Makale

YEŞİLAY HAFTASI DOLAYISİYLE

YEŞİLAY HAFTASI DOLAYISİYLE

Ahmet YÜZENDAĞ

İslâm Dininin insanlık dinî olduğunda kimsenin şüphesi yoktur. İster Do­ğulu, ister Batı’lı olsun, bütün bilginler aynı görüşte birleşmişlerdir. Yeter ki davranışlarında samimî ve tarafsız olsunlar. Yukarıdaki görüşe katılmıyanlara gelince: Bunlar, ya İslâmiyeti çekemiyorlar, ya da bu din, ideolojilerine uygun düşmüyor, veya bu dini, iyice tanımıyorlar.

Dinimiz, bütün insanların tabiî hakları çerçevesinde özgür ve mutlu ya­şamalarım, din dairesinden - ki bu din İSLÂMİYET’tir - ayrılmamalarını baş­lıca amaç edinmiştir. Bu amaca ulaşılmak üzere, Cenâb-ı Allah, son Pey­gamberi Hz. Muhammed (S. A.) e ilâhî buyruklarını ve yasaklanm apaçık âyetler halinde tebliğ etmiştir. Bu âyetlerin her biri bir hikmetin icâbıdır.

Allah, sarhoş eden bütün içki ve benzeri şeyleri kullanmaksan kullarını kesin olarak men etmiştir. (1). Elbette bu da bir hikmete dayanmaktadır. Zi­ra içki ve uyuşturucu maddeler dâima insan bünyesine, cemiyet yapısına zarar vermiştir ve vermektedir. Demek ki, zararlı olduğu için yasaktır. Bu za­rarın neler olduğunu, insaf sâhibi herkes sayısız örnekleriyle hergun görüp duruyor.

İçkinin ne kötü bir arkadaş olduğunu iyice anlamak için; sonen ocakları, trafik kazalarında, telef olan canları ve kaybolan servetleri, intihar olaylarını, delilik vak’alarının, hapishaneleri işgal edenlerin suç işleme sebeplerini, inceden inceye tetkik etmek lâzımdır. Böyle bir tetkik sonucunda insanları bu ieci durumlara düşüren âmillerin başında alkollü içkilerin, uyuşturucu maddelerin yer aldığını görmek mümkün olacaktır.

Allah’ın yasak ettiği bir İşi yapmanın; günah olduğuna inananların, in­san sağlığına önem verenlerin, cemiyet nizamının bozulşıasına tahammül edemiyenlerin, içki ve uyuşturucu zehirlere karşı mücadele bayrağını açma­ları gecikmemiş, yer yer hayır cemiyetleri kurulmuştur. Dünyada ve Türkiyemizde, sarhoş edici içkilerle, uyuşturucu zehirlere karşı savaşan cemiyetin adı Yeşilay’dır.

Milletlerin huzuru, saadeti, yükselmesi işinde rol oynayan faktörler var­dır. Bunlardan biri de hayır cemiyetleridir. Meselâ: Kızılay, Çocuk Esirgeme Kurumu, Verem Savaş Derneği, Yardım Sevenler Demeği, Yeşilay Cemiyeti, Türk Hava Kurumu... gibi.

Adlarını saydığımız veya sayamadığımız bütün hayır cemiyetlerinin ya­nı sıra Türkiye Yeşilay Cemiyeti de millet hizmetinde üzeıine düşen görevi şevkle yürütmektedir. Onun dâvası: insan sağlığının korunması dâvâsıdır. Hele çağımızda, İnsana verilen değeri gözönüne alırsak, Yeşilay Cemiyetinin değeri kendiliğinden ortaya çıkar. Yeşilay Cemiyeti, dâvasına ulaşmak için iki noktadan hareket etmektedir. Bunlar:

1 — Alkollü içkilerle, uyuşturucu zehirlere alışmış olanları, çeşitli telkin ve vasıtalarla bu işten vazgeçirmeye çalışmak.

2 — Bilhassa yeni yetişenlerin alışmalarını önlemek.

