Makale

Eleştirinin Aile İlişkilerine Etkisi

Semra Demirkan
BAAGM.Uzmanı

Eleştirinin Aile
İlişkilerine Etkisi

İnsan olmanın en önemli özelliği ilişki kurabilmesidir, c/ İlişki, basit bir bilgi alma verme eylemi olduğu kadar, aynı zamanda nelerin yapılacağına nelerin yapılamayacağına ilişkin emirleri taşır ve davranışları organize eder. İletişim ise, en az iki kişi arasındaki mesaj alışverişi olarak nitelendirilebilir. İnsanın doğumundan ölümüne kadar en yoğun ilişkileri yaşadığı yer aile ortamıdır. Ailenin en yoğun ilişki yumağı merkezi olma özelliği, yapısında barındırdığı roller, rol kalıpları ve statülerden kaynaklanmaktadır. Aile kurumu, toplumun en temel birimi olarak anne baba ve çocuktan oluşan üç temel statüden oluşsa da aileyi kuşatan birincil ve ikincil çevrelerle birlikte (akraba, arkadaş, komşu vb.) oluşan onlarca iletişim ve etkileşim aile ilişkilerine yön vermektedir.
Aile ilişkilerinin kendine dönük üç yönü vardır:
1) Eşler arasında devam eden ilişkiler,
2) Ebeveynler ile çocuklar arasında devam eden ilişkiler,
3) Kardeşler arasında devam eden ilişkiler.
Aile kurumu sevgi, saygı, hoşgörü, sadakat gibi değer ve erdemler üzerinde kurulmakta ve aile bireyleri arasındaki ilişkiler sözkonusu değerleri paylaşma, yardımlaşma, dayanışma hatta çatışma arasında gidip gelmektedir. Evlilikte en önemli sorunlar arasında; eşler arası iletişim süresi ve kalitesinin eksikliği, kendi aileleri ve eşlerinin aileleri ile olan ilişkileri, toplumsal hayata yönelik davranış ve hissedişleri, ekonomik sorunlarla başa çıkabilmeleri, meslekî durumları, evli çiftlerin kendi aralarındaki sorunları çözmede kullandıkları yollar, eğer çocukları varsa onların bakımı ve yetiştirilmesindeki farklı görüşleri sayılabilir.
Aile bireyleri arasındaki iletişimin niteliği ailenin sağlıklı işleyip işlememesinde etkili olmaktadır. Bireyin yaşadığı çevre, eğitim durumu, aile kültürü, mesleği gibi faktörler, iletişimin niteliğini belirlemektedir.
Mutlu bir evliliğin sürdürülebilmesi ve sağlıklı nesillerin oluşmasında aile bireyleri arasındaki ilişkinin yıpranmaması ve sorunların her iki tarafı da memnun edecek şekilde çözülebilmesi için eşlerin, ebeveynlerin ve çocukların birbirleriyle nasıl iletişim kurmaları gerektiğini bilmeleri oldukça önemli bir konudur. Çünkü evlilik ilişkisi sadece evli olan iki kişiyi değil, aynı zamanda çevrelerindeki diğer kişileri de etkilemektedir. Bu nedenle aile ilişkilerini olumsuz yönde etkileyebilen ve bireyler arası çatışmalara yol açan eleştiri konusunun iletişim kanalları arasında önemli bir yeri vardır. Uzmanlara göre olumsuz davranışı eleştirmek, davranışın istenenin aksine devam etmesine, takdir etmek ise davranışın olumlu olarak değişmesine neden olmaktadır. Özellikle empati kurma yöntemi, aile bireylerinin ilişkilerinin temelinde çatışmaların asgariye indirilmesinde en etkili yöntemler arasındadır. Empati kurma, ilişkilerdeki çatışmayı ve eleştirel bakışı yumuşatmaktadır.
