Makale

Hz.Muhammed (S.A.V.)'e Sırdaş Olan Çocuk

Hz. Muhammed (s.a.s)’e Sırdaş Olan Çocuk

Hamza SEÇGİN

İnsanlığın kararmış ufkunu aydınlatmak, adeta buz tutmuş kalplerini ısıtmak için güneşin ışıkları yeterli olmuyordu. İstiklal şairimiz merhum Mehmet Akif Ersoy’un ifadesiyle.- "İnsanlar yırtıcılıkta sırtlanları geçmişti." Mazlumlar, çöldeki kum yığınlarının suya hasreti gibi, kendilerine uzanacak bir şefkat ve merhamet eline hasrettiler. İşte böyle bir ortamda, Mekke ufuklarında Süreyya yıldızı gibi kendisini gösteren Hz. Muhammed (s.a.s), ihtiyar dünyamızı şereflendirmişti. Artık O’nun üzerine doğan güneş, her yerde O’nu takip eden bulut, O’nun mübarek ayaklarına iz olan toprak, mübarek vücudunu gölgeleyen yaprak kendilerini daha mesut hissediyorlardı.
Hz. Muhammed (s.a.s), alemlerin yaratıcısı olan Yüce Allah’ın terbiyesinde özel olarak yetiştirilmiş, büyümüş, olgunlaşmış ve insanlığı içinde bulunduğu çirkef labirentlerinden kurtarmak “Peygamberlik görevi” ile görevlendirilmişti. Üzerine aldığı bu görevi yaparken Mekke’li müşriklerin işkencelerine maruz kalmıştı. Hem Mekke’li müşriklerin işkencelerinden kurtulmak hem de İslâm Dini’ni Medine’de yaymak gayesi ile, yüce yaratandan alınan ilahi izin ile, arkadaşları ile birlikte Mekke’den Medine’ye hicret (göç) etmeye karar vermişti. Hz. Muhammed’in Medine’ye geleceğini haber alan Ensar (Medineli Müslümanlar) O rahmet peygamberini karşılamak için yollara dizilmişler, Medine ufuklarından doğacak nuru bekliyorlardı. Uzun bir
bekleyişten sonra Hz. Muhammed (s.a.s.)’i ufukta görünce yanlarındaki çocuklardan birkaç tanesini Medine’ye halkı müjdelemek için göndermişlerdi. İşte bu çocuklardan birisi de, o zaman henüz on yaşında olan Enes b. Malik idi.
Hz. Muhammed (s.a.s.) Medine’ye gelince Ensar’ın kadın ve erkekleri Rahmet Peygamberine hediye verme yarışına girişmişlerdi. Ancak, Enes b. Malik’in annesi olan Ümmü Süleym, fakir bir kadın olduğu için Yüce Peygambere verebilecek bir şeyi yoktu. O’da oğlu Enes’in elinden tutarak Hz. Muhammed’e götürdü ve: "Ey Allah’ın Resûlü, benim sana verecek bir hediyem yok ama, ben de sana oğlumu hediye ediyorum. Sizin hizmetinizde bulunsun, ona dua edin” dedi. Allah Rasülü Ümmü Süleym’in bu hareketinden çok memnun kalmıştı.
Enes b. Malik günden sonra, Peygamberimizin vefatına kadar, O’nun mukaddes hizmetinde bulundu. Rahmet Peygamberinin cihana ışık saçan ilim ve feyzinden kana kana istifade etti.
Hz. Muhammed (s.a.s.), Enes’e genellikle “Yavrucuğum" diye hitap eder, bazen de “İki Kulaklı" diye şaka yapardı. Enes, Hz. Muhammed (s.a.s)’i çok sever onun hizmetinde bulunmaktan büyük onur ve şeref duyardı. Hz. Muhammed (s.a.s.) de bu küçük hizmetkârını çok sever, ona dua eder, tavsiyelerde bulunurdu. Bir defasında ona hitaben şöyle buyurdu: "Evladım kalbinde hiç kimseye kötülük düşüncesi olmadan yaşamaya gücün yeterse yap. Evladım bu benim sünnetimdir. Kim sünnetimi yaşatırsa beni sevmiş olur. Beni seven kimse de Cennette benimle beraberdir."
Enes b. Malik Peygamberimize hizmet ettiği dönemde onun bir çok sırrına da vakıf olmuştu. Rahmet Peygamberinin sadık bir sırdaşı idi. Bu konuda Enes şöyle buyuruyor: “Çocuklarla oynuyordum, Peygamber (s.a.s) geldi, selam verdi ve beni bir işe gönderdi. Kendiside ben gelinceye kadar duvarın dibinde beni bekledi. Ben gelip neticeyi kendisine bildirerek evimize gittim. Annem niçin geciktiğimi sorunca, Allah Rasûlünün beni bir işe gönderdiğini söyledim. Ne işidir diye sordu, bunun bir sır olduğunu kendisine söylemeyeceğimi ifade ettim. Anem benim bu hareketimden çok memnun oldu ve bana: "Oğlum Rasûlüllah’ın sırlarını saklamaya devam et" dedi.
Enes b. Malik, Hz. Peygamber (s.a.s.)’in hizmetinde bulunduğu yıllarda Peygamberimizden birçoık hususu öğrenmiş, uzun yaşamı boyunca da öğrendiklerini çevresindekilere öğretmeye çalışmış, bu yönü ile de farklı bir kişi olduğunu göstermiştir. Hz. Muhammed’in eğitim ve öğretim tarzına, insanlara ve özellikle de çocuklara karşı hoş görüsüne ve diğer ahlâkî davranışlara dair birçok bilgi onun vasıtası ile günümüze kadar ulaşmıştır.
Hz. Muhammed (s.a.s.)’e on yıl hizmet ettiği için “Hadimu’n-Nebi" lakabı ile anılan Enes b. Malik, hicri 93 yılında 103 yaşında vefat etmiştir. Peygamberimizden en çok hadis rivayet edenlerin üçüncüsüdür. Örneğin: “Küçüklerimize sevgi, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir” ve “Bir genç yaşlı birisine hürmet ederse, Allah (c.c.)’ da, ihtiyarladığında ona hürmet edecek insanlar yaratır.” Hadis-i şerifleri Enes B. Malik’in rivayet ettiği hadislerdendir.
Yüce Allah, o zaman Enes’i Hz. Muhammed’e hizmetçi kıldığı gibi, bugünde bizle- ri Hz. Muhammed’in tebliğ ettiği dine hizmetçi kılsın ve bizleri onların şefaatine nail eylesin. (Amin).