Makale

Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.S.) Özel Sayı

Kitap Tanıtımı

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)
Özel Sayı
Diyanet İlmî Dergi,
Peygamberimiz
Hz. Muhammed (s.a.s.)
Özel Sayısı,
Ankara, 2000, x + 638 sayfa.

Yaşar Çolak / Başkanlık Müfettişi

Diyanet İşleri Başkanlığı, İslâm düşüncesinin gelişimine yönelik kalıcı kültür hizmetlerine yenilerini ekleyerek devam ediyor. Hz. Peygamberi yanlış anlama ve yorumlama tezahürlerinin sıkça rastlandığı zamanımızda, onu ve onunla ilgili kültür mirasımızı çeşitli açılardan ele alan bu özel sayının yayınlanması oldukça yerinde ve isabetli olmuştur. Son on beş-yirmi yıldır ülkemizde çeşitli nedenlerden dolayı Peygamberimizi ve O’nun sünnetinin dindeki yeri ile ilgili olarak yapılan tartışmaların bir kısmı, seviyeli ve düşünce dünyamızın gelişimine katkıda bulunacak nitelikte ise de, bir kısmı da sathî ve düzeysiz bir durumdadır. Bu konuda ifrat ve tefrit noktalarından bir türlü uzak durulamamakta- dır. Bir grup işi sünneti toptan reddetmeye kadar vardırırken, bir grup da, bu konuda ileri sürülen yeni yaklaşımların iyi niyet taşımadığı ve dinde yozlaşma sonucunu doğuracağı fikrini ileri sürmektedirler. Bu ise, Müslümanlar arasında zaten var olan bölünmelere, yeni parçalar eklemekten başka işe yaramamaktadır.
Kuşku yok ki bir dini doğru anlamak, ancak onun Peygamberini doğru anlamakla mümkündür. Hz. Peygamberin gerçek hüviyetini ve insanlığa getirdiği İlâhî mesajı, ilgili kitabiyâtın içerisinden büyük bir dikkat ve titizlikle süzüp çıkararak, insanımıza tanıtacak eserlere büyük ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak Hz. Peygamberle ilgili literatürün hacmi ve muhtevası, bunun gerekliliği kadar, ne denli zor bir faaliyet olduğunu da göstermektedir. Tanıtmaya çalıştığımız bu özel sayının, Hz. Peygamberi doğru tanıma ve tanıtma iddiası vardır. Muhtevası incelendiğinde bu amacına önemli ölçüde yaklaştığı görülecektir. Kolektif çalışmanın bir ürünü olan bu eser, asırlar içerisinde teşekkül edip bize intikal eden Sünnet kültürümüzün-, iyi bir tahlili ve günümüz şartlarında yeniden oluşturulması yolunda atılan adımların en yeni parçalarından biri olma özelliğini taşımaktadır.
Altı bölümden ve 37 ayrı makaleden oluşan eserin takdim yazısında, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, Hz. Peygamberin dindeki yeri ve onun sünneti etrafında yapılan güncel tartışmalara temas etmekte ve Hz. Peygamberin güvenilir kaynaklara dayanılarak yeniden okuma ve anlamaya duyulan ihtiyacı kısa ve özlü bir şekilde ortaya koymaktadır.
Eserin ilk bölümünde değerli ilâhiyatçı Doç. Dr. İbrahim Sarıçam, Hz. Peygamberin içinde doğduğu ve misyonunu icra ettiği toplumun siyasal, toplumsal, ekonomik, dinî ve kültürel şartlarını gözlerimizin önüne sermektedir. Bu makale, İslâm mesajının hangi sosyolojik, sosyo-politik, sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel şartlarla bağlantılı olarak şekillendiğini anlamamıza katkıda bulunmaktadır. İslâm’ın geçmişi ile bugünü arasında bir iletişim kurmak isteyen Müslümanlar için, bu tür bilgilere hayatî derecede ihtiyaç duyulmaktadır. Bize göre bu bağlantıyı kurmadan, İslâm mesajını doğru anlamak mümkün gözükmemektedir. İslâm boşlukta doğmuş bir din olamayacağına göre, onu zaman ve mekândan soyutlamak da mümkün değildir.
