Makale

EDİTÖRDEN

EDİTÖRDEN

Dr. Yüksel Salman

Her yıl nisan ayı geldiğinde içimizi ayrı bir sevinç ve mutluluk kaplar. Baharla gelen yağmurların tabiatı yeniden hayata döndürmesi gibi, rahmet peygamberinin (s.a.s.) doğumu da ölü ruhlara can, maneviyat eksikliği ile daralan kalplere huzur ve inşirah verir. Kerim Elçi’nin doğum yıldönümü, dinî hayatımızda hissedilir bir silkinme, getirdiği değerler etrafında yeni bir diriliş ve heyecan sağlar. Bu yıl, üç ayların rahmet ve mağfiret iklimiyle de buluşan kutlu doğum ise ayrı bir huzur, feyiz ve bereketin kutlu habercisidir. 2017 yılı Kutlu Doğum Haftası’nın ana teması “Hz. Peygamber ve Güven Toplumu.”
Güven olgusu, insanın fıtratında taşıdığı ve doğuşundan itibaren hayatı boyunca ihtiyaç duyduğu temel bir duygudur. Çocuğu anne babasına sevgi ve saygıyla bağlayan, anne babanın şefkat ve merhameti yanında çocuğa sağladıkları güven ve huzurdur. Ev, vasıta alırken veya arkadaş seçerken güvenilir olmalarına dikkat ederiz. Yardımlaşma, dayanışma ve güven unsurunu dikkate alarak “ev alma komşu al” deriz. Dinî bilgiyi ehlinden ve güvenilir kaynaktan elde etmeye çalışırız. Tedavi olmak için alanında uzman olduğuna inandığımız hekime başvururuz. İş ve ticaret hayatında güveni neredeyse her şeyin başında görürüz. Sanal dünyanın bize sunduğu sınırsız imkânlardan istifade ederken bile güveni esas alır ve “güvenli internet” ağlarını tercih ederiz. Çocuklarımızı, sevdiklerimizi, güvenemediğimiz insanlara emanet etmeyiz. Hasılı güven, sosyal hayatta ilişkilerimizin seyrini belirleyen en temel faktörlerin başında gelir. Tarih boyunca kalıcı uluslararası münasebetlerin temel parametresini oluşturan da büyük ölçüde güvendir. Kısacası güven duygusu hem bireysel, hem toplumsal, hem de uluslararası düzeyde ilişkileri etkileyen anahtar bir kavramdır.
Veladetiyle insanlığa kurtuluş müjdesi getiren, insanı ve insani değerleri yükselten, ahlaki erdemleri yaşayarak öğreten sevgili peygamberimizin en başta gelen vasıflarından biri güvenilir olmasıdır. O, kendisine inanan inanmayan herkesin itimat ettiği, en değerli eşyalarını emanet ettiği ve kendisinden asla bir zarar beklemediği Muhammedü’l-Emin’dir. Denilebilir ki sevgili peygamberimizin davetinde başarılı olmasının en önemli etkenlerinden biri Allah rasulünün güvenilir olmasıdır.
Bugün adını barış ve esenlikten alan bir dini insanlığa tebliğ eden ve teşrifleriyle insanlığa güven ve huzur getiren bir peygamberin ümmeti olarak Müslümanlar, dünyanın pek çok yerinde zor süreçlerden geçiyor. Kendi aralarında birlik, beraberlik sorunu, dış dünyaya karşı da dahili ve harici odakların tuzaklarıyla güven sorunu yaşıyor. Günümüzde İslam dini ve Müslümanların, dünyanın değişik bölgelerinde güvenlik problemleriyle yan yana zikrediliyor olması oldukça üzücü. Belki daha da üzücü olan, kendi coğrafyasında fitne ve tefrika, dışarıda İslamofobya ile karşı karşıya olan Müslümanların, bu kumpas ve meydan okumalara karşı hikmetli bir duruş sergileyememiş olması.
Rahmet peygamberinin bize yön verecek ve çağın bunalımlarını aşmada insanlığa yol gösterecek mesajlarına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir süreçte, Kutlu Doğum Haftası vesilesiyle haftanın ana teması olan “Hz. Peygamber ve Güven Toplumu” konusunu farklı bakış açıları ve birbirinden değerli kalemlerin katkılarıyla huzurunuzu getiriyoruz.
Bu vesileyle, hafta boyunca gerçekleştirilecek bütün programların verimli, bereketli geçmesini ve küresel ölçekte güven toplumunu hep birlikte inşa etmede bizlere yeni ufuklar açmasını diliyorum.
Ayrıca rahmet ve bereket mevsimi olan üç aylarınızı tebrik ediyor, her anını ibadete dönüştürmeyi ve bol manevi kazanımlar elde etmeyi bizlere ihsan etmesini Yüce Rabbimden niyaz ediyorum. Mayıs sayısında görüşmek dileğiyle…