Makale

İSLAM’IN YOLU SÜNNET

KİTAP TANITIMI

İSLAM’IN YOLU SÜNNET

Zeynep Demir

İslam dininin asli kaynaklarından ikincisi olan sünnet, hem temel İslam ilimleri arasında “hadis” ismiyle bir disipline dönüşmüş hem de diğer disiplinler için bir başvuru kaynağı olmuştur. Dolayısıyla sünnet, hadis araştırmacıları başta olmak üzere İslami ilimler hakkında araştırma yapan hemen hemen herkesin üzerinde çalıştığı bir alandır.
Prof. Dr. Murtaza Bedir “İslam’ın Yolu: Sünnet” adlı eseriyle alana önemli bir katkıda bulunmuştur. İlk baskısı Ekim 2006’da yapılan eser dört ana bölüm ve çeşitli alt başlıklardan oluşmaktadır. “Sünnet ve İslâmî İlimler” adını taşıyan birinci bölümde tarihî arka plan çizilmektedir. Sünnetin tanımı yapılırken öncesinde Kur’an-ı Kerim, ilahî mesajın insanlığa iletilmesi görevini yerine getiren biri olarak Hz. Muhammed (s.a.s.) ve sahabeyi de içine alan selef kavramı ele alınarak kavramsal çerçeve çizilmiştir. Peygamber döneminden tedvin çağına kadar geçen süreçte selefin üstlendiği taşıyıcı ve koruyucu rolün üzerinde durulmuştur. Sünnetin ayrıca Sünnilik ve Şiilik açısından ifade ettiği değer de değiniler arasındadır. Nakli ilimlerin sünnet ile ilişkisi ise bu bölümün ikinci kısmını teşkil eder. Salt aktarımsal (nakli) ilimler ile aktarım ve düşünceyi birleştiren, dinamik yapıya sahip fıkıh/kelam gibi ilimlerin sünnet ile ilişkisi incelenmiştir.
Kitabın ikinci bölümü “Usul-i Sünnet: Sünnetin İslami Epistemolojideki Yeri” adını taşır. Bu bölümün ilk kısmında nebevi otoritenin niteliği üzerinde durulur. Hz. Muhammed’in beşerî ve peygamberi yönü, sünnetin ahkâm ile ilişkisi ele alınır. İkinci kısımda ise sünnetin sıhhat meselesi işlenir. Hadis usulü hakkında bilgi verildikten sonra fıkhi konularda sünnetin kaynak değeri üzerinde durulur. Bilhassa “haber” kavramı ve onun çeşitleri olan “mütevatir haber” ile “ahad haber” başlıklar hâlinde yer alır. Aktarım ve düşünceyi birleştiren İslami ilimlerin sünneti kaynak olarak kullanırken dikkat ettikleri önemli bir husus ahad haberlerdir. Bu bağlamda haberlerin epistemolojik değerleri önem arz eder. Bedir bu konuya da ayrıntılı olarak yer verir.
Üçüncü bölümde sünnet örneklerine de yer verilmiştir. İslam’ın temel kurallarının uygulanmasında; namaz, oruç, zekât gibi ibadetler ifa edilirken yerine getirilen sünnetler, aynı zamanda bu ibadetlerin özümsenmesi, pekiştirilmesi ve daha naif bir form kazanmasını sağlamıştır. Ayrıca yeme içmeden giyim kuşama, bireysel yaşantıdan aileye ve toplumsal hayata pek çok sünnet örneği aynı başlıkta yer bulur.
Murtaza Bedir, kitabın son bölümünü “Sünnetin Çağdaş Boyutu”na ayırır. Dördüncü ve son bölüm iki ana başlıktan oluşur. İlki “Modern Hayat ve Sünnet”, ikincisi ise “Çağdaş Etik Değerler ve Hz. Peygamber”dir. Oldukça dikkat çeken bu bölümde sünnet ve yerellik hakkında bilgi verilmesinin ardından Müslümanların yerel ve öznel şartlardan arındırılmış evrensel bir sünnet ve dolayısıyla İslami bir anlayış oluşturma çabasında bulunmaları anlatılmıştır. Bu bağlamda sosyolojinin nitelendirdiği modern kültür/ modern tolum karşısında yaşanılan bir özgüven sorununa değinilmiştir. Kaynağını tarihin eski çağlarından alan ancak toplumsal alanda gözlemlenmemesine rağmen literatürde hala geniş yer bulan kölelikten, daha çok günümüz toplumlarında yankısını bulan ekolojik duyarlılığa kadar çeşitli başlıklar da yine aynı bölüm içerisinde yer alır.