Makale

Mehmet Nuri Yılmaz: Kıbrıs'ta, din hizmetlerinin etkinliği ve verimliliği açısından, bir Din Hizmetleri Müşavirliği kurulması elzemdir

RÖPORTAJ:

GAFFAR TETİK

Diyanet İşleri Başkanı
Mehmet Nuri Yılmaz:

"Kıbrıs’ta, din hizmetlerinin etkinliği ve verimliliği açısından, bir Din Hizmetleri Müşavirliği kurulması elzemdir."

: ■ Sayın Başkanım, siz KKTC’ne bir ziyarette bulundunuz. Bilhassa Vakıf eserleri ve camiler ile ilgili olarak ne gibi intibalar edindiniz, bilgi verebilir misiniz lütfen?
□ Evet. Beraberimde Başkanlığımız ve Türkiye Diyanet Vakfımızın yetkililerinden oluşan bir heyet olduğu halde, 18-21 Mayıs tarihleri arasında Kıbrıs’a bir seyahat yaptım. Başta Sayın Cumhurbaşkanı Rauf
DENKTAŞ olmak üzere, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yetkililerini ziyaret ettim. Ada’da sıcak alaka, samimiyet, kardeşlik ve anlayış gördüm. Bu vesile ile oradaki herkese teşekkür ediyorum.
Tabi "vakıf" çok hayırlı bir müessese... Sosyal hayatta fertleri kaynaştıran, sosyal adaleti gerçekleştiren; ekonomik alanda ise gelişmeyi sağlayan; hukuki manada tapu özelliği taşıyan bir müessese... Bu itibarla, Kıbrıs meselesinde vakıfların ayrı bir yeri ve önemi var. Hatta şu günlerde gündemde olan "Maraş Bölgesi"nin dahi bir vakıf arazisi olduğu ifade ediliyor. Bu konudaki araştırmalar devam ediyor.
Bilindiği gibi vakıf arazileri ile vakıf eserlerinin bir kısmı Güney’de kalmıştır. Fakat,
Kuzey’de de çok değerli, zengin ve önemli vakıf arazileri ve eserleri bulunmaktadır. Vakıf eserleri Ada’da Türk kültür birikiminin ve zenginliğinin belgeleri olduğu gibi, aynı zamanda önemli gelir kaynaklarından da biridir. Nitekim, "Vakıflar ve Din İşleri İdaresi Din İşleri Dairesi"nin sadece personel giderleri 1992 yılında 5.5.1993 yılında 8 milyar TL civarındadır.
Camilere gelince: Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti topraklarında toplam 149 cami bulunmaktadır. Bunlardan 10 tanesi, çoğu Lefkoşa’da olmak üzere, Osmanlı döneminden kalan minareli camilerdir. Osmanlı döneminden kalanların dışındaki camilerin bir kısmı 1974’ten sonra inşa edilmiş, bir kısmı da kiliselerden tahvil edilmiştir. Camilerin bir kısmı tamire muhtaçtır.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde cami ve genel olarak din hizmetleri istenilen seviyede değildir. Camilerin hepisi 5 vakit namaz için açılmamaktadır. Zira, KKTC Vakıflar ve Din İşleri İdaresinden maaş alan 148 din görevlisinden sadece 17 tanesi kadroludur. Mütebakisi geçici görevlilerdir. Bu görevlilerin mesleki ehliyet sorunu bulunmaktadır. Soydaş görevlilere ilaveten, 56 tane de Başkanlığımızca Türkiye’den görevlendirilen din görevlisi KKTC’nde din hizmeti sunmaktadır.
Bu görevlilerimiz bir taraftan camilerde din hizmeti vermeye çalışırken, diğer taraftan, ortaokullarda soydaş çocuklara Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi vermekte ve zaman zaman soydaş din görevlileri için açılan hizmetiçi eğitim kurslarında öğretmenlik yapmaktadırlar. Görevlilerimizin bu hizmetleri, Kıbrıs Müftülüğü ile işbirliği yapılarak sürdürülmektedir. Kısacası, 5 vakit namaz için devamlı açık tutulan camilerin sayısı 60 civarındadır.
