Makale

MEDYA KRİTİK

MEDYA KRİTİK

İlköğretim ve lise öğrencileri arasında cereyan eden olaylar kavgalara, kavgalar yaralama ve cinayet boyutlarına ulaşmaktadır. Öğrenciler arasında çeteler kurulmakta, silâhlar dolaşmakta, cinayetler işlenmektedir.
Olayların devamı, üzüntü ve kaygıları da artırmaktadır. Yüce dinimiz İslam, barış anlamını taşır. Kur’an-ı Kerim’de, "barış hayırlıdır" buyurulmaktadır. Hz. Peygamber’in, "Müslüman elinden ve dilinden diğerlerinin güvende olduğu kimsedir" buyruğu açıktır. "Yurtta barış, cihan-da barış" sözünü ilke bilen bir milletin öğrencilerinin ve gençlerinin, böyle bir duruma düşmeleri tabii bir durum arz etmemektedir. Oysa sahip olduğumuz değerler bize, "kardeşlik, birlik ve beraberlik" gibi dayanışma ilkelerini öğütlemektedir.
Şiddetin lise öğrencileri arasında yayılması, son günlerde sıkça karşılaşılan oldukça üzücü bir manzaradır. Bir ay içerisinde medyaya yansıyan sekiz öğrencinin ölümü ve bundan daha fazla sayıda yaralanan geleceğimizin emanetçileri, ailelerin göz bebekleri evlâtlarımız ortadadır. Toplum ve aileler, eğitim ve öğrenim görmekte olan öğrencilerden kendilerine, aile ve toplumlarına yararlı olarak yetişen bireyler olmalarını beklerler. Eğitim ve öğretimin amacı da beden, zihin, ruh yönünden gelişimini tamamlayan, milli kültüre haiz, saygı ve sevgi duyguları ile mücehhez, kendine, ailesine ve bütün topluma faydalı bireyler yetiştirmektir. Ancak özellikle son zamanlardaki gelişmeler bilgi, erdem ve irfanla donanımlı olarak yetişmesini ümit ettiğimiz, yarınlarımızın sahipleri gözbebeğimiz gençlerimizin, şiddet çemberi ile karşı karşıya olduklarını göstermektedir. Bunda da kitleleri, özellikle gelişme çağındaki gençleri etkileyen tv dizi, program, yayın, sinema gibi enstrümanların rolü olduğu ifade edilmektedir.
İlköğretim ve ortaöğretimde yaşanan şiddet olaylarının pek çok nedeni vardır. En başta internet kafelerde oynanan savaş oyunlarının, genç nesil üzerindeki etkisi göz ardı edilmemesi gereken bir gerçektir. Bu tarz bağımlı hale gelen çocuk veya gençlerimiz, zamanlarının büyük bölümünü internet başında oyun oynayarak geçirmektedir. Bazı ailelerin, internet üzerinden para karşılığı oynanan savaş vs. gibi oyunlara, kendi çocuklarının bağımlı hâle gelmesinden duydukları ızdırabı, çeşitli medya organlarında görmek mümkündür.
Aileler ve Çocukların İhmal Edilmesi
Internet kafelerden savaş ve şiddet içerikli oyunların kaldırılması, internet kafelerin oyun yerleri olmaktan çıkarılıp, daha çok araştırma, inceleme yapılan merkezler hâline getirilmesi, toplumumuz adına elzem hâle gelmiştir. Çocuklarımız da, savaş ve şiddet içerikli oyunlar yerine futbol, basketbol veya eğlenceli oyunlara teşvik edilmeli, enerjilerini kendilerini geliştirecek alanlarda sarf etmeleri sağlanmalıdır.
Ayrıca film ve dizilerin de şiddetin artmasında büyük rolü bulunduğu göz ardı edilmemelidir. Eğitim çağındaki çocukların bu tür dizileri, yabancı kültür
değerlerini ön plâna çıkaran veya şiddet içeren çizgi filmleri izlemek yerine, sevgiyi, hoşgörüyü, anlayışı, yardımseverliği, sorunları sulh ile çözmeyi, kendine ve başkalarına zarar vermemeyi anlatan, kültürümüzün değerlerini içeren programlar izlemesinin yararlı olacağı kuşkusuzdur.
Çocukların yetişmesinde aileye büyük görevler düşmektedir. Bazı ailelerin ahlâk ve maneviyatı göz ardı etmesinin, çocuklarının bütün isteklerini yerine getirmesinin olumsuz yönleri olabileceğini unutmaması gerekir. Aileler, sorumluluklarının çocuklarına pahalı hediyeler alarak bittiğini düşünmemelidir. Onlara vakit ayırmayı ve kimlerle dostluk kurduklarını, harçlıklarını ne gibi alanlarda harcadıklarını izlemeye çalışmalıdırlar. Millî-manevî değerlerle beslenmeyen nesilde şiddetin artacağı tabiidir.
Dizilerde evlilik dışı beraberliklerin doğal gösterilmesi, bu suretle çocuk sahibi olmanın özendirilmesi, dizilerde ikide bir kurulan alkollü içeceklerden mürekkep sofralar, zararlı alışkanlıklar, lüks ve israfın, çete faaliyetleri ve kanun dişiliğin öne çıkarılması, oyuncuların ellerinde içkilerle dolaşması vs. eğitim çağındaki çocuklarımızı olumsuz etkilemektedir.
Medyanın yayın tarzını sadece reyting kaygısıyla hareket etmeden, iyi ve faydalı örnek verme yolunda şekillendirmesi, ailelerin de bu konu üzerinde önemle durmaları gerekmektedir.
Çocuklarımızın ve gençlerimizin ruh sağlığını korumak kamu yararıdır.