Makale

Gençliğin Eğitiminde En büyük Tehlike: UYUŞTURUCU TUZAĞI

Gençliğin Eğitiminde En büyük Tehlike: UYUŞTURUCU TUZAĞI


ŞÜKRÜ ÖZBUĞDAY
Din işleri Yüksek Kurulu Üyesi


Islâm, insana ruhu olan bir varlık olması sebebiyle değişik nazarla bakmıştır. Onu diğer varlıklardan ayıran ve üstün kılan Allah’ın kendi emrinden ona üflediği ruha sahip olmasıdır. (1) Yani insan ruhu İlâhî ve ulvî bir mahiyete sahiptir. Bu özelliğiyle O, şâir canlıların sahip olduğu özelliklerden ayrılmaktadır. Sadece insana has olan bu ruha "nefs", "kalb" ve "akıl" ismi de verilir. Bu dört şeyin ayrı ayrı manaları olmakla beraber, ortak bir manaları da vardır ki, buna "Rabbanî Latife" "Ruh-i İzafi" "Ruh-i Menfûh" da denilmektedir. Kalb, nefs ve akıl gibi isimler verilen bu rabbani latifenin ve İlâhi cevherin, insan bedeniyle bir alâkası ve münasebeti vardır. İnsanın bilen, tanıyan, kavrayan ve anlayan tarafını bu cevher teşkil eder. İnsanın mükellef ve mesûl olmasını temin eden de budur.
Diğer taraftan Islâm, insanın düşünce hayatını ve muhakeme yeteneğini geliştirmeye büyük önem vermiştir. Çünkü İslâm’ın doğru düşünceden, parlak fikirlerden ve isabetli istidlâlden korkusu yoktur. İlim ve fikir hayatı ne kadar gelişirse onun ulvî ve kudsî veçhesi o kadar iyi anlaşılır. Kur’an’a bakıldığında, insan zihnini ve zekâsını geliştirmek için kendine has bir yol tuttuğu açıkça görülür. (2)
işte bunun için İslâm, aklı ve fikri devamlı veya muvakkat olarak faaliyetten alıkoyan, işlemez ve görevini yapamaz hale getiren, muhakeme kabiliyetini körelten, zekâyı söndüren ve zihni uyuşturan her şeyi, tesir derecesine göre ya haram veya mekruh kılmıştır. Islâm’a göre, morfin, afyon, kokain, eroin, esrar ... vb. her çeşit uyuşturucu haramdır. Çünkü uyuşturucu kullanmak, sadece aklı ve fikri işlemez hale getirmekle kalmaz, insanın sinir sistemini, akli dengesini ve beden sağlığını da bozar. Kendisinde doğuştan var olan tabiî hasletleri ve güzellikleri yok eder. Uyuşturucu tiryakileri, Allah’ın en büyük lütfü olan iradelerini de artık kullanamaz, kendilerine sahip olamaz, kârını zararını seçemezler.
Yine Islâm, sarhoşluk veren bütün maddeleri ve alkollü içkileri haram kılmıştır. Kur’an-ı Kerim, içki yasağının gerekçesini şöyle açıklar: içki şeytanın pis bir işidir. Kurtuluşa ermek için bunu terketmek lâzımdır. Şeytan içki ve kumar vasıtasıyla aranıza düşmanlık ve nefret sokmak, sizi, Allah’ı anmaktan ve namaz kılmaktan uzak tutmak ister. (3)
Günümüzde içki ve uyuşturucu, özellikle gençleri ciddi bir şekilde tehdit etmekte, bütün devletler, bu tür maddelerin üretimini, alınmasını, satılmasını ve kullanılmasını sıkı bir denetime tabi tutmakta, uluslararası uyuşturucu ticareti yapan şebekelere ve kaçakçılara âdeta savaş ilân etmektedir. İşte bu yüzdendir ki Islâm, bahsolunan bu maddelerin üretimini, tüketimini ve ticaretinin yapılmasını günah saymıştır.
Islâm bir ilim ve irfan dinidir. Öğrenmeye, öğretmeye, incelemeye ve araştırmaya büyük önem vermiştir. Öğretmen ve öğrenci, Islâm’da en yüksek makamı işgal eder. Islâm’da ilk emir "Oku" şeklinde gelmiştir. İlk gelen ayetlerde kalemden ve talimden bahsedilmiştir. (4) Şu ayette Yüce Allah, kendisinden ve meleklerden sonra üçüncü sırada âlimlere yer vermiştir: "Kendisinden başka ilâh olmadığına, Allah, melekler ve adaleti yerine getiren ilim sahipleri şâhit olmuşlardır." (5)
Akılla ilim birbirinin lâzımıdır. Biri olmadan öbürü olmaz. Akıl bir ağaç, ilim onun meyvesidir. Akıl korunmaz ve bakımsız kalırsa meyve vermez. Aklın ilim meyvesini verebilmesi için, güvenli bir ortamda hür ve bağımsız düşünmesi lâzımdır. (6)
Aklı ve fikri işlemez hale getiren, düşünme kabiliyetini dumura uğratan uyuşturucu maddeler ve alkol yeni öğretim yılına giren, eğitim müesseselerimizin fonksiyonlarını icra etmesinde önemli bir engeldir.
Bunun için; devlet ve toplum olarak tehlikenin farkına varmalıyız, mevcut kanunlar işletilmeli, gerekiyorsa yeni kanunlar yürürlüğe konulmalıdır. Yeni nesiller inanç boşluğundan kurtarılmalı, onlara idealler gösterilmelidir.
Okullarda uyuşturucu dersleri verilmeli, özellikle televizyonlar, terör olaylarında can verenler gibi, uyuşturucu tuzağında ölümle pençeleşenleri de sık sık ekrana getirmelidirler. Ekranda kutlamalar içkili yapılmamalıdır. Eğitimde maddeciliğin yeterli olmayacağı anlaşılmalıdır.
Türkiye’nin çağı yakalaması ve ilerlemesi için, içki ve uyuşturucudan uzak sâlim kafalara ihtiyacı vardır.


(1) Secde Suresi, Ayet: 9; Sâd Suresi, Ayet: 72
(2) Kaf Sûresi, Ayet: 61; Mülk Suresi, Ayet: 3; Bakara Suresi, Ayet: 164; Al-i Imran Suresi, Ayet: 189; Rad Suresi, Ayet: 3-4; Yusuf Suresi, Ayet: 111
(3) Mâide Suresi, Ayet: 90-91
(4) Alak Suresi, Ayet: 1-5
(5) Al-i Imran Suresi, Ayet: 18
(6) Islâm’da Emir ve Yasakların Hikmeti, Doç. Dr. Süleyman ULUDAĞ, T.D.V. Yayınları, 1989 Sh. 148.