Bu iki yolda elde edilecek başan. Cemiyetin bir zederi olacaktır. Yeşil­ay cılık, yalnız Türkiye’de değil, 65’e yakın devlette teşkilâtlı olarak vardır. Sı­rası gelmişken, kısaca Yeşilay’cılığın tarihçesinden söz edelim.

Dünyada ilk olarak Amerika’da 1843 yılında Yeşilay Cemiyeti kuruluyor. Cemiyetin adı: İTİDAL ÇOCUKLARl’dır. Daha sonra diğer milletlerde teşek­küller kuruluyor. Hâlen bu cemiyetler bir federasyon halinde çalışmakta ve biribirlerine bağlı bulunmaktadır. Bu teşkilâtın kısaltılmış adı, İGOT’tur.

Yeşilaycılık ülküsünü gönüllerinde yaşatan ve bu ihtiyacı duyan büyük­lerimiz, ilk olarak İstanbul’da ve 1920 yılında «Hilâl-i Ahdar» adıyla Türkiye de Yeşilay Cemiyetini kurmuş bulunuyorlar. Türkiye Yeşilay Cemiyetinin hâ­len bir çok il ve ilçemizde şubeleri vardır ve üye sayısı onbinleri bulmakta­dır. Üye ve şube sayısı her yıl biraz daha artmaktadır.

Türkiye Yeşilay Cemiyetinin faydalı çalışmalarım yakından izleyen Devletimiz de, gereken ilgiyi dâima göstermiş ve göstermektedir. Meselâ:

Bu cemiyetin, Umumî Menfaatlere Hadim Cemiyetler araşma alınması ve her yıl 1-7 Mart tarihlerini Yeşilay Haftası olarak kabul ve îlân etmesi, okullarda yeşilay kollarının kurulup çalışmalara başlaması, işin önemini belirtmeye yeter zannediyorum.
Cemiyetin parolası şudur: Alkolizm ve uyuşturucu zehir alışkanlığı, mikrobu keşfolunmamış bir hastalık durumundadır. Onun doğurduğu elîm sonuçlar, telâfi edilemiyecek kadar derin ve büyüktür. Bu hastalığı önlemek, tedâvi etmekten daha iyidir. Onun içindir ki, Yeşilay Cemiyeti, yeni yetişen nesle daha çok eğiliyor. Zira insanlar sâhip oldukları alışkanlıklara, çocukluklarında veya gençliklerinde kazanırlar. Biz yeni yetişenlerimizi bu âfetten ne kadar uzak tutabilirsek, alkolün ve uyuşturucu zehirlerin zararlarım ne kadar çok telkin edebilirsek, bu dâvâda o kadar başarı elde ederiz. Tecrübeler göstermiştir ki, 20-25 yaşlarına kadar; içkiye, sigaraya, kumara vesair zararlı işlere alışmıyan kişiler bundan sonra da kolay kolay alışmıyacaklardır.
Öyleyse, evde anne-baba, okulda öğretmen, camide din adamı (Hatip ve vâizler), fabrikada ustabaşı v.s. olarak kesin bir mücâdeleye girişirsek herhalde daha tesirli olur ve daha iyi sonuçlar alırız.
Yalnız kendimiz; «içki kullanmayın, sigara içmeyin, şunu yapmayın...» derken, bu işi şahsımızda tatbik etmezsek, yâni (içmeyin) dediğimiz halde kendimiz içersek, çocuklarımızı, içki alınıya yollar veya karşılarında sigara, içki içersek, elbette yapmaya çalıştığımız telkinden ve vermeye özendiğimiz öğütlerden, sıhhatli bir sonuç alamayız. Üstelik çok gülünç ve müşkül duru-ma düşeriz. Onun için her şeyden önce istediğimiz şeyleri kendimizde göstermeliyiz.
Yeşilay Haftasının, bütün milletimize hayırlı olmasını dilerken, bu uğurda çalışanlardan Cenâb-ı Hak râzı olsun derim.