1) Eşler arasında devam aden ilişkilerde eleştirinin yeri
Çatışma, insanın doğasında vardır. Sevgi temelinde ve hayatı paylaşmak üzere kurulan ailede, eşler arasında çeşitli konularda çatışma yaşamaları olağandır. Nitekim aile evlilikle başlar. Evlilik ise birbirlerinden tamamen ayrı dünyalarda yetişmiş insanların bir araya gelerek kurmaya ve sürdürmeye çalıştıkları bir beraberliktir. Araştırmalar eşler arasındaki çatışmanın daha çok eşler arasındaki uyum ve çocuk yetiştirme konusunda odaklandığını göstermektedir. Uzun yıllar boyunca anlayış ve uyum içinde geçecek günler, mutlu ve huzurlu insanlar olabilmek, eşlerin birbirleriyle uyumu kadar, kendilerine ve eşlerine yapıcı eleştiride bulunmaları ile mümkündür. Etkili aile iletişimi yapıcı eleştiri ile mümkündür. Eleştiri bireyin kendine yönelik bir hak ihlâli ya da olumsuz davranış karşısında edinilen tavırdır. Eleştirinin en önemli özelliği ilişkinin sonucunu doğrudan etkilemesidir. Diğer bir deyişle evlilikte eşler arasındaki iletişimin sağlıklı olup olmaması, eleştirinin niteliği ile ilgilidir. Yıkıcı eleştiri aileleri boşanmaların eşiğine kadar getirmektedir. O halde eşler arasındaki ilişkilerde eleştirinin niteliği şu şekilde olmalıdır:
* Sürekli eleştirmek karşınızdakini savunmaya sevk edecek ve sağlıklı iletişimin yolunu tıkayacaktır. Sürekli eleştirmek yerine eşlerin birbirine empati ile yaklaşması yani kendini onun yerine koyarak, eşinin duygu ve düşüncelerini dikkate alarak iletişime geçmek, birçok sorunu ortadan kaldıracaktır.
* Eşin aile yakınlarının ve başkalarının yanında eleştirilmesi iletişimi olumsuzlayacaktır.
* Yıkıcı değil yapıcı eleştiri yapmak eşler arasındaki ilişkileri sağlamlaştıracaktır. Yapıcı eleştiri yumuşak bir üslupla ve hatayı iki taraflı görerek yaklaşmaktır.
* Eşler birbirlerini oldukları gibi kabul ederler. Uzun yıllar evli olan ve evliliklerinden çok memnun olan kişiler, eşlerini iyi veya kötü yönleriyle değil, nasılsa öyle kabullenmişlerdir. Eşlerinin iyi yönlerini öne çıkarır, kötü yönlerini görmezlikten gelir veya önemsemezler. Onları değiştirmek yerine, kendilerini değiştirmeye çalışırlar.
* Eleştirinin yerinin, zamanının ve nedeninin iyi ayarlanması gerekir. Nitekim eşlerin arzu etmedikleri davranış kalıplarını eleştirmek, sonuca ulaştırmak yerine, eşlerin birbirine birbirinden kırılmasına ve her iki tarafın yıpranmasına neden olur. Ya da geçmişte kalan bir olaydan hareketle eleştiri yapmak da istenmedik sonuçlar doğurabilir.
* Eşler birbirleriyle dost ve arkadaştır. En mutlu ve en sağlam beraberliklerde, eşler hem sevgili ve ortaktır, hem de iyi bir dostturlar. Gerçekten karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan evliliklerde arkadaşlıklar derinleşir ve çiftler sadece ruhî olarak değil, fizikî olarak da birbirlerine benzemeye başlarlar. Pek çok insandan bazı çiftlerin birbirlerine şaşılacak derecede benzediklerini duymuşuzdur, özellikle de yıllanmış evliliklerde, işte bu benzerlik ruh benzerliğinin dışa vurumu gibi bir şeydir. Bunun için eşlerin birbirlerine daha çok zaman ayırmaları gerekir. Hakikaten derinlikli ve kalıcı bir arkadaşlık kurulabilir ve eşler birbirlerinin "en yakın dostu" olabilir.
2) Ebeveynler ile çocuklar arasında devam eden ilişkilerde eleştirinin yeri
Karı-koca kendi aralarındaki iletişime son derece dikkat etmelidir. Çocuk ya da genç, anne ve babasının iletişimine ve ilişkisine bakarak mutlu ya da mutsuz olmayı, kendisiyle ve ötekiyle kuracağı ilişkiyi de bu yolla öğrenir. Çocukların sağlıklı ve dengeli gelişmeleri için aile ortamı şarttır. Ailede geçimsizlik varsa, en büyük zararı çocuklar görecektir.