■ Efendim,
KKTC’nde bir Din Hizmetleri Müşavirliği veya Ataşeliği kadrosu mevcut değil. Aynı konuyu Devlet Bakanımız Sayın Orhan KİLERCİOĞLU’na da ilettik.
İlgileneceklerini ifade ettiler. Sizin görüşleriniz nelerdir?
□ KKTC’nde görev yapan 56 personelimizin hizmetlerini koordine etmek üzere "T.C. Din Görevlileri Yöneticiliği" adıyla bir ünite oluşturulmuştur. Gerek daha önceki dönemlerde, gerekse benim dönemimde,
KKTC’nde bir Din Hizmetleri Müşavirliği’nin kurulması teşebbüsleri sonuç vermemiştir. "Yöneticilik" statüsünün yeterli olmadığı hususu da bilinmektedir.
Başkanlığımızın Ada’daki fiili hizmetleri ve din görevlisi gönderilmesi işi, 1973 yılından beri devamedegel-mektedir. Bugün Başkanlığımız, Kıbrıs’dan başka 20 ülkede daha vatandaş ve soydaşlarımıza hizmet sunmakta ve bunların hemen hepsinde Din Hizmetleri Müşavirlik ve Ataşelikleri kurulmuş bulunmaktadır. Hatta, henüz bağımsızlığını kazanmış olan Türk Cumhuriyetlerinden her birinde Din Hizmetleri Müşavirlikleri kurulmuş ve gerekli atamalar yapılmıştır.
Kıbrıs’a yaptığım seyahat sırasındaki inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, bu ülkede de bir Din Hizmetleri Müşavirliği’nin kurulması gereğini tesbit ettim. Bu konuda yeni bir teşebbüsümüz olacaktır. Müşavirlik, Ada’daki din hizmetlerinin etkinliği ve verimliliği açısından elzemdir.
■ Sayın DENKTAŞ ve Sayın KİLERCİOĞLU, Girne’de mükemmel bir cami yapılacağından bahsettiler. Bu konuda bir görüşmeniz oldu mu KKTC yekilileriyle?
□ Evet oldu. Gerçekten, Girne’de büyükçe bir caminin inşa edilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Esasen sadece Girne’de değil, 14 yerleşim biriminde daha yeni camilerin inşasına ihtiyaç vardır. KKTC Din İşleri Daire-si’nin verdiği bilgiler bu istikamettedir. Fakat, Girne’de büyük bir cami inşa edilmelidir.
Böyle bir cami Girne’de yapılacaktır. Kıbrıs’a yaptığım seyahat esnasında yetkililer, heyetimize Girne içerisinde iki arsa gösterdiler. Bu arsaları gördük. İkisi de güzel yerlerde. Bunlardan birisi tercih edilecek ve proje çalışmalarına başlanacaktır.
■ Hizmetlerin daha verimli hale gelebilmesi için acilen cami ihtiyacı ve imam açığının giderilmesi gerektiğini söyledi KKTC Müftü Vekili Ahmet CEMAL. Bunun için yeni tedbirleriniz var mı?
□ Biraz önce de ifade ettiğim gibi, bu ülkede yeni camilere ihtiyaç var. Ayrıca bazı camilerin tamir ve restorasyonu yapılmalı. Din görevlisi ihtiyacı var. Uzun vadede din görevlilerinin sağlanması düşünülmeli. Başka bir ifade ile, soydaş çocuk ve gençlerden, yani Ada halkından din görevlisi yetiştirme konusu üzerinde durulmalı.
Biz, KKTC’nde dini hayatın daha da canlanması için gerekli tedbirleri bir bütün olarak ele almayı düşünüyoruz. Bu istikametteki görüşümüzü, Girne’de yaptığımız ilk toplantıda müzakere ettik. Görüşmelerimiz devam edecektir. Soydaş yetkililerin, bütün bu konuları görüşmeye açık olduklarını görmek bizi memnun etmiştir.
■Verdiğiniz değerli b ilgiler için size çok teşekkür ediyoruz Sayın Başkanım.

