmalı bir yerin.
Kaktüs aylarca bekler sonra iki günlük çiçek açar. Sabredelim mi yani bazı dikenlilere? İki gün çiçek görmek için.
Bir fısla evi çiçek bahçesine çevirdiği iddia edilen oda parfümleri karanfil kokusuyla yarışabilir mi? Evimize bahar gelir mi deterjanlardaki çiçek kokusuyla? Çiçek ekmezseniz baharı olur mu eviniz?
Solan çiçeğe yerini beğenmedi denir ya; insan yerini bulamamışsa solar mı acaba?
Güzel sözler söylediğiniz, sevdiğinizi hissettirdiğiniz çiçekler bir başka büyürmüş, çocuklar gibi mi?
Ayda yılda bir gelecek bukete razı olabilir mi değerli olma hissi?
Üzülünce çiçek resimleri çiziyorum. Mutluluk bir çiçek mi?
Bahçeden gül aşırmak kabahatten sayılabilir mi?
Kayalıklarda, suda, karda… Açar çiçek; çiçek hayata kara sevdalı mı?
Bir yaprak aldım mor menekşemden, komşuma götürmek için. Bir acı kahve içeriz dedim. Çiçekler olur muhabbetimizin odağı. Bir de ne göreyim! Komşum çok değişmiş. Benzi solmuş, yüzünde tarifsiz bir keder. Ne zeytin ağacı var bahçesinde ne zeytin tenekesi. Çocukları çevresinde umutsuzca izliyorlar annelerini. Etrafıma bakıyorum çiçek yok hiç! Çiçek… Papatya bile yok, çocuklar toplasa.
Gel komşum bir avuç toprak bulup ekelim şu yaprağı o çiçeklenirken… Çiçekli kınalar yakalım ellerimize. Biraz gül getireyim bizden, gül reçeli yapalım. Çocuklar gülsün, gül sürsünler ekmeklerine. Çiçekli tokalarla okula yollayalım kızları, çiçekli oyalar işleyelim yazmalara.
Masada sözlük, çiçek, anılar… Komşum? Suriye! Çiçekler ekelim zeytin tenekelerine. Ömrümün tüm çiçekleri kucağımda. Ellerim semada! Kalakaldım çiçek çıkmazında…