Makale

SESLENİŞ

SERBEST KÖŞE:

SESLENİŞ [1](*)

Halil ÖZTOPRAK

Aziz ve saygı değer Sirnnî ve Alevî kardeşlerim.

Size hitap eden, Halil öztoprak kardeşinizdir.

Müslümanlık, Müslümanları Kur’ân-ı Kerim’de ve Peygamber’imizin sünnetinde birleştirdiği halde, her nedense yüzyıllardanberi Müslümanların bu birliği, Sünnî-Alevî diye bölünmek istenilmiştir.

Halbuki Alevîlik, nihayet Resûlullah’ın Ehl-i Beyt’ine aşırı derecede sev­gi ve bağlılık göstermekten ibarettir. Sünnî dediğimiz Müslüman kardeşleri­mizden de bugüne kadar Resûlullah’ın Ehl-i Beyt’ine sevgi ve saygı göster­meyen kim vardır? Zaten Ehl-i Beyte sevgisi ve saygısı bulunmayan Müs­lüman bulunmaz.

Aziz kardeşlerim!

Dinimiz İslâm, Kitabımız Kur’an, Peygamberimiz Hazret-i Muhammed aleyhisselâm iken, ne için Sünnî, Alevî diye milletimizi bölmekte devam ede­lim? Biz Allah ve Resulüne inanıyor, Âmentü’deki diğer esaslara da inanıyo­ruz. 5 vakit namazın, abdestin, guslün, Ramazan orucunun, zekâtın, haccın, Kur’ân-ı Kerîm’le farz kılındığına da inanıyoruz. Kur’ân-ı Kerîm’in haram kıl­dığım haram, helâl kıldığını da helâl olarak kabul ediyoruz. Artık bu güne kadar, bütün olan bitenlere bu günden itibaren son verelim. Harb meydanlarında, savaş saflarında nasıl omuz omuza gelerek düşmana karşı duruyor­sak, namaz ve niyazımızda da ayrılık gayrılık gütmeyelim. Câmi ve cema­atlerde yan yana, omuz omuza duralım. Birbirimizi sevelim, sâyalım. Terakkî ve medeniyet alanında yükselmemiz, ancak bu şekilde birlik olmamıza bağlıdır.

Bizler, Sünnîlik - Alevîlik dâvasını körükleyip durdukça, bu gün de yarın da, bundan ancak milletçe zarar göreceğimize tamamiyle kanaat getir­tmiş bulunuyorum.

Şimdiye kadar yazılan kitaplarda bu söylediklerime aykırı sözler ve mü­talâalar varsa, bunlar da asırlardanberi yapılan ihmâlin bir neticesi olarak kabul edilmelidir. Hatâyı itiraf etmek de bir fazilettir. Bundan sonraki kitap­larımızda o hataları tekrarlamamak azmindeyiz.

Bundan sonra Sünnîlik, Alevîlik zıddiyeti yoktur. Tek ve müşterek Un­vanımız Müslümanlık’tır. Bizleri ayıran her durum ve tutuma nihayet vermeliyiz. Bizim bu hareketimizden Hazret-i Allah da, Hazret-i Resûlullah da, Haz­ret-i îmâm-ı Ali de, hattâ Resûlullah’ın Ashâb-ı Kirâm’ı da hoşnud olacak­lardır.

Alevî diye tanınan biz Müslümanlar, bu şekilde hareket ederken Sünnî diye tanınan Müslüman kardeşlerimiz de elbette bizden sevgi ve saygılarım esirgemezler. Bu hususta Müftü ve Vâiz kardeşlerimizden, üzerlerin» düşen,



[1] (*) Bu yazı Halil öztoprak tarafından Başkanlığa verilmiş ve Müşavere Kuru­lunca Dergimizde yayınlanması uygun görülmüştür.