RÖPORTAJ:

Devlet Eski Bakanı
ORHAN
KİLERCİOĞLU: "Kıbrıs’a, vakıflar için yeteri kadar yardım yapılıyor."

■ Sayın Bakanım! KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Rauf DENKTAŞ’la yaptığımız görüşmede, "Türkiye’den beklentileriniz nelerdir?" diye sorduğumuzda, "Eğer biz federasyon olacaksak, bir an önce tanınmamız lazım ki, Rumların ayakları yere değsin" dediler. Türkiye’nin bu husustaki gayetleri nelerdir? Bir açıklama yapabilir misiniz lütfen?
□ Öncelikle şunu söyliyeyim. Kıbrıs konusundaki hükümet politikamız, adada adil, kalıcı bir hal tarzıdır. Birleşmiş Milletlerin şapkasında yürütülecek olan bu işin bir an önce neticelendirilmesidir. Biz Türkiye Devleti olarak Kuzey Kıbrıs’ı ilk tanıyan ülkeyiz. Yaptığımız bütün toplantı ve görüşmelerde Sayın DENKTAŞ’ta bulunuyor. Demin de söylediğim gibi biz, Birleşmiş Milletlerin bayrağı altında adil, kalıcı bir sonucu destekliyor ve bekliyoruz. ABD. Başkanı Clinton’da aynı şeyi söylüyor. Hatta bu adil, kalıcı lafını da benimsemiş olacak ki bir beyanatında buna değindi.
■ Efendim, KKTC’nde görüştüğümüz yetkililer, ekonomilerinin yeterli seviyede olmadığını ifade ettiler. Ekonomik yönden ne gibi yardımlar yapılıyor KKTC’ne veya alınacak olan tedbirler nelerdir?
O Hükümetimiz iktidara geldiğinden bu yana, Kuzey Kıbrıs’ın kendi ayakları üzerinde duracağı bir ekonomi sistemini oturtmaya çalışıyor. Üretici, ihracata dönük bir sistem kurmaya uğraşıyor. Eğer böyle bir sistem kura-mazsanız, ihtiyaçları çoğalarak devam eder. O zaman nasıl karşılayacaksınız bunları? Ülkenin elindeki turizm potansiyelini, üniversiteler sektörünü, tarım-narenciye potansiyelini harekete geçirecek, ihracatı artıracak bir ekonomik sistemi ortaya koymaya gayret ediyoruz. İki ülke arasındaki mutabakat budur. O bakımdan bu sistemin gereği yapılmaktadır.
Yolların alt yapısını gördünüz. Türkiye’den güzel yolları var. Göletler yapılıyor. Yarın Kıbrıs’a gidiyorum. İki büyük gölet, temmuz sonunda hazır olacak. Sulama ve elektrik üretimi de iyi duruma getirildi. Bunlar büyük İmkanlar. Adaya tatlı su getirme projelerimiz var. Her türlü vakıf vs. türü çalışmaları destekliyoruz. Narenciyede, hububatta bazı zararları giderici kararnameleri çıkarıyoruz. Kısacası, KKTC’nin kendisinin yapması gereken bazı şeyler var. Zaten bir tek ana kapısı Türkiye’dir. Diğer Avrupa ülkeleri kapıları zayıftır. Bundan sonraki hedefimiz, ambargonun kaldırılmasıdır. Türkiye olarak yapılanın azamisini yaptığımız inancını muhafaza etmekteyiz.
■ Efendim, vakıf eserleri ve bilhassa camilerin bakımsız, çoğunun restoreye ihtiyaçları var. Evkafın batmak üzere olduğu söylendi. Bu konudaki görüşlerinizi alabilir miyiz?