Anne babanın tutarsız uygulamaları çocukta olumsuz davranışların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Eşler arasında çatışmanın nasıl çözümlendiği de çocuklar açısından çok önemlidir. Yapılan araştırmalarda çatışmalarını başarılı bir şekilde çözümleyen eşlerin, çocuklarına sorun çözmede çok iyi model oldukları belirtilmektedir. Çocukların duygu ve davranışları, eşler arasındaki çatışmanın nasıl çözümlendiğiyle ilgilidir.
Ebeveyn çocuk iletişiminde eleştirinin ölçüsü çok önemlidir. Sürekli eleştirilen çocukların kınama ve ayıplamayı öğreneceği bilinen bir gerçektir. Çocuklarının önünde sürekli birbirini eleştiren ebeveyn de ileride her şeyi eleştiren bir birey yetiştirdiklerinin farkında olmalıdırlar.
Her aile başarılı çocuklar yetiştirmek ister. Bunu gerçekleştirmek için çocuğuna her türlü imkânı hazırlar. Ancak unutulmaması gereken bir konu daha vardır ki, o da çocuğun kimlik gelişimidir. Çocuğun içinde bulunduğu dönemi nasıl atlattığı, çocuğun hayatta kazanacağı başarıları kadar önemlidir. "Dünyadaki aynalar gümüşlenmiş cam parçaları değil çocuklarımızdır. Çünkü onlar sizi yansıtır." Çocuk gerçekten de aileyi yansıtır. Ailedeki bireylerin kişilik yapısı, çocuğun kişilik yapısını şekillendirir.
Her şeyden önce etkin dinlemenin
bilinmesi gerekmektedir. Batılı psikolog Publilus Syrus; "Çocuğuna servet bırakmak isteyen anne-baba, ona iyi dinlemeyi öğretmelidir" diyor. Etkin dinleme için kişinin söylediklerinin gerçek anlamlarının kavranması gerekir. Çünkü duyulduğunu ve anlaşıldığını bilmek çok güzel bir duygudur.
Ebeveynlerle çocuklar arasındaki ilişkilerde, eleştirinin niteliği şu şekilde olmalıdır:
* Çocuğun başkalarının yanında eleştirilmesi, kişilik gelişimi açısından sakıncalı sonuçlar doğurmaktadır.
* Eleştiri yaparken sen dilinin kullanılması, doğrudan öğüt verilmesi çocuğu zedeleyerek, sağlıksız etkileşimin yerleşmesine yol açmaktadır.
* Çocuktaki olumlu davranışının takdir edilmesi davranışın pekişmesini sağlamaktadır. Diğer bir deyişle dikkatin çocuğun olumlu bir davranışına yöneltilmesi ve olumsuz davranışların mümkün olduğunca görmezden gelinmesi gerekmektedir.
* Çocuktaki olumsuz davranışı doğrudan eleştirmek yerine, hangi davranışın olması gerektiğinin tanımını açık dille vermek önemlidir.
* Eleştirinin yeri, zamanı ve nedeninin de iyi ayarlanması gerekir.
Sonuç olarak eleştirinin ölçüsünün sonuçları bakımından ailede olası sorunları (boşanma, şiddet...) beraberinde getirebileceği göz ardı edilmemelidir. Türk toplumuna yakışır bir geleceğin inşası için hepimize ciddi görevler düşmektedir. Bu yüzden hayatı daha yaşanabilir kılma ve birbirimizin yükünü azaltmak için sosyal yardımlaşma ve paylaşmayı temel alan bir aile hayatı modelini sürdürebildiğimiz ölçüde, toplumsal sorunların çözümü hayatın kolaylaşmasına, huzur ve mutluluğun, arzu ettiğimiz birlik ve beraberliğin sağlanmasına yol açacaktır. Aile fertleri aile olmanın getirdiği değerlerin farkına varıldığı ölçüde, hayatın daha yaşanılır hâle geleceği ve sağlıklı ailede yaşamanın keyfinin bir ödül olarak kendilerine döneceği konusunda müsterih olmalıdır.