Makale

ÖZÜRLÜLER VE SORUMLULUKLARIMIZ

ÖZÜRLÜLER VE SORUMLULUKLARIMIZ

Dr. Fahri KAYADİBİ
Kocaeli Müftüsü

İslâm dini, İnsan ve onun içinde yaşadığı toplum için gerekli olan hususlara önem vermiştir. Sakatlık, düşkünlük, yaşlılık gibi durumlarda da sağlamların özürlülere yardımcı olmasını emir ve tavsiye etmiştir.
Esasen İslâm toplumunu, müslüman olmayan toplumlardan ayıran en önemli özelliklerden biri, fertlerinin sadece kendilerini değil, toplumun diğer fertlerini de görüp gözetmeleridir.
Müslüman bir toplumda, düşen kaldırılır, hastalanan ziyaret edilir, aç kalan orda bırakılmaz, yetimlerin, dul kalmış kadınların ve kimsesizlerin elinden tutulur, borçlular borcundan kurtarılır, buluntu malların sahibi aranır, yolunu şaşırana yol gösterilir, kısacası bir kişinin acısı, herkesin acısı, sevinci de herkesin sevinci olur.
Nitekim Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır. "Birbirlerini sevmede, birbirlerine acımada ve birbilerine şefkat göstermede mü’minler bir vücud gibidir. Vücudun bir uzvu, organı rahatsız olunca diğer organları ona ortak olur."
Yüce Peygamberimiz (S. A. S) "Muhakkak ki Allah (C.C.) dünyada insanlara azab edenlere azab eder." buyurmuştur. Bu sebeple düşküne, özürlüye azab olacak hususlar düşünülerek giderilmesi lâzımdır. Şehir planları, yolları, parkları vasıtalar ve umumi yerlerde sakatlara uygun yapılaşmaya gidilerek onları sıkıntılardan kurtarmak gereklidir. Bu konuda özürlülerin fikirleri alınmalıdır.
İslâm Dini merhameti, muhtaçlara yardım elini uzatmayı ister. Peygamberimiz (S. A.S) "İnsanlara merhamet etmeyene Allah (C.C.) merhamet etmez." buyurmuştur. Sakata merhamet, onu eğitmek ve ona edindiği mesleğe uygun iş vermektir. Çünkü dinimizde insan enerjisinin israfı israfların en kötüsüdür. Herkes kaabiliyet ve kapasitesine göre eğitilerek üretime katkıda bulunmalıdır. Aksi takdirde zaman ve insan gücü değerlendirilmemiş olur.
İslâm Dini sakatlıktan korunma tedbirlerini de koymuştur.
Doğum öncesi ve sonrası çocuğun korunmasını, iyi beslenmesini, fizikî ve ruhî gelişiminin sağlanmasını istemiştir. Çocuğu ana rahminde zedeleyen alkolü ve uyuşturucuyu yasaklamıştır. Bilhassa aids, frengi ve bel soğukluğu gibi hastalıklara sebep olan gayr-i meşru ilişkileri yasaklamıştır. Bulaşıcı hastalıklardan korunmayı emretmiştir. Sakatlığa sebep olan yakın akraba evliliklerini üçüncü derecede sınırlayarak yakın akraba evliliğine dikkati çekmiştir.
Ülkemizde 7.5 milyon (%12) sakat olduğunu düşünerek sakatı görüp gözetmenin ne denli bir görev olduğunu anlamış oluruz. Hele bir gün çeşitli nedenle kendimizin de sakat olabileceğini göz önünde bulundurursak sakatlara karşı görevimizi daha iyi yapmış oluruz.