□ Vakıflar için yeteri kadar yardım gönderiliyor. Eserler tek tek ayağa kalkıyor. Hatta şu anda Lefkoşa ve Magosa’da restore ettiğimiz camiler var. Yavaş yavaş hepsine el atıyoruz. (Lefkoşa’da "Arap Ahmet Camii", Magosa’da "Lala Mustafa Paşa Camii" şu anda restore edilmekte idi.)
■ Kuzey Kıbrıs’taki din hizmetleri, bir kısmı Kıbrıs Müftülüğüne bağlı, bir kısmı da Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı tarafında gönderilen din görevlilerince yürütülmektedir. Ancak, bu konuda yetersiz kalındığı, acilen din görevlisine ihtiyaç bulunduğu vurgulandı. Neler söylemek istersiniz?
□ Bu tür sıkıntılar bizde de hala var. Diyanet İşleri Başkanıyla her zaman görüşüyorum. Fakat her ihtiyaca göre imam verilemiyor. Konuya böyle bakmak lazım. Zaman zaman bu ihtiyaç da giderilecektir, üzerinde duruyoruz.
■ Ayrıca, din görevlisi yetiştirecek bir İmam-Hatip Lisesi açılması yönünde halkın isteklerinin yoğunlaştığını gördük. Acaba böyle bir girişiminiz olabilir mi?
□ Bana bu yönde bir talep gelmedi. Gelirse bakılır, gereken neyse yapılır. Ama KKTC işlerinde serbest bir ülkedir. Biz karışmayız. Talep onlardan gelmesi lazım.
■ Sayın Bakanım, KKTC’nde bir Din Hizmetleri Müşavirliği veya Din Hizmetleri Ataşeliği kadrosu yok. Bu görevi, Dış işlerinden bir görevli yürütüyor. Din hizmetlerinin daha sağlam bir şekilde yürütülebilmesi için böyle bir kadroya ihtiyaç var. Bu yöndeki görüşleriniz nelerdir?
□ Kuzey Kıbrıs hükümet yetkilileriyle bu konuyu görüşürüm. Bu güne kadar böyle bir ihtiyaç doğmadı. Ama tabii ki iyi çalışmaların yapılabilmesi için düşünülebilir.
■ KKTC. Cumhurbaşkanı Rauf DENKTAŞ, Girne’de büyük bir cami yapacaklarını, zat-ı alinizin de bu konudaki yardımlarınızı dile getirdiler. Konuya açıklık kazandırabilir misiniz?
□ Evet, Girne’deki bu cami fikri bana ait. Caminin yerini de tesbit ettim. Diyanet İşleri Başkanına da bildirdim. Gayet iyi bir çalışmadır. Henüz onun kaynağını aramakla meşgulüm. Tabi oradaki ilgililerin, Hükümetin desteği olmasa, böyle bir çalışmayı yapamazdık. Hudutlar onlarındır.
■ Efendim, son olarak KKTC. hakkında, özellikle ileriye dönük düşüncelerinizi alabilir miyiz?
□ Kıbrıs görüşmelerini Türkiye ile koordlneli olarak Sayın DENKTAŞ götürmektedir. Tabi ki bugünden kesin birşey söylemek erken. Bekliyoruz. Sayın DENKTAŞ, bu konuya yıllarını vermiş, deneyimli bir Cumhurbaşkanı’dır. Bu yönden, onun başta bulunması, Kuzey Kıbrıs Türk halkı için bir şanstır. Görüşmelerin arzu edilen istikamette gelişmesi tabiki en büyük arzumuzdur.
■ Sayın Bakanım, bize değerli zamanınızı ayırdığınız ve kıymetli bilgiler verdiğiniz için size çok teşekkür ediyoruz efendim.