“Hz. Peygamberin Risalet Öncesi Hayatına Farklı Bir Yaklaşım" başlığını taşıyan ikinci makale ise, genç ve başarılı ilâhiyatçılarımızdan Doç. Dr. Bünyamin Erul tarafından kaleme alınmıştır. Makalede gerçekten farklı bir yaklaşım sergilenmektedir. Çalışmada Hz. Peygamberin doğumu, sünnet edilişi, süt anneye verilişi, göğsünün yarılması, sürü otlatması, Suriye yolculuğuna çıkması, bazı sosyal yardımlaşma ve dayanışma mües- seselerinde görev alması, yaptığı evlilikleri, ticarete atılması, dinî hayatı, vahiy öncesi rüyaları, inzivaya çekilmesi gibi risalet, öncesi hayatıyla ilgili bazı olaylar, hadis kaynaklarında yer alan-, rivayetlere dayanılarak irdelenmektedir. Makalede varılan kanaatin özü şudur: Bir kısım Müslümanlar, Hz. Peygambere duydukları derin sevginin tesiriyle veya yabancı kültürlerin etkisiyle, muhayyile güçlerini aşırı derecede zorlayarak onu beşerî hüviyetinden tecrit edip, adeta me- lekleştirmişlerdir. Bu anlayış da kısa bir süre sonra rivayetlere dönüşmüştür. Yazar tarafından büyük bir vukufla kaleme alındığı anlaşılan bu makalenin, Hz. Peygamberle ilgili kültürümüze farklı boyutlar kazandıracağı aşikârdır.
Eserin içindeki önemli makalelerden bir diğeri de Prof. Dr. Hüseyin Aydın’ın “Vahiy Kültürünün İnsani Kültüre Dönüştürülmesi Zorunluluğu ve Sünnetin Önemi" başlıklı makalesidir. Bu çalışmada, din alanında yoruma duyulan ihtiyaç ve bunun önem ve değeri üzerinde durulmaktadır. Yazar dinde farklı yorumların hangi saiklerle ortaya çıktığını, bu durumun kaçınılmaz ve doğal olduğunu ikna edici delil ve tahlillerle ortaya koymaktadır. Yazar’a göre yorum, insanın engellenemez ve elinden alınamaz en kutsal haklarından biridir. İnsan yorumsuz yapamaz. Yüce Allah yorumu (beyanı) kendi eylemi ve kendi sıfatlarından biri olarak bize bildirmiştir. Yorum sonucunda elde edilen bilgiler zannî olup tarihsel özellik taşımaktadır. Yorumcunun, hayatın dinamizmine karşı duyarsız, tarihî varlık olan insanın tarihî süreç içerisinde değişmesini tehlikeli bir gelişme, bir bozulma olarak görüp, geçmişte her şeyin iyi ve doğru olduğu (nostalji) duygusuna sığınarak hayattan kaçmaması gerekir. Makalede İslâmî hüküm kaynaklarından icma’ın zaman boyutuyla ilgili orijinal değerlendirmeler de yapılmaktadır. Sayın Aydın’ın uzun bilim kariyerinin olgunluğunu yansıtan makalenin, okuyucunun ufkunu genişleteceği şüphesizdir.
Dergide bunlardan başka;
İsmail L. Çakan’ın, “Siyasetli İnayetli Muhammed”; M. Ali Karpar’ın, "Hz. Peygamber’in Gerçekleştirdiği Toplum Yapısı ve Özellikleri"; Salih Karacabey’in, "Hz. Peygamber’in İnsan İlişkilerine Verdiği Önem"; Rıdvan Nizamoğlu’nun, "Örnek Şahsiyeti ve Eseri İle Peygamberimiz"; Ahmet Turan Yükselin, "Bir Tacir Olarak Hz. Peygamber”; M. Ba- haüddin Varol’un, “Hz. Muhammed (s.a.s.)’in Ailesi ve Yakın Akrabaları ile İlişkileri"; M. Emin Ay’ın, "Hz. Peygamber (s.a.s.) ve Çocuklar”; i. Hakkı Ünal’ın, “Hz. Muhammed (s.a.s.) ve Tıp"; İbrahim Sarıçam’ın, “Hurafeler Karşısında Hz. Muhammed (s.a.s.)"; Seyfeddin Erşahin’in, “Türklerin Hz. Muhammed Hakkındaki İlk Bilgi Kaynaklarından Kı- sas-ı Enbiyalar: Kısas-ı Rabguzi Örneği”; Cağfer Ka- radaş’ın, “Vahyi Alma ve Uygulamada Hz. Peygamberin Rolü”; Muhittin Akgül’ün, “Hz. Peygamberin İsmetiyle İlgili Bazı Ayetlerin Yorumu"; Mahmut Aydın’ın, "Bazı Çağdaş Hıristiyan Düşünürlerine Göre Hz. Muhammed’in Peygamberliği"; Özcan Hıdır’ın, “Batı’da Hz. Muhammed İmajı"; M. Emin Özafşar’ın, “Hadisçilerin Peygamber Tasavvuru/Anlayışı”; Mehmet Görmez’in, "Hz. Peygamberin Bir Hadis-i Şerifinde Din Tanımı”; Nasi Aslan’ın, “Sünnetin Günümüze Taşınması"; Adem Yerinde’nin, "Hz. Peygamberin İçtihadı Meselesi";
Talat Sakallı nın, “Hz. Peygamber ve Dini Hoşgörü"; Adem Apak’ın, "Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Uygulamalarında İnanç Hürriyeti”; Mehmet Aydın’ın, “Kur’an-ı Kerimin Işığında İslâm-Hıristiyan Münasebetlerinin Bir Analizi”; İ. Hakkı Atçeken’in, “Asrı Saadette Yahudilerle İlişkilerine Genel Bir Bakış”; Sadık Eraslanin, "Hz. Peygamber’in Askeri Faaliyetleri Üzerine Bazı Düşünceler"; Mevlüt Güngör’ün, "Kur’an’da Hz. Peygambere Sevgi ve Saygı"; Hüseyin Algül’ün, “Alemlere Rahmet Haz- reti Muhammed”; M. Yaşar Kandemir’in, “0 Bizim Rehberimiz"; Mustafa Kara’nın, "Hz. Peygamber Aşkı Birleştirir, Bütünleştirir”; Mefail Hızlı nın, "Arşiv Belgelerine Göre Osmanlılarda Hz. Peygamber Sevgisi"; Mücteba Uğur’un, “Hz. Peygamber’e İlk Methiyeler"; Kadri Yıldırımin, “Hz. Peygamber ve Şiir"; Ahmet Kavasin, “Afrikada Mevlit Uygulamaları"; Alim Kahramanin, "Goethe’nin ’Maho- mets Gesang’ Şiiri: Türkçe Çevirileri Üzerine"; Abdurrahman Acar’ın, “Minber-i Nebi Hakkında Bazı Notlar"; M. Uğur Dermanin, “Hat Sanatında Hilye- i Şerifler” adlı makaleleri de yer almaktadır.
Hepsi birbirinden değerli makalelerle ilgili değerlendirmelere imkân olmadığı için burada yer veremiyoruz. Ancak şunları söylemekle iktifa edeceğiz: Hz. Peygamberi sloganlarla tanımak mümkün değildir. Sloganlar çoğu zaman gerçeğin önünde perde işlevi görürler. Hz. Peygambere tâbi olmanın ve ona karşı sevgi beslemenin en doğru yolu, onu ve onun mesajını her yönüyle tanımakla mümkündür. Bu da ancak sağlıklı bilgilerle gerçekleştirilebilecek bir şeydir.
Hz. Peygamberin sünneti merkeze alınarak yapılan çoğu derinlik ve duyarlılıktan yoksun tartışmaların, Türk kamuoyunu bir bilgi kirlenmesine maruz bıraktığı malumdur. Din adına yetkili yetkisiz, ehliyetli ehliyetsiz kişilerin hemen her- gün medyada boy gösterip ahkâm kestiği, görüş ve mütalaa serdettiği günümüzde, vatandaşımızın zihin karışıklığını gidererek onu rahatlatacak, ona güven verecek bu tür çalışmalara ihtiyaç vardır. Beklentimiz bu tür çalışmalara yenilerinin eklenmesidir. Akademik planda ve uzmanları arasında tartışılması gereken meselelerin veya henüz yeteri kadar tartışılarak bir sonuca bağlanmamış fikirlerin geniş halk kitlelerinin önüne taşınmasından ziyade, bu tarzda bilimsel bir uslup- la ortaya konmasının daha isabetli olacağını düşünmekteyiz.
Bu sayının hazırlanmasında emeği geçen herkesi kutlar, başarılarının devamını